Adanalı’ya, “ölümcül günahların nedeni,
Sevginin kullanım hatalarıymış”desem,
“Hadi len ordan, bizi mi gandırıyon” der.
Vallahi bu mevzuyu birde benden dinleyin dostlar.
Osmanlının henüz kurulduğu 1300’lerde yazılan,
Dante’nin epik şiir kitabı, İlahi Komedyada,
Dante Pilgrim, ölen karısı Beatrice’in duasıyla,
Yerin 9 kat altına, dünyanın öte tarafındaki dağ Araf’a,
Ve gezegenden gezegene 3 günlük bir yolculuğa çıkar.
Cehennem, Araf ve Cennet adlı üç bölümlü eserde,
Dante’nin anlatmış olduğu, benim de anladığım şudur:
Doğası gereği zıtlıklarla içiçe kurgulanmış insanın,
Sevgiye saldırı olarak isimlendirdiği günahlara kapılışı,
Fazilet ve erdemleri algılayamamasının cezası,
Bedeni yaşarken ruhunun öldüğüdür ki, doğrudur.
Sorun Dante’ye göre bir çeşit sevgi yanılmasıdır;
Baştan çıkarıcı ya da kötüye kullanılan sevgi,
Yetersiz sevgi ve dünya nimetlerine aşırı sevgi.
Dante’yi Hayyam’a ulayıp diyeyim kelamımı…

∞÷∞÷∞÷∞

Düşünüyorum da, Dante bugün yaşasa ve yazsaydı,
Bu globalleşen ve rekabetçi dünyada,
O en ölümcül dediği Kibir’i, yoketmek için,
Kötüye kullanılmış sevginin en bencilini terk için,
Ne önerirdi, Arafa çıkar mıydı?
Kendinden büyüğünü tanımayacak kadar kör,
Kendi kabiliyetlerine duyduğu aşırı inançla bezeli,
Kazanmak için her yolu mübah gören,
Sahip olamadığı erdemleri varmışcasına aldatan,
Başkalarının haklarını inkar ve ihmalden gocunmayan,
Bunca dünya insanına rağmen,
İlahi komedyayı yazar mıydı Dante?
Oysa aynı zaman diliminde Hayyam der ki;
“Bir put demiş ki kendine tapana,
Bilirmisin niçin taparsın bana,
Sen kendi güzelliğine vurgunsun,
Ben ayna tutar gibiyim sana”,
Kıssalar Hayyam’dan hisseler Dante’den bugün
En basit çaresi kibirin herşeye teşekkür,
En uzak insan kibire herşeye müteşekkir…

∞÷∞÷∞÷∞

Merak ediyorum bugün, bu medeniyet içinde,
Hayyam’la Dante yaşıyor ve görüyor olsalar,
Dünyanın güncel bir haline şaşırırlar mıydı?
Herkesin başkasının sahip olduklarını sevdiği,
Başkası sahip olduğu için üzülmenin hastalandırdığı,
Başkasının kötülüğüne sevinmenin bu denli arttığı,
İnsanlığa, pek de dokunamadıklarına üzülürlermiydi?
Hayranlık beslenen ve taklit edilen masum özenme,
İçin için imrenme ve gıpta değil bugünkü.
İnsanlık düpedüz haset içinde, sevgiyi kötüye kullanıyor.
Daha iyi olmak arzusu değil, düpedüz kölelik bu.
Bakın Dante’den önce ne diyor Hayyam;
“Şu servi ile süsen niye dillere destan,
Neden hep onlara benzetilir hür insan,
Birinin on dili var boşboğazlık etmez,
Ötekinin yüz eli var el açmaz, ondan.
Kıssa Hayyam’dan hisse Dante’den bugün,
En basit çaresi hasedin herşeye şükür,
En uzak insan hasede önce düşkünü düşünür…

∞÷∞÷∞÷∞

İsterdim ki bugün, bir açık oturum yapsak,
Dante’yi bir uca Hayyam’ı diğer uca koysak,
Biri sorsa öteki yanıtlasa, ya da tersi,
Anlat desek günü, ne aynı ne değişti?
İkisi de yetersiz sevgiden doğan günahlar derdi.
Öfke ve gazabın insanlığa egemen olduğu,
Sabırsızlık, hiddet ve kinin birbirini tetiklediği,
Aylak, meşgul ama amaçsız, bahaneci kitlenin,
Sakinlik, ciddiyet, ağırbaşlılık kisvesi altında
Kılıfına uydurup tembelliğini savunduğu bugün,
Pes derdi eminim Dante gibi Hayyam da;
“ Feleğe havale ederim deme her işini,
Akıl yolunda felek bin beter zavallı senden,
Yetseydi kendi gücüm kendi dönüşümüme,
Ben kendimi kurtarırdım bu avarelikten.
Kıssa Hayyam’dan hisse Dante’den bugün,
En basit çaresi gazabın içinden figan,
En basit tarifi tembelliğin, omuzundaki şeytan,
Aslında tek kurtuluş, hep görev talibi insan..

∞÷∞÷∞÷

Ama son bir yorum desek ustalara,
İnanın en çok bizi uyaracakları iki şey,
Yeni insanın doymak bilmez oburluğu,
Hiç tükenmeyen zevk ve haz açlığı olurdu.
Derdi ki Dante; Nedir bu herhangi birşeyden,
Verebileceğinden daha fazla zevk almayı istemek?
Herşeyin tam istediğimiz gibi olmasını istemek,
Herzaman fazlasını talep etmek, nedir bu doymamak?
Hırs ve açgözlülüğün işbilirlikçi olduğu o günde de,
Aşırı sevgiyle dünya nimetlerine göbekten bağlı,
Olmayanı istemek, daha çok istemek müptelası,
İhtiyaç olmadığı halde sahip olma meraklısı,
Servet ve güç istifleme hastası insana bakıp,
Aza kanaati, tesviyeye inmeyi önermiş Dante.
Kendimiz acı çekmekten bu denli kaçınırken,
Başkasının,ötekinin acısına duyarsızlık taban.
Herşey bu dünyada yalanıyla kaplı heryer,
Seçkincilik, lüks ve ayrıcalıkçılık tavan.
Sonra sazı alıp şöyle derdi Hayyam Ömer;
“ Dert içinde sevinci bul da yaşa,
Haksız düzende haklı ol da yaşa,
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından yoğundan kurtul da yaşa.
Kıssalar Hayyam’dan hisseler Dante’den bugün
Varlıktan hazzın ilacı, canlı iken hazzı terk,
En basit egzersiz oburluğa, işte oruç bir ders,
En uzak insan şehvete, o terbiyeli nefs…

∞÷∞÷∞÷∞

Dante inancın bir ucunda, Hayyam diğer uçta,
Geçen milenyumun başında aynı şeyi söylemişler.
Binyıldan fazladır hep söylediklerine takılmışız.
Yani demem o ki insanlık için, iyi insanlık için,
Hangisi erdem ve şart, hangisi günah ve tuzak,
Hepimiz biliyoruz, görüyoruz, farkındayız.
Ama tüm yaşama yaymak işimize gelmiyor,
Bir bayramla geçiştirmenin ardındayız!
Bayramınız kutlu, insanlığımıza örnek olsun…