Yetmişlerin, seksenlerin Adana´sından dergilerin, gazetelerin şiir köşelerinde duygu paslaşmaları yaptığımız bir dost olan Ahmet Selçuk İlkan´ın yaklaşık bin beş yüz şiiri bestelenip, 11 kitap ve 11 şiir albümü yayınlanmış, birçok ödüller almış, kendine özgü sunumu olan, bereketli toprakların şiir ve müzik dünyasına armağan ettiği bir değer. (Cumali Karataş)

***Sevgili İlkan, selamlıyorum seni önce tüm sanat dostları adına ve hemen şunu sormak istiyorum: Şiirden müziğe yürüyen çok yönlü bir Ahmet Selçuk İlkan var… Şair mi, söz yazarı mı, sunucu mu, program yapımcısı mı?; Hepsi mi?.. Nedir A. Selçuk İlkan?..

—Hayatın bütün renklerini kucaklayan bir kalbe sahip olduğuma inanıyorum. Hem şarkılarda notaların hem şiirlerin dizelerinde kanatlanmak bana ayrı bir haz veriyor.Bu arada güzel Türkçemizin, ana dilimizin sunucu olarak zaman zaman mikrofonlarda gönüllere taşımak bana ayrı bir gurur veriyor. Öncelikle böyle bir hazinenin beşiğinde doğmakla hep onur duydum.   Tabii ki bu konuda ilk ve son söz sevenlerimin olacaktır.

***Nerde ve ne zaman doğdunuz?

—Adana´nın yoksul bir mahallesinde 1955 yılında doğdum. Ailemiz dokuz çocukluydu, ben sekiz numaraydım.

 

/resimler/2018-1/29/1422327189590.jpg

Ailedetek okuyan bendim. O nedenle bana destek verdiler. Annem mimar, babam da doktor olmamı istiyordu. İki ağabeyimde avukat ya da mühendis olmamı istiyorlardı.

***Siz ne olmak istiyordunuz peki?

—Hiç kimse bana ne olmak istediğimi sormamıştı.

***Şiirle ne zaman tanıştınız?

—Ağabeyim Süleyman İlkan´ın etkisiyle daha ilkokula giderken şiirle ilgilenmeye başlamıştım. Teksas, Tommiks, Redkit gibi Amerikan çizgi filmlerinin yaygın olduğu dönemde birçok şairin kitaplarını okumuştum. Üstelik okuduklarımı ezberlemek gibi bir zorunluluğum vardı. Çünkü akşam Süleyman ağabeyim işten eve döndüğünde uyusam bile beni uyandırır, bu gün hangi şiiri ezberledin diye sorardı?. O yıllarda Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif Ersoy, Namık Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Haşim, Ümit Yaşar Oğuzcan gibi birçok şairin şiirleri hep ezberimdeydi. Bu günkü şiir ezberimin temel taşları o günlerde atıldı yani.

***Ortaokul ve lise yıllarında şiirle tanışıklık sürdü mü?

-Ortaokul ve lise yıllarında anma,  şiir okuma gibi etkinliklerde en önlerde yer alanlardan biriydim. Öğretmenlerim beni seçmesinden dolayı diğer öğrencilere önderlik yapardım.  O yıllarda çıkan gazetelerde, dergilerde amatörce heyecanlarımız vardı.

***Ne zaman şiir yazmaya başladınız, ilk şiiriniz hangisi?

—Daha öncesindeki okul yıllarımda şiir yazmaya başlasam da ilk ciddi şiir çalışmamı lise ikide iken yazdım. Hayat dergisinin yarışmasına katıldığım“Hatırlar mısın?” adlı  şiirimle ödülü almıştım. Bu şiire konu olan kıza da Berlin´e mimarlık okumaya gittiğimde söyleme gibi bir gençlik anısı da yaşamıştım.

***Şiirleriniz nerelerde yayınlandı, yayınlatmak için neler yaptınız?

—O yıllarda ülkemizde yayınlanan gazete sanat sayfalarına, şiir köşelerine, dergilerin sanat köşelerine, yarışmalara  şiirler gönderiyordum. Gönderdiğim şiirlerin ödüllendirilmesi de beni oldukça teşvik ediyordu.

/resimler/2018-1/29/1417437496369.jpg

***Aynı dönemde aynı şeyleri yaşadık sayılır sevgili İlkan… Ortaokul, lise yıllarımızda dergilerde, gazete şiir köşelerinde şiirlerimiz, yazılarımız yayınlandı. Ben sizin o ”Hatırlar mısın” adlı şiirinizin ödül aldığı zamanı anımsıyorum. Ondan sonra siz şarkı sözü dünyasına girdiniz, çok emek verdiniz, tanındınız? Hayat´ın yanı sıra Resimli Roman, Hey, daha sonra da Müzik Magazin, Şey, Ayna, Merhaba gibi gazete şiir köşelerinde az şiirlerimiz yayınlanmadı. Özellikle bunların içinde en ciddisi olan Ümit Yaşar Oğuzcan´ın yönetimindeki Kelebek gazetesiydi. Orda da şiir ve kısa denemelerimiz çok yayınlandı.

—Öyle evet… Gençlik heyecanıyla şiirin peşinden koşup durduk sevgili Karataş.

 

Yazının devamını okumak için tıklayın