13 Kare Sanat Festivali, 19-21 Kasım

https://www.afad.org.tr/13-kare-fotograf-ve-sanat-festivali

13 Kare Sanat Festivali, 19 Kasım 1995’te Kapadokya gezisine giderken yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden 13 AFAD üyesi ve kursiyerin anısına doğmuştur.

Bu anlamlı başlangıç, Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD) tarafından sanatın birleştirici gücüyle yaşatılmaktadır. Adana’nın Pozantı İlçesi’nde, bulundukları otobüsün şarampole yuvarlanması sonucu AFAD üyeleri Ümit Sağlamçelik, Bekir Kara, Cem Yağan, Fatma Akalın, Remzi Dağlık, Haluk Dağlık, Fatma Serttaş, Halil Gök, Ramazan Aydın, İnayet Tolunay, Özgen Özgenal, Kerem Akşen ve Utku Acar yaşamını kaybetti. Çok sayıda AFAD üyesinin de yaralandığı kaza sonrası, “Fotoğraf şehitleri” olarak anılan 13 kişi adına düzenlenen 13 Kare Fotoğraf Yarışması önce şenliğe daha sonra da festivale dönüştü.

İlk kez 1999 yılında düzenlenen festival, yıllar içinde yalnızca bir anma etkinliği olmaktan çıkarak Türkiye’nin en köklü sanat buluşmalarından biri haline gelmiştir.

Fotoğrafın yanı sıra tiyatro, müzik, edebiyat, atölye ve söyleşiler gibi birçok sanat dalını kapsayan festival, her yıl farklı bir tema etrafında sanatseverleri Adana’da buluşturur.

“13 Kare”, geçmişi onurlandırırken geleceğe umutla bakan bir festivaldir.Sanatla yaşamı, anıyla üretimi birleştiren özel bir gelenektir.

13 Kare Sanat Festivali’nin temel amacı;

Fotoğraf ve sanat yoluyla kaybedilen 13 sanatçının anısını yaşatmak,
Sanat üretimini teşvik etmek ve genç sanatçılara yeni ifade alanları sunmak,
Adana’nın kültürel mirasını görünür kılmak ve toplumsal belleğe katkı sağlamaktır.
Festival, hem bir anma hem de üretim alanıdır ,katılımcılara sanatla yeniden var olma imkânı sunar.

Festival süresince her yıl çeşitli sanat etkinlikleri düzenlenir:

– Fotomaraton & Fotoğraf Sergileri

– Atölye Çalışmaları & Sanat Buluşmaları

– Söyleşiler, Paneller ve Sanatçı Sunumları

– Ödül Törenleri ve Sergilemeler

Her etkinlik, Adana’nın zengin kültürel yapısını yansıtır ve izleyiciyi sanatın farklı yönleriyle buluşturur.

 

AFAD kurucu Başkanımız Sina Coşkun’un 1999 yılında yazdığı “21. yüzyılda 21 yaşında” şiiri ;

21. Yüzyılda 21 Yaşında

1978 yılına gelene kadar Adana ve yakın çerçevesinde bir avuç insan vardı. Birbirinden habersiz yaşayan, baktıklarını görebildiklerini ayıklayabilen ve bu görüntüye anlam kazandırıp, deklanşörlerine basmaya çalışan…. Tüm bölge ve çevre olumsuzluklarına karşın birşeyler yaratmaya çalışan bir avuç insan…

O yıllarda dini bayramlarda yalnız bayram gazeteleri çıkardı. 1978’in Şeker Bayramıydı. Çukurova Bayram Gazetesi’nde, bir fotoğraf yarışması ilanı gördüm, öylesine şaşırdım ki! Bu yörede böyle bir yarışmaya ilgi gösterecek kaç kişiydik acaba? Merakla sonucu bekledim. İki ay sonra Kurban Bayramı Gazetesi’nde yarışma sonuçları ilan edildi.

Tanıdığım isim yoktu. Ödül törenine gittiğimde bir grup genç insanla tanıştım.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sn. Erdoğan Varol’un yüreklendirmeleri ,
Sn. Mehmet Baltacı kardeşimin işyeri sahipliği,
Fotoğrafa susamış bir avuç insan,
Hemen düzenlenen Karatepe gezisi,
İlk grubumuzun oluşması,
Yerel işlemler. İşte derneğimizin doğduğu an.
Doğan bebeğimize AFAD adını verdik.
Sn. Ali Nur kardeşimi, çok anlamlı, çok şık bir amblem çizdi.
İnsanlardan oluşan bir diyafram….
Ve ilk sergimiz…

AFAD Türkiye’nin 3. Fotoğraf derneği olarak Dünya fotoğraf tarihindeki yerini aldı.
23 Nisan 1978, ilk sergimiz…. Sabancı Kültür Sitesi Fuayesinde… Hepsi suntaya yapıştırılmış, hepsi çerçevelenmiş. 50×70 ve 30×40 ebat ağırlıklı 70 fotoğraf… Pırıl pırıl bir sergi.

Aradan geçen 20 yıldan sonra bile bana hala en güzel, en anlamlı, en heyecen veren yerel fotoğraf sergimiz buydu diye anımsıyorum.

Sergiyi izleyenler AFAD’ın ciddiyetini, kişiliğini büyüklüğünü kavramışlardı o gün…
Sonra sergiler birbirini izledi. 23 Nisan sergileri gelenekselleşti. Ayrıca Osmaniye, Kastabala, Mersin Festivalleri, Silifke Festivalleri gibi pek çok organizasyonda da AFAD resmen görevlendirildi.

Bu yoğunluk içinde birbirimizi destekliyor ve güveniyorduk. Müthiş bir çaba, emek, güç, özveri ve dayanışma sonucu çevrenin en saygın, en popüler derneği olmuştuk.
Bu arada fotoğraf kurslarına da başladık. Üye sayımız artmaktaydı. Yerel basın için gereken foto muhabiri gereksiniminin hemen hemen tümü bizim üyelerimiz arasından tercih edilmekteydi. 10-12 arkadaşımız basında görev yapıyordu. Ve güzel günlerdei o günler….

Bir şiirimin son kıtasını anımsadım şu an:
“Neredesiniz çocukluğum
İçimde yaşayanlar gibi
Hayal mi oldunuz
Ben mi kayboldum
Siz mi uzaklaştınız?”

Bazı kardeşlerimiz, çocuklarımız tıpkı şiirdeki gibi hayal oldular. Onlar artık birer fotoğraf şehidi. Peki sağ olduklarını bildiklerim:
Nerelerdesiniz?

Şimdi 1999. AFAD 20. yaşını doldurdu. Çocukluk yıllarını, bunalımlı delikanlılık dönemini aştı. Olgunluk dönemini yaşamakta. En verimli dönemlerinde güçlü, dengeli, öncü bir karakter artık. Türk fotoğraf tarihinde…

Ben çocuklarımın bebeklik dönemlerini özledim. AFAD’ın da ilk yıllarınıda, çocukluk dönemi dediğim yıllarını unutamıyorum. Ama bugünkü AFAD’ı övünçle, gururla, sevgiyle seyrediyorum….

Eskiler, çocuklarına, torunlarına:
“Ak sakallı Pir olduğunu göreyim” derlermiş…
Tüm AFAD’lı kardeşlerime derneğimizin Pir olduğu günleri görebilmesi dileklerimle…

Sevgi ve saygılarımla….

Sina Coşkun – 21. yüzyılda 21 yaşında (1999)