Bakınca görmesini bilenlere, Kudret Sönmez

(Son depremlerde ağır hasar gördüğü için, yerini kocaman bir çukura devreden Adana Büyükşehir Belediyesi 75. Yıl Sanat Galerisi’ni hatırlatmak ve biraz da hasret gidermek amacıyla, 6 Mart 2013 tarihinde yazdığım satırları sizlerle tekrar paylaşmak istedim… Bundan birkaç yıl öncesine kadar Adana’nın uluslararası gururu olan bu tarihi mekânın mümkün olan en kısa zamanda diriltileceğini ve hayata dair evrensel renkleri yeniden barındırmaya başlayacağını umarak, bakınca görmesini bilenlere Adabul’dan sesleniyorum.)

***

Attila İlhan diyor ki; ‘Batan Bu Köhne Şileb…’ başlıklı şiirinde:

‘garson masa iyi manzarayı değiştir

sırası mı mehtabın yıldız yağmurunun

bu gece yalnızım onlar gelmeyecek

sapa bir yerindeyim umutsuzluğumun

hava soğuk olmalı ağaçlar bütün duman

eğer bulabilirsen ölü bir kar getir

beyazlığı kalın bir su gibi uzayan’

Bir şeyler anlamından kaçak verdiğinde, hayattan bir ışık demeti söküp avuçlayabildiğimiz kadarını ruhumuza serpince… Ve bu ışıltıda oluşan sınırsız figürleri çözmeye çalışmadan, kendi haline bırakıp sonsuzlukta başka renkler bulunca…

İşte o vakit yaşamın manzarası tazelenir…

Resimler güneş açar tuvallerde…

Hayatın buz tutmuş ruhu yeniden uzanır nehirlere, ırmaklara, denizlere.

Bu bağlamda, soğuk ülkeden sıcak bir yürek getirdi, Belaruslu Ressam Anatoli Lutsko… 25 Şubat 2013 tarihinde 75. Yıl Sanat Galerisi’nde düzenlediğimiz sergiye gittiğinde, su bazlı boya tüplerinden çıkan bir renk cümbüşünde kendini buldu her ziyaretçi. Genişçe lekelerin üzerine sepilmiş benekler ve bu karışımın içerisinde rahatlıkla dolaşan çizgiler; ‘İşte size soyut resim!’ dedirtti.

‘Benim eserlerim, kolay anlaşılamayan dünyamızdan bilgiler içerir. Onlar, renk ve şekilleriyle birer deneyim örneğidir.’ gibi kısa bir açıklamadan sonra, gerisini izleyiciye bıraktı Belaruslu Sanatçı… İstediğiniz tadı alın demeye getirdi; isterseniz şeker yiyin, doymazsanız gökyüzünden yıldız toplayın.

5 Mart 2013 tarihine kadar sanatseverleri ağırlayan etkinlikte kalemi, fırçası durmadı Lutsko’nun… Canlı performans sergileyerek yepyeni çalışmalara adını yazdı. Gönülden gönüle dolaşıp durdu günlerce.

‘Witebsk’ten Sevgilerle’ geldi bu sergi… Yani, Anatoli Lutsko’nun kendini yetiştirdiği, bulduğu Belarus’un bir şehrinden. Küratörlüğünü Lust Auf Kunst (Sanat Arzusu) Vakfı Başkanı Evelyn Rossa yaptı. Bayan Rossa, girişimci bir Alman. Sanat konusunda koşar adımlar atmaktan asla çekinmeyen bir insan.

Bu uluslararası ikili, Yüksek Mimar Yüksel Tekcan ve eşi Ayşegül Tekcan tarafından ağırlandı… Ayşegül Tekcan, yardımcı doçent unvanıyla dişlerimizi tedavi eden bir doktor. Ondan öte, iyi bir konuksever. Evini, yuvasını yüreğiyle birlikte açtı sanat elçilerimize; Adana’da rahat etsinler, mutlu olsunlar diye.

Zaman zaman başka sanat dostları da eşlik etti bu konukseverliğe…  Bölgemizin sofra kültürünü, özellikle de kebap ve şalgam ikilisinin evrensel lezzetlerini, doygunluğun doruğuna erişinceye kadar tattırdılar onlara.

Anatoli Lutsko, resimlerinde müthiş gülücükler barındıran bir sanatçı; içtenlik ve sevecenlikle… Ama kendisi çok az gülümsedi, sıcacık yüreğine rağmen.  Yine de, sınırsız figürleriyle hayatımıza yeni renkler katmayı başardı.

Ve ünlü şairimizin ‘garson masa iyi manzarayı değiştir’ metaforu yakıştı bu sergiye bence.

  1. Yıl Sanat Galerisi muhteşem bir sergi mekânı…

On günlüğüne manzaramız değişti orada…

Bakınca görmesini bilenlerle birlikte.