Bu yıl 58. kez düzenlenecek olan Antalya Film Festivali başladı. Antalyalıların dünya festivallerinden ödüllü filmlere ilgisi büyük. Festivalin yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu ve sanat yönetmeni Başak Emre’yle konuştuk.

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali 2 Ekim’de Antalyalıların büyük ilgisiyle başladı. Biletleri çıktıktan yedi saat sonra tükenen ve ek seansların koyulduğu festivalde açılış töreninde Erol Evgin de bir konser verdi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yaptığı festival bu yıl oldukça iddialı. Geçen yıl festival koronavirüs salgını gölgesinde, sınırlı katılımla, sadece yarışma filmlerinin gösterimleriyle yapılmıştı. Bu yıla ise iyi hazırlanılmış. Festivalde dünyanın önemli festivallerinden ödülle dönen filmlerin yanı sıra Türkiye’de ilk gösterimlerini yapacak yerli filmler bulunuyor. Festival 9 Ekim’e kadar sürecek.

Altın Portakal’ı festivalin yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu ve sanat yönetmeni Başak Emre ile değerlendirdik. İlk olarak geçen yılla karşılaştırma yapan Boyacıoğlu, “Geçen yıl bizim için sıkıntılı bir dönemdi” diyerek şöyle devam etti: “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek hastanede Covid tedavisi görmekteydi. Bir yandan festival için çalışırken öte yandan sürekli kulağımız hastaneden gelecek haberlerdeydi. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da açık hava gösterimlerimiz sürecek. AKM’deki Aspendos Salonu’nda da gösterimlerimizi yapacağız.”

 ÖDÜLLÜ FİLMLER

 İzleyicinin bu yılki festivalde neler göreceğini ise Başak Emre anlattı. Emre, ödüllü filmleri şöyle sıraladı: “Bu yıl Özel Gösterimler bölümümüzde Cannes’da Jüri Büyük Ödülü alan Asghar Farhadi imzalı “Kahraman”, Ryûsuke Hamaguchi’nin En İyi Senaryo ve FIPRESCI ödüllerini kazanan filmi “Drive My Car”, Altın Palmiye için yarışan Mia Hansen-Love’ın yönettiği “Bergman Adası” ile Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’a layık görülen Audrey Diwan imzalı “Kürtaj” / Happening filmleri açık havada izleyicilerle buluşacak.”

 YENİ BİR BÖLÜM

 Altın Portakal’ın önemli etkinliklerinden olan Antalya Film Forum bu yıl da çevrimiçi yapılacak. Başak Emre, “Beş kategoride projeler sektörün önemli isimlerinden oluşan jüriler tarafından değerlendirilecek” diyerek, etkinlikleri anlattı: “Bu yıl Forum+ etkinlikleri festivalin yeni bölümlerinden biri. Zoom üzerinden düzenlenecek bu etkinliklerde ApostLab ile ‘Ortak Yapımlarda Post-Prodüksiyon Sürecini Yönetmek’ atölyesi, Ed Guiney ile ‘Başarılı Bir Dizi Nasıl Yaratılır’ konulu konuşma, EAVE ve Kültür İçin Alan işbirliğiyle Alvaro Vega’nın vereceği ‘Pazarlama ve İzleyici Kitlesi Oluşturma’ eğitimi, Olivia Hetreed ile ‘Edebi Eserleri Perdeye Uyarlama’ konulu Ustalık Sınıfı, Levent Öztürk ile “Renk Düzenleme Atölyesi” ve Arda Aktaş ile ‘Film Pazarlamasında Afiş Tasarımı’ atölyesi gerçekleşecek. Üçüncü yılındaki Altın Portakal Sinema Okulu da 250 üniversite öğrencisinin katılacağı sinema profesyonelleri tarafından verilecek çevrimiçi derslerle devam edecek ve her gün saat 14.00’te festivalin YouTube sayfasından yayımlanacak keyifli söyleşiler yapılacak.”

 Geçen yıl kadınların 14 ödül alması sonrası “Kadınlar festivale damga vurdu” yorumları yapılmıştı. Ancak kadın sinemacılardan bazıları da artık bu tür ifadelerin zamanın ruhunun gerisinde kaldığını dile getiriyor. Konu hakkında Boyacıoğlu, öncelikle sadece sinema alanında değil, tüm yaşamda cinsiyet eşitliğini sorgulamak gerektiğini vurguladı ve “Geçen yıl kadın sinemacıların ödüllere ağırlığını koyması bizi de çok mutlu etti” dedi.https://866399dadaacd5d0bd0573286bed9774.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

Bu yılki festivalde özellikle Türk filmleri arasında kadın yönetmenlerin sayısı oldukça az. Boyacıoğlu bunun nedenini şöyle anlattı: “Bu yıl ulusal uzun metraj yarışmasına başvuran 44 filmden sadece üçü kadın yönetmenlere aitti. Nazlı Elif Durlu’nun ilk filmi ‘Zuhal’ yarışmaya seçildi. Dileğimiz daha fazla kadın sinemacının film üretmesi. Öte yandan festivalin Forum bölümüne seçilen 26 projede 10 kadın yönetmen ve 20 kadın yapımcının yer alması son derece sevindirici.”

Uluslararası Yarışmada ise bu yıl beş kadın yönetmen görüyoruz. Başak Emre hem ulusal hem de uluslararası yarışmalar hakkında oldukça iddialı: “Son yılların en güçlü yarışmalarını yaptığımızı düşünüyoruz” dedi. Emre, Antalya Altın Portakal Film Festivali, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefleyen 5050×2020 Taahhüdünü Türkiye’de ilk imzalayan festivallerden biri. Bu nedenle festival yalnız çalışanları arasında değil -ki çalışanların yüzde 80’i kadınlardan oluşuyor- seçilen filmlerden jürilerin oluşumuna her alanda cinsiyet eşitliğini amaçlıyor. 2021’de Uluslararası Yarışma jürisine bir kadın sinemacının başkanlık etmesini hedefliyorduk. Dorota Kedzierzawska gibi kariyeri boyunca yarattığı güçlü kadın karakterlerle dünyanın dört bir yanından insanlara ilham vermiş bir ismin jüri başkanlığını üstlenmesi bizi ayrıca sevindirdi” diye konuştu.

‘DOĞRUDAN SALDIRAMAYANLAR…’

 Festival jürisi açıklandığında, özellikle sosyal medyada müzisyen Gaye Su Akyol’un jüriliğine yönelik eleştiriler yapılmıştı. Konu hakkında Boyacıoğlu şunları söyledi: “Bu ülkede insanlar tanımadıkları kişiler hakkında hiçbir araştırma yapmadan eleştiriler yazmayı bir marifet sanıyorlar. Gaye Su Akyol, Ferzan Özpetek’in yönettiği ‘İstanbul Kırmızısı’ filminin ve ‘Dip’ adlı dijital platform dizisinin müziklerini yapmış, ayrıca Ümit Ünal’ın yönettiği ‘Sofra Sırları’ filminde ve ‘Aşk Aldatır’ adlı TV dizisinde şarkıları kullanılmış bir sanatçı. Festivale doğrudan saldırmayı göze alamayanlar, jüri üyelerini eleştiriyorlar. Ayrıca ulusal uzun metraj yarışmasında En İyi Müzik dalında bir ödül var. Dolayısıyla jüride bir müzisyen üyenin olmasından doğal bir şey olamaz.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/altin-portakal-cok-iddiali-1873939