Sözlük yazarı ”Soner Bastiat” ülkemizdeki apartman mimarisinun durumunu kendine has diliyle anlatmış.

Özellikle avrupa’ya falan gidenler fark etmişlerdir, hangi sokağa girsen mutlaka güzel binalarla, evlerle karşılaşırsın. turistik yerlerden, müze binalarından falan bahsetmiyorum. Sıradan insanların oturduğu bir apartmanın bile kendine has bir çizgisi ve estetiği vardır. Mesela isviçre’deki en düşük gelir grubuna ait kantonlardan birinin (glarus) herhangi bir sokağına rastgele bir uçuş gerçekleştirelim; Glarus

Glarus

Yani Türkiye’deki karşılığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi falan oluyor ama ben karşılaştırmak için o bölge yerine Türkiye’nin en zengin şehrindeki en zengin semtlerinden birine uçacağım (İstanbul-Etiler’e); Etiler

Etiler

Dikkat edin sizi Çağlayan’a falan götürmedim. Yani şuraya da götürebilirdim; Çaglayan ama götürmedim.

Çağlayan

Elbette bu yabancıların kötü sokakları, kötü binaları olmadığı anlamına gelmiyor. Mutlaka var. Bizim de iyi sokaklarımız, estetik duran apartmanlarımız var ama kabaca bir değerlendirme yaparsak bizim istisnalarımız onların geneli gibi.

Tamam haydi Avrupa’nın en zengin ülkelerini boşverelim, Polonya’ya gidelim. Hem de Polonya’nın İstanbul’una değil, Konya’sına falan uçalım; Poznan

Poznan

Yazının devamını okumak için aşağıdaki linki tıklayınız:

seyler.eksisozluk.com/turkiyedeki-apartmanlarin-karaktersizligini-gozler-onune-seren-carpici-bir-yazi