Bilim dünyasında işler zordur.
Fikrin doğruluğunu savunabilmeniz için,
Kanıta dayalı verilerinizin olması,
Diğer bilimsel gerçeklere uygunluğu,
Çeşitli fazlardan geçmiş deneylerle,
Uzunca bir süre bağımsız gözlemlenip,
Defalarca test edilmesi GEREKLİDİR.
Kaynak ve kanıtsızsan, alay konusu,
Ben yaptım olducuysan, hiç olursun.
Düşünen, gözlemi yapan ve araştıran,
Bilim adamı denen kimse de,
Eğitimin ilk, orta ve yüksek kısmını,
Layıkıyla bitirmek ve üzerine çalışarak,
Fikir ileri süreceği konunun, alanın,
Daha derin eğitimini almak ZORUNDADIR.
Akıl, zaman, emek ve biteviye eğitim…
Bilim arenasında yaşanan gerçeklikte,
Kanıtlı ve deneyli veriye dayanan bilgi,
Kişinin yaşamsal tecrübesinden üstündür.
Zamanla ve layıkıyla eğitilmişliğin değeri,
Sezgiden, görüşten, ben’den üstündür.
Bilim dünyasında işler çok zordur.

●●●●○○○○●●●●●●●●○○○○●●●●

Bilimsel hakikati kavramış toplumlarda,
İnsan eğitimindeki esasların yararına vakıf,
Gelişigüzel ve düşünmeden yaşamayan,
Uygar toplumlardaki başlıca kural şudur:
Hangi konuda olursa olsun,
Aksi, bilimsel yeni verilerle ispatlanana dek,
İnsan yaşamına uygunluk ve yararı kanıtlanmış,
Kurallara ve yöntemlere saygı göstermek.
Sağlıkta, hukukta, ekonomide, sosyolojide,
Canlı cansız doğada, toplumda, herşeyde,
İnsan aklınının ve üstün zekasının çıktısı olan,
Bu veriler ışığındaki kuralların metodolojisini,
Kabul, saygı, ve hassasiyetle uyum,
Ahenkli ve huzurlu bir dünya yaşamının,
Temel taşıdır.

●●●●○○○○●●●●●●●●○○○○●●●●

Vurdumduymazlığın tarihçesi de,
İşte tam bu noktadan başlar.
Aksi ispat edilene dek, kanıta dayalı,
Gerçek verilerle oluşturulmuş o kurallara,
Duyarsızlık, uymama, yok sayma
Sadece kendi sezgisel verilerine dayanarak,
İnsanın hem kendini, hemde çevresini,
Gerçeklerden uzak kandırararak yaşaması,
Tam da bu noktadan başlar.
Cehl-i mürekkeb noktasından başlar.
İnsan aklının tembelliği noktasından,
Ruhun liyakatsizliği sindirebildiği yerden,
Zamana ve hakikate saygısızlıktan,
Bilginin ana temellerini ve esasını
Asla öğrenmeme ısrarıyla başlayan,
O temelsizlikte tamamlanamayan,
Eksik yapının üzerinde bilinçsizce süren,
İçgüdüsel, dürtüsel, anlık yaşamlar noktasından
Başlar kahredici vurdumduymazlık tarihçesi…

●●●●○○○○●●●●●●●●○○○○●●●●

Kanıta dayalı bilimsel veriler yadsınamaz.
Çünkü bunlar, aklın süzgecinden geçip,
Temel bilginin ışığında harmanlanmış,
Deneyimler denen imbikte damıtılmış,
Zaman denen ocakta usul usul pişirilmiş,
İnsanlık sofrasına öyle konmuştur.
Basitleştirerek örneklememiz gerekirse;
Trafik kurallarının sokağa getirdiği düzen,
Güneş ışınlarının D vitamini sentezine etkisi,
Çocuk istismarının toplumsal yaşamı bozması,
Gelişigüzel doğa katlinin iklimsel zararları gibi,
Kanıta dayalı verilerle bize sunulmuş,
Bilimsel yöntemlerle gerçeğe dönüştürülmüş,
Yol gösterici bilgi insanlığı ileriye taşır.
Nitekim, ulu önderimiz, yol göstericimiz de,
Mürşitin bu olması gerektiğini vurgulamıştır.
Hepimiz anlıyoruz ki şimdi, o büyük insan;
‘Söylediklerimle pozitif bilim ters düşerse,
Benim söylediklerimi dinlemeyin’ derken,
Bizi sadece evrensel erdemlere taşımamış,
Ahengimizi, huzurumuzu, mutluluğumuzu,
Kısaca bir ütopyayı hedef göstermiş.

●●●●○○○○●●●●●●●●○○○○●●●●

Günümüz ise,
Vurdumduymazlığın tarihçesine,
En kara sayfalar olarak geçecek gibi.
Pozitif bilimle yakalanan uygarlığa,
Erişim ve iletişimdeki ivmeye,
Bunca teknolojik gelişmeye rağmen,
Cehl-i mürekkeb umursamazlığın,
Aymazlık kurnazlığın zirvesinde bugün.
Bunun nedenini düşünmek gerek.
Bugün dünyaya kök salmaya çalışan,
Kural tanımazlık ve kandırılmışlığın,
Vurdumduymaz cahilliğin nedenini,
Akıl tutulmasının nereden başladığını,
Düşünmeye, anlamaya başlamak gerek.
Gerçekçi düşünmeye bir yerden başlamak,
Belki de bugünün hissesi olur…