Geçmişten günümüze Adana’da önemli kurumların ilişkileri

Adana’da önemli kurumların paydaş ilişkileri üzerine yazdığım 4. Yazı.
İlk üçünde tanıtım, kültür ve tarımın paydaş ilişkilerini irdeledik.
Bu dördücü röportaj konuğum Ali Munif Yeğanağa’ydı.
Ali Munif Bey ile konuyu biraz daha bütünsel bir bakışla değerlendirdik.

Odalar, valilik, üniversite, sivil toplum örgütleri derken
Laf döndü dolaştı Adana Güçbirliği vakfına geldi.
Ali Munif Yeğenağa ve ben vakfın kurucu üyelerindeniz.
İlk kuruluş döneminde, yükseliş ve duraklama döneminde yönetim kurulunda yer almış vakıf üyeleri olmamız nedeni ile röportaj biraz vakfın günah çıkarma, vakfı değerlendirme seansına dönüştü.

Ali Munif Yeğenağa vakfın başarısız olmasındaki en önemli sebep olarak
Eğitim köyü projesi’ni görüyor.
Asli görevi kurumlar arası ilişkileri geliştirmeye odaklanmak olması gerekirken,
Eğitim köyünün sorunlar, devasa arazinin inşaat problemleri ile uğraşmak zorunda kaldık.
Eğitim köyü konusunda Ali Munif Bey haklı. Bu proje hakikaten vakfın enerjisini aldı.

Röportajda bu konuda Ali Munif Bey’in ve benim görüşlerimi okuyabilirsiniz.
Ayrıca röportajı Youtube kanalında aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:

www.youtube.com/watch?v=VXnKnrlAV7k

Yanlız bir dönem şahidi olarak, vakfın kuruluşunun ilk, ikinci, ve duraklama dönemlerinde yönetim kurulunda yer almış biri olarak bir önemli gerçeği paylaşmak istiyorum.

Şehrin en önemli kurumlarının koordinasyonunu sağlamak için kurulmuş vakfın ilk kuruluş yılında da yer alan en önemli odaların Adana Ticaret Odası ve Adana Ticaret Borsası başkanları vakfın yönetim kurulu toplantılarına katılmadılar.
Dönemin yönetim kurulu kayıtları düzenli tutulmuştur. Kontrol edilebilir.

Ayrıca dönemin büyükşehir belediye başkanı, vakfın başkanı bir sonraki seçimde belediye başkanlığına aday olacağı korkusu ile vakfın başarısını engellemek için elinden geleni yapması da dönemin bir çok yerel gazetesinde yer almış bir gerçektir.

Yıllar önce Güçbirliği Vakfı’nda en önemli 11 kurumu bir araya getirdiğimizi zannederken aslında getirememişiz.

Şimdilerde 11 kadar kalabalık olmasada, ilk 11 içinde en önemli dört kurumumuzun bir araya gelerek kurduğu ATAK A.Ş. var elimizde .

Güçbirliği Vakfı sürecinde yaşadığım deneyimler, yıllardır tarım sektöründe paydaş ilişkilerini geliştirmeye yönelik içinde bulunduğum fuar, kongre ve toplantılardan süzülen tecrübeler ışığında;

Adana’nın tanıtımı için kurulan ATAK A.Ş. nin de bir çok eksiklerini malesef görüyorum. Karnaval’ın içinden çıkan 3. yılında kurumsal bir yapıya kavuşan bu kurumu eleştirmek içimden gelmiyor.
Bu sefer olsun, bu sefer başaralım istiyorum.
Önümüz yaz şu yaz bir geçsin.
Sonrası eylül ekim hasat mevsimi.
Bu sefer olsun, bu sefer başaralım.
Bu sefer bir miş gibi yapmayalım .
Birlik olalım

Kemal Erdoğan