Bilim ve teknoloji hakikaten insanı yüceltiyor.
Telomer Etkisi,moleküler biyolojinin yeni trendi,
Hani ‘70 yaşında 40 yaşında görünüyor’ derler,
‘İhtiyarlamak ya da dinç yaş almak farkı var ya,
Geliyor telomerlere kilitleniyor kalıyor.
‘Bu telomer de ne ola Emre hoca’ diyeceksiniz.
Gerçi ben, Telomer muallimi değilim ama ,
Hani ayakkabı bağcıkları saçaklanmasın diye,
Bağcık ucunda plastik bir koruyucular vardır.
Hücrenin genetik bilgisini saklayan kromozom,
Kromozomlarınızı bağcıklar gibi düşünürseniz,
TELOMER’de işte o plastik bağcık uçları gibi,
Kromozomların dağılmasını, yok oluşunu önlüyor.
Hücre bölünmesini yenilenmesini kontrol ediyor.
‘TELOMER ETKİSİ’ çok möhim…

∞Ω∞

Eizabeth Blackburn, bir moleküler biyolog,
Sürekli kısalma eğiliminde olan telomerleri,
Onların genç kalmamız, yenilenmemize etkisini,
Kısalmalarını önleyen Telomeraz enzimini,
Kanıtlarıyla tarif ederek Nobel’i kazanıyor.
Kopenhag’da 2005 yılında gerçekleştirilen,
64.000 denekli bir başka araştırma sonucuna göre,
Kısa telomerlerin kısa yaşam işareti olduğu veriliyor.
Evet, hepimiz yaşlanacağız, kaçınılmaz bir süreç,
Ölüm Allahın emri, mukadderat ne ise o, değişmez.
Gelgelelim akıl hakikati öğrendikçe, yaşam uzuyor.
Öyle ki, hücre bölünmesi sırasındaki telomer kısalması,
Daha anne karnında iken başlayan bir süreç,
Otörlere, ‘Yaşlanma Ana Rahminde Başlar’ dedirtiyor.
‘ Genler silahı dolduruyor, çevre tetiği çekiyor’.
Telomerler genetik kodunuzun verdiği emirleri,
Yerine getirirken aynı zamanda sizi de dinliyor.
Yedikleriniz, içtikleriniz, duygusal tepkilerinizden,
İlişkileriniz ve karakterinizden, kültürel olgunluğunuza,
Egzersizden çocukluk streslerine kadar herşey,
Genetik kodunuzun bağcıklarını uzatıp kısalttığından,
Yaşam şekliniz hücresel yaşlanmayı direkt etkiliyor.
‘TELOMER ETKİSİ’ deyip geçmeyecen…

∞Ω∞

Defalarca bölünerek, yenilenen hücrelerimizin,
Birgün yorulup artık bölünememesi, durması
Yani temel vücut doku ve organlarının yaşlanması,
Tamamen telomerlerin kısalmasıyla ilgili.
Bilimsel olarak ispat edilmiş, hatta Nobel sahibi,
Bu bilgiyi biz nasıl kullanalım o zaman.
Telomerlerimizi uzatmak, kısalmasını engellemek,
Mümkün mü? EVET.
Bilim, telomerlerimizin bizim ve çevrenin verdiği sinyali,
Anladığını, özümsediğini ve uyguladığını söylüyor.
Sağlıklı yaş alan, sekseninde maraton koşan,
Dağa tırmanan, akıl ve beden sağlığı mükemmel,
Yaşlı, ihtiyar diyemediğimiz insanlara bakın.
Bu insanların hiçbiri yaşlandığını kabul etmez.
Koltuğunda oturup hastalığın işgalini beklemez.
Bilim bu insanların hayatına bakınca,
Genellikle üç şey dikkat çekiyor;
Hücresel düşmanın , iltihaplanamanın nadir olması;
Hani güçlü bağışıklık, kötüden uzak durabilme var ya,
İkincil iyi yetenek, oksidatif stresin azlığı;
Hani o Aladağ’dan serinlik, ne ot bulursa yer var ya,
Ve ciddi bir hormonal dengenin mevcudiyeti;
Hani egzersiz, ideal kilo, insülin dengesi diyorlar ya,
Telomerleri uzun tutup, hücre yenilenmesi için elzem.
TELOMER ETKİSİ; şakaya gelmez bir gerçek…

∞Ω∞

Hülasa kelam ve kıssadan hisse şudur.
Gururla genlerimiz diye övündüğümüz şeyler,
DNA denen şifreler halinde kromozomlarımızda.
Her hücrede 23 çiftten 46 denecik kromozom.
Yani vücudunuzun haritası, kullanım kılavuzu.
Bu kromozomların uçlarını mühürleyen telomerler,
Onları koruyan telomeraz enzimi,
Mümkün olduğunca uzun ve sağlıklı yaşamiçin,
Afilli, çakı gibi yaşlanma için en önemli koruyucu.
Kromozomlar saçaklanıp bozulmasın, işini yapsın,
Hücrelerimiz yenilensin ve bir genç kalalım diye,
Bu telomerleri uzun tutmak tek çaremiz.
Telomer gerçeğini, Telomerlerin etkisini bilirsek,
Bir yerde alınyazımızı, yaşam şansımızın sayacını,
Sigara, obesite, sıvı şekerleme ve kolesterolle dövüp,
Uykusuzluk, kötü beslenme, yoğun stresle lime lime kesip,
Mutsuz, hastalığa tutunmuş, ölmeyeceğini sanarak ezip,
Daha ana karnındaki bebekte bile nasıl etkilediğimizi,
Daha iyi anlayacağız. Ancak DİKKAT:
Telomerleri uzatmak için henüz kanıtlı ilaç yok!
Telomerleri uzatacağız diye vücuda zarar vermek olası.
Tüm iş her zaman olduğu gibi dengede. Doğal dengede.
Mutlak bir son var, ancak yeni ve dinç kalarak yaşam,
TELOMERLERİMİZİ uzun tutarak mümkün…