2018’de Aşk Anlatılabilir mi?

Kendimi bilebildiğim şu yarım asırda,
Öyle değişiklikler oldu ve oluyor ki;
Artık ne ile karşılaşsam şaşırmıyorum.
İnanılmaz süratli değişkenlik, geçicilik.
Olacaklar hakkındaki öngörüleri izlesek,
Yarım aklımız yerinden çıkacak sanki.
Gönlün yavaş ve dingin olmasına izin yok.
Gel de bugün aşkı yaz o zaman.
O, kapıldığın anda zamanı ağır döndüren,
Adımların geri geri, kalbin bir ileri bir geri,
Usulca ve geniş geniş tebessüm ettiren,
Gözlerin yavaş yavaş kapanıp açıldığı,
Ağır çekim, 33 lük aşkı yaz o zaman,
Yazabilirsen…

∞Ω∞

Artık bilmemekten, görememekten,
Artık duyamayıp anlayamamaktan,
Artık bihaber olmaktan yok endişemiz.
Herşey ayan beyan bir ekranın içinde,
Bir mesajın, paylaşımın, sayfanın ucunda.
Hop demeden son nokta, ilerletiver,
Beğenmedin sonrakine, binlercesi var.
Gel de bu fason bolluğunda aşkı yaz.
Hani o bakmadan bakışılan aşkı, gizemi,
Düşüncedeki, hayaldeki, resimdeki aşkı,
Herşey dışa vurmuşken, apaçıkken sen,
İçindeki aşkı yaz, yazabilirsen…

∞Ω∞

Bu kolaylık, erişim, bilişim safsatasında,
Bu ultra-postmodern duygusuz dünyada,
Ellilerin ortasından aşkı anlatacağına,
Yapay zeka, sanal algı, hibridleşme anlat,
Robotik cerrahi, android iletişim bile olur.
Altına iki web adresi birkaç soğuk emoji,
Şaşırsak, gülsek, gıpta edip geçiversek.
Öyle ya aşkı tarif zahmetli iş bu devirde,
Konsantre duygulanım, başlangıç gerekli,
Sonunu seyredip, silip atamazsın.
Nasıl anlatayım kirpik telaşının anlamını,
Açık avuçla konuşup, çenesine dokunan,
Bakıp, seninle gülen bir kadının hislerini.
Gözünü kısıp onu can kulağıyla dinleyen,
Alçak sesle, sohbeti ikisine özel yapan erkeğin,
Utanmasını, sıkılmasını nasıl anlatayım.
İyisimi ben size, herkesin ay ne hoş deyip,
Daha bitmeden birilerine gönderip unutacağı,
Bir aşk videosu göndereyim, ne anlatması…

∞Ω∞

Şimdi ben, 2018’in orta yerinden
Bakışmanın kendine bakmaktan ibaret,
Konuşmanın yazı ve mesajdan bir garabet,
Dokunmanın gereksiz bir ayrıntı olup,
Herkesin kendine aşık olduğu bu gün,
Hani o eskilerdeki aşkı yazmak istesem,
Bugün;
Sevginin bipolar dengesizliğe gark,
İlginin, farketmenin salt kendine olduğu,
Aşkta, beş duyunun coşkulu bisi olan,
Cinselliğin; sadece iki uzva indirgendiği,
Dağların taşların, otun hayvanatın bile,
İnsan istismarına, sapkınlığına uğradığı,
Bu 2018 günü, iki kişinin aşkını yazsam;
İkisinin de bir görüşte anlayıp dokunamadığı,
Tatmak, koklamak, duymak için can attığı,
İdare-i maslahatcı değil de, ağır işçilikli,
Şipşak değil de saygıdan bir zamana yaygın,
Kıymet bilen, göğüs geren, deli seven,
Sevişti mi değiştiren, eriştiren bir aşkı,
Yazsam bugün, anlamı olur mu dostlar?

∞Ω∞

Bu Pazar, bu güzel Pazar, benim gibi,
Hani yaşı gelmiş hafif ortanın soluna,
Kınadığı herşey kucağına düşmüş,
Hayali kırık, pişmaniyeden hallice,
Üstelik te yılgın bir adam aşkı yazsa…
Yahu Emre deseniz; yaz iki çift şiirsel laf,
Sevgi, dokunma, ilgi, sarılma falan,
Sonra arzu, istek, bütünleşme filan,
Arkadan gözyaşı hüzün, biraz hasret,
Acı, keder, sonunda da yoktur deyip,
Çık işin içinden deseniz de, yazamam.
Aldatmanın bir tuşun ucuna konduğu,
Yalanın, dolanın hayasızlığa tutunduğu,
Kolaycı iffetsizliğin ikiyüzlülükle sağıltıldığı,
2018’in bu haysiyetsiz baharında aşk yazmak,
Aşka ayıp olmaz mı dostlar?
Ben bugün niyetlensem de yazamam aşkı,
Yemeği içmekten ayıran, yaşı gözden salan,
Kokuyu tada katıp, teni diken diken ürperten,
Hani akla geldikçe aklını alan aşkı yazamam.
En güzeli ben size yalandan sanal kurgulu,
Çoğaltılıp silinebilen, hemen gönderilebilen,
Kendimizi iyi hissettirecek birşeyler yazayım.
Başkasından bize ne, ne aşkı ya, değil mi?