Bizim olmasıyla gurur duyduğumuz ama dünyaya mal olmuş, kitapları dünyanın her yerinde basılmış, şiirleri her dilde söylenmiş şairimiz Nâzım Hikmet’in külliyatı, Nâzım’a 119. doğum günü armağanı.

MOSKOVA’DAN İSTANBUL’A

Melih Güneş, kitaba, Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova Hikmet’i Moskova’da ziyaret ettiğinde onun vasiyetiyle karar vermiş. Vera, Güneş’e “Ben öldükten sonra arşivime beş yıl dokunmayın ama sonra bu eve ne olacağına Anna Stepanova ile beraber karar verin” demiş. Anna, Vera’nın kızı. Vera’nın 2001 yılındaki ölümünden sonra beş yıl geçmiş. Güneş, tesadüf bu ya, o ara Moskova’da yaşıyor. Anna ile arşive ve Nâzım’ın odasına girerek yavaş yavaş çalışmaya başlamışlar. Bu çalışmaların bazıları sergiye dönüşmüş, bazıları kitaba. Nâzım’ın çeşitli şehir ve ülkelerdeki yaşamı, onun bütün kitap ve dokümanlarını toparlamaya el vermese de Güneş, Moskova’daki odadan bazı parçaları İstanbul’a taşımış. Nâzım’ın edebi asistanı Antonina Karlovna ile yayımlanmış ve yayımlanmamış kitap ve şiirlerinin dökümlerini çıkarmışlar. Rusya’da yaşayan Mehmet Perinçek de kütüphaneleri tarayarak yardımcı olmuş. Sonunda şairin eserleri hakkında araştırmacılara da kaynak olabilecek çok değerli bilgiler bu kitapta toplanmış. Hatta Arnavutluk’tan Meksika’ya, Çin’e, Yugoslavya’da yayımlanmış kitaplarına da ulaşmış Güneş. Benim de Nâzım Hikmet’in şiirleriyle ilk tanışmam, Bulgaristan baskılı kitabıyla olmuştu, çünkü uzun yıllar Nâzım’ın kitaplarının basılması kendi ülkesinde yasaktı! Ne utanç… Bunların 40’tan fazla dilde yayımlanmış kapak fotoğrafları, yayın bilgileri tek tek yer alıyor kitapta.

Tesadüf bu ya, karıştırır ve şiirlerine bakmak isterken ilk açtığım sayfada ilk kez haberdar olduğum “Kore’ye Giden Gemi” şiiri çıkmasın mı? (Bilenler bilir, babam da bu gemilerle Kore’ye gitmiş ve bir daha dönmemiş bir şehit subay.) Galiba gerçekten hayatta hiçbir şey tesadüf değil! Şöyle yazmış Nâzım, Kore’ye giden askerlerimizin gemisi için:

Gemi uzaklaşıyor İzmir’den,

incirle mi yüklü keresteyle mi?

gemi uzaklaşıyor İzmir’den,

insan etiyle yüklü,

gemi ilerliyor masmavi denizde,

hep daha hızlı,

daha hızlı.

Acı taşıyor gemi tonlarca,

Kore’ye…

Kore’ye…

Şiir uzun. Yerimiz dar. Burada bu kadar. Melih Güneş, bu çok değerli çalışmasını şöyle noktalıyor:

“Bu kitap, aynı zamanda Nâzım Hikmet’in külliyatına girmemiş onlarca eserin varlığının da bir ‘KANIT’ı ve eserlerinin tekrar dikkatlice gözden geçirilerek kültürümüze daha eksiksiz, daha doğru kazandırılması için bir ‘ÇAĞRI’dır. Bu çağrının duyulması dileğiyle, çünkü bir Nâzım Hikmet sık dünyaya gelmiyor, kolay olunmuyor, değerinin bilinmesi sadece bizim için değil, bütün insanlık ve kültür varlığı için önemli!”

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ellerinin-izinde-siirinin-izinde-1811694