Sevim Tanürek´den Cemile Cevher Çiçek´e, Bülent Ersoy´a kadar, döneminin önemli sanatçılarıyla sahne alan; üç 45´lik, bir longplay ve yedi kaset yapan; Erkin Koray´a, “Arapsaçı” isimli plağında bağlamasıyla eşlik edip, Dolly Dots adlı kızlar grubuna dünyaca ünlü olan “Laila The Quinn of Sheeba” adlı şarkıda bağlama, bongo ve ritm çalan Adanalı çok yönlü sanatçı Sabit Gürses Orhan Gencebay´ı örnek alıp, Zeki Müren´in öğütlerinden yararlanmış. (Cumali Karataş)

***Ortaokul, lise yıllarımızda dinlediğimiz sesiniz hâlâ kulaklarımızda. Renk, tını, tavır ve yorum farkıyla seslendirdiğiniz, yorumladığınız gündemdeki şarkılar sizin sesinizden başka bir güzeldi. Dönemin en popüler Adanalı şarkıcılarından biri sizdiniz. Bu gün ise bir araştırmacı-yazar olarak röportaj yapıyoruz. Sizi tanımaktan mutlu olduğumu söyleyebilirim.

Ben de sizi tanımaktan mutlu oldum sevgili Cumali kardeşim,  Mersin´e hoş geldiniz…

***Sabit Bey müziğe ne zaman ve nasıl başladınız?

Müziğe, Halit Araboğlu´nu bağlama çalarak gördüğüm 1964 yılında başladım.  

/resimler/2018-1/18/1053289904545.jpg

***Müzik konusunda ailede genetik bir özellik ve de destek var mıydı?

Vardı… Babam gazelhandı. Cümbüş de çalardı. Bir de “Sabahın Seherinde” isimli 45´lik bir taş plakı çıkmıştı. Ayrıca ağabeylerim Necati, Ahmet ile Ali Gürses bağlama çalıp, piyasada çalışırlardı. Benden önce Necati abim Hollanda´da iki tane 45´lik promosyon plak yaptı. Yapılan bu plakları bir uçak firması müşterilerine dağıttı.

            ***Müzik bilgisini nerden, kimlerden aldınız?

Rahmetli Kazım Sanrı Adana Halk Eğitim Merkezi´nde hocamızdı. Ondan yaralandım. Devamı kendi kendine geldi.

***Askerlikte müzik çalışmalarınız oldu mu?

2. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında askerdim. Komando eğitiminin de çok ağır olması nedeniyle rahatsızlanınca 5 ay gibi bir süre askerlik yaptım. Rahatsızlığım döneminde hastanede subaylar çağırırlardı. Onlarla, akşamları bölükteki arkadaşlara türkü söylerdim.

***İlk sahneye ne zaman çıktınız?

Havuzlubahçe İlkokulu´ndaki müsamerede Türk Halk Müziği okudum.

***Sonra nasıl sürdürdünüz müzik yaşamınızı?

60´lı yıllar düğün salonlarında geçti orda burda. Sonra1970´de Adana Numune Gazinosu, Eski Baraj Çağlayan Gazinosu, Turan Pavyon ve Beyaz Saray gibi yerlerde sahne aldım.

/resimler/2018-1/18/1053521936257.jpg         

   ***Bizim de anımsadığımız birçok güzel türküleriniz vardı. O ses sanatçısı olarak ünlü olduğunuz plak dönemi yıllarında hangi türküleri okurdunuz anımsayabiliyor musunuz?

            —Kazım Sanrı´nın “Uykuda mısın Sevgili Yârim”i aklımda. Bunun dışında Ahmet Sezgin´in, Nuri Sesigüzel´in tüm türkülerini söylerdim.

***Adana Radyosu´nda görev aldınız mı? Program yaptınız mı?

Bir defa Kazım Sanrı hocamın yönetimindeki Halk Eğitim Merkezi korosuyla konser verirken, “Alageyik” adlı türküyü yaptığım soloda seslendirdim.

            ***O dönemde Adana´daki sanatçılardan kimler vardı? Kimleri hatırlıyorsunuz?

            —Halit Araboğlu, Müslüm Gürses, İzzet Altınmeşe, Sadık Altınmeşe,Canan Işık, Sadık İçlises, Mahmut Özçiftçi ve İsmail Polat gibi birçok arkadaşlar vardı.

 

Yazının devamını okumak için tıklayın