Açıklanan Kültür Eylem Planı ve Ergin Yıldızoğlu’nun plan üzerine eleştirileri

Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı 8 başlıkta 32 eylem planını içeren Kültürel Kalkınma Eylem Planı’na göre, Ankara’da, Anadolu Kültür Külliyesi, İstanbul’da ise İstanbul Kültür Külliyesi yapılacak.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Palas’ta düzenlenen tanıtım toplantısı ile “64. Hükümet Sürdürülebilir Kültürel Kalkınma Eylem Programı“nı açıkladı.

Kültürel Kalkınma Eylem Planının çatısının, 8 ana stratejik alandan oluştuğunu ifade eden Davutoğlu, “Her biri aynı zamanda bir hedeftir ve bu hedeflere atılacak adımlar da ayrı ayrı planlanmış durumdadır. Bu 8 başlığın altında toplam 32 eylem yer alıyor.” dedi.

“İstanbul Kültür Merkezi inşa edilecek”

Davutoğlu, “Kültürel Kalkınma Eylem Planı” çerçevesinde, İstanbul’da uluslararası simge olacak büyüklükte ve içerikte İstanbul Kültür Merkezi inşa edeceklerini söyledi.

“Türkiye Kültür Şehirleri Programı başlatılacak”

Her şehrin Şehir Kültür Yönetim Programı’nın çıkarılacağını ve Türkiye Kültür Şehirleri Programı’nın başlatılacağını belirten Davutoğlu, kültürel alanların canlandırılması hakkında da Ankara’da uluslararası simge olacak büyüklükte ve içerikte Anadolu Kültür Merkezi’nin inşa edileceğini bildirdi.

“18 müze açılacak”

Müzeciliğin teşviki için gerekli düzenlemeleri hayata geçireceklerine işaret eden Davutoğlu, 2016 yılında 18 yeni müze açılacağını kaydetti.

“Özel tiyatrolara verilen destek yüzde 100 artırılacak”

Tiyatro sahnesi olmayan illerin her birine en az bir tiyatro sahnesinin kazandırılacağını vurgulayan Davutoğlu, özel tiyatrolara 2015’te verilen 4 milyon 500 bin liralık desteği  bu yıl yüzde 100 artırarak 9 milyon liraya çıkartacaklarını açıkladı.

“Sanatçıların emekli olması kolaylaştırılacak”

Davutoğlu, sanatçılar ve kültür adamlarından gelen talepler doğrultusunda, belli dönemlerde SGK primlerini yatıramayan sanatçıların emekli olmasını kolaylaştıracak bir çalışma başlatacaklarını kaydetti.

Telif hakları müjdesi

Telif haklarının korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğüne işaret eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Senaristlerimiz, yönetmenlerimiz, bestecilerimiz, söz yazarlarımız, ressamlarımız, yazarlarımız, oyuncularımız, şarkıcılarımız, yapımcı ve yayıncılarımızın telif haklarının en etkili şekilde korunması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Telif Hakları Yasasını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu mayıs ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunacağımızın müjdesini de sizlere vermek istiyorum.”

Bin 200 genç geçici istihdam edilecek

Gençlere yönelik kültür ve turizm alanında iş alışkanlıklarını geliştirmeye dönük olarak bin 200 genci 6 aylık süreyle geçici olarak istihdam edeceklerini bildiren Başbakan Davutoğlu, bu gençlerin 730’unun ören yerlerinde, 470’nin de havalanlarında turizm faaliyetlerine destek olacaklarını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığında 600 kişilik kadro açılacak

Kültür ve Turizm Bakanlığında istihdam edilmek üzere 600 kişilik yeni kadro açılacağının müjdesini veren Davutoğlu,  bunların 200’ünün kütüphaneci, 100’ünün sanat tarihçisi, 100’ünün arkeolog olacağını bildirdi. Davutoğlu, kültür varlıklarının restorasyonu ile şehirlerin yeniden ihyası için görevlendirilmek üzere mimar, mühendis, şehir plancısı ve kağıt restoratöründen oluşan 200 kişinin de bu kapsamda istihdam edileceğini kaydetti.

“İstanbul’un güzel bir meydana ihtiyacı var”

Davutoğlu, Taksim Meydanı’na ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

“Taksim Meydanı üzerinde geçmişte 2013’te yaşadığımız olaylardan da hareketle ifade ediyorum. Bunu bir ideolojik çatışma alanı, siyasal görüş ayrılıklarının yansıdığı bir meydan olarak ele almamak durumundayız. İstanbul’un güzel bir meydana ihtiyacı var. İstişareyle kent kültürü, şehirleşme bilinciyle buna bakacağız.”

“Taleplerin hiçbiri karşılıksız kalmayacak”

Sanatçılara seslenen Davutoğlu, “Şunun bir teminat olarak bilinmesini isterim. Bana ulaşmış ya da Kültür Bakanımıza ulaşmış herhangi bir sanatçımızdan gelen talep varsa hiçbirisi karşılıksız kalmayacak, cevapsız bırakılmayacak. Bunu ben Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı olarak sizlere söz veriyorum.” dedi.

Sanatçıya vefa projesi hayata geçirilecek

Eylem planı kapsamında, emekliliği gelmiş olan sanatçılar, geriye 
dönük borçlandırılarak “Sanatçıya Vefa Projesi” kapsamında emekli olmaları kolaylaştırılacak.

(AA)

 

Ergin Yıldızoğlu’nun plan üzerine eleştirileri

ergin-yildizoglu
Ergin Yıldızoğlu

 

Bugün Başbakan’ın bir “kültür paketi” açıklaması bekleniyor. Hürriyet’te Akif Beki paketin içeriğini öğrenmiş, düş kırıklığına uğramış. “Bekledigim kültür inkılabı bu değildi” diyor (17/04). Anlaşılan ortada ballı bir emeklilik modelinden öte bir şey yokmuş. Beki’ye göre zaten “AK Parti iktidarının en başarısız olduğu iki alan varsa, biri kesinlikle kültür ve sanat politikalarıdır. Ortada büyük bir hayal kırıklığı, koca bir fiyasko var.” Halbuki Beki, “Kültür ve sanatı devletin boyunduruğundan… kurtarmak” istiyor. “Devlet, kültür ve sanatın patronluğundan el çekmeli; işverenliğini bırakıp koruyucusu kalmalı. Güçlü tesvik, destek ve sponsorluklarla himaye ederek sanatı ve sanatçıyı özgürleştirip serbest piyasa kosullarına emanet etmeliyiz artık” diyor.
Aslında, ortada fiyasko filan yok! Büyük bir başarı var! Bu nedenle, T.S. Eliot’un “Deneyimi yaşadık ama anlamını kaçırdık” sözünün Akif Beki’ye çok uygun olduğunu düşünüyorum.

‘Kültür inkılabı’ mı dediniz
Bir “Kültür inkılabı”, kültür alanında yeni bir yaşam biçimi önermek ve uygulamaya koymak anlamına gelir. AKP 14 yıldır tam da bunu yapıyor. Hem öneriyor hem de çok kapsamlı bir toplum mühendisliği projesini uygulamaya devam ediyor. Müslüman entelijensiya siyasal İslamın Sünni yaşam tarzını, kültürel kodlarını toplumda egemen kılıyor. Bunu toplumda, mekânın ve zamanın bireyler arasında paylaşımını düzenleyerek, görülen ve görülmemesi gerekenlerin, konuşulabilenlerin ve konuşulmaması gerekenlerin, anlamlı olanla anlamsız olanın arasındaki sınırı yeniden çizerek yapıyor. Müslüman entelijensiya, ekonomik artığa ulaşmasına olanak veren özgün bilginin (üretim aracının) özelliklerine uygun üretim, yeniden üretim ilişkilerini, kapitalist üretim ilişkileriyle başarıyla eklemlenebilecek biçimde egemen kılma yolunda ilerliyor: Bir “pasif devrim” sürecinin sonuna geliyoruz. Ya Akif Beki bunları hepimiz gibi yaşamış ama anlamını kaçırmış ya da samimi değil. Sanatçıyı serbest piyasa koşullarına emanet ederek özgürleştirmekten söz ederken de öyle…
Özgürlüklerle piyasa ilişkileri kopalı 150 yıl oldu. Sermaye, kültür endüstrisi yoluyla, haz ve fantezi süreçlerini belirliyor. Artık “güzel” kapitalist işlevselliğin dışına kaçan bir rahatlamanın (Kant) aracı değildir; metalaşmanın taşıyıcısı sermayenin hizmetindedir. (Jameson. NLR, No97/2016). “Güzeli” amaçlayarak, piyasaya dayanarak, eğlence ve propaganda aracı estetik ürünler üretilebilir ama sanat yapıtı üretilemez.
Sanırım, Beki sanat yapıtı ile meta arasındaki farkın, sanat yapıtının metalaştırma sürecine direnişinin, özgürlük kavramıyla yakın ilişkisinin 150 yıllık öyküsünden, sanat ve kitch arasındaki farktan da bihaber. Ya da Beki, sanatçıyı egemen düzenin değerlerini, egemen sanat ve siyaset içinde, yeniden üreten, başarısı (hatta yaşamı) piyasaca belirlenen, devletçe desteklenen, “korunan” ama egemen sanat ve siyaset rejimleri dışına çıktığında, yukarıda değindiğim sınırları zorladığında bizzat devletce cezalandırılan bir icraatçı olarak görüyor. Cumhurbaşkanı’nın, genelde siyasal İslamın sanata, kültürel üretime, sanatçıya yaklaşımı da bu anlayışa uygundur.
Bitirirken, Jan Böhmermann’ın “şiiri” üzerinden kopan fırtınaya değinmek istiyorum. Jan, kültür endüstrisinin sıradan bir üreticisiydi; izleyicinin beğenilerinin en düşük ortak paydasına yaslanarak çalışıyordu. Ürünleri, sanat ve siyaset rejimleri açısından tamamen sıradandı. Ancak, “güzel” tanımı, beğeniler ve ahlak açısından “kabul edilebilir olanın” sınırlarını aşan o “şiire” gösterilen tepki, o sınırları tüm Alman toplumunun katılımıyla tartışmaya açtı.
O acınası, siyasi içerikten yoksun, müstehcen şiir, estetik bir obje bile değilken; anti-estetik bir sanat yapıtına dönüşerek siyasileşti. Kimin sayesinde dersiniz?

www.cumhuriyet.com.tr