
Konser Tarihi : 30 Ocak 2026 – Cuma
Konser Saati : 20:00
Konser Salonu : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu
KONSER PROGRAMI
- van BEETHOVEN : Septet Op.20 Mi bemol Majör
- AKTAŞ : Soundtrack Medley
Şef : TULIO GAGLIARDO VARAS
Solist : ÇDSO ÜFLEMELİ VE VURMALI ÇALGILAR GRUBU
İZMİR PERCUSSİON ENSEMBLE
MURAT POLGE
AKGÜN ÇAVUŞ
ALİ ÇETİR
ÖZGECAN ARIN
BERKİN BİLGİHAN
İLKE DEMLİ
KAAN METİN
SALİM ÖZSEZER
CAN BAĞDAR BİLEN “piyano”
TULIO GAGLIARDO VARAS
1965 yılında Arjantin’in Buenos Aires kentinde doğdu. Ulusal Konservatuvar ve Cuyo Üniversitesi’nde eğitim gördü. Doğduğu ülkede yoğun bir müzik faaliyetinin ardından İspanya’ya gitti ve 20 yıldır orada yaşıyor.
1990’dan bu yana İspanya’daki birçok önemli tiyatrolarda yönetmenlik yaptı. İspanya ve Fransa’nın en önemli festivallerine davet edildi. 20’den fazla opera ve 40’tan fazla opera yönetti. 2200’den fazla gösterimle sahnelenen operetler, birçoğu TVE tarafından yayınlanmış olup, bu da onu yönetmenin en büyük repertuarlarından biri yapmaktadır.
31 Ocak 2003’te, büyük Arjantinli tenor José Cura ile yedi konser yönetmek üzere iş birliğine başladı. İtalya’daki Busseto’ daki Teatro Verdi’de iki konser, Almanya’daki Regensburg ve Münih’te bir konser, Macaristan’daki Budapeşte’de bir konser ve Prag’da iki konser.
2004 yılında, tenor Lando Bartolini ile Carcassonne Uluslararası Festivali’nde Aida operasını büyük bir başarıyla yönetti.
2005 yılında, Aida, Carmen’ in büyük bir prodüksiyonunu, Madame Butterfly ‘ı yönetti.
Mart 2006’da Romanya’nın Sibiu kentinde ve Fransa’nın Biarritz kentinde Mozart’ın K 467 numaralı piyano ve orkestra konçertosunu seslendirdi.
2006 yılında İzmir’deki Devlet Operası’nda müzik direktörü olarak göreve başladı ve Nisan 2007’de genel müzik direktörü oldu. O zamandan beri tiyatro, Türkiye’nin en iyi opera evi olarak tanınmak da dahil olmak üzere sayısız ödül kazandı. Müzik yönetimi altında tiyatro, Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası bir üne kavuştu, 2009 ve 2010 yıllarında İspanya’ya davet edildi. Türk basını, orkestranın eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirterek Tulio Gagliardo’ nun çalışmalarını övdü.
2007 yılında Peru’nun Lima kentinde zarzuela sezonunu yönetti ve 2007 yılının sonunda Toronto’daki (Kanada) Roy Thompson Hall’da yıl sonu konserini yönetti.
Garcilaso de la Vega Vakfı, öğretmen Ruperto Chapi’ nin “Garcilaso’ nun Ölümü” adlı operasının bir el yazmasının varlığını keşfeder. Hemen analiz için öğretmen Tulio Gagliardo ‘ya gönderilir. Onayını aldıktan sonra, 2008’de yayınlanacak iddialı bir proje üzerinde çalışmaya başlar. Yoğun çalışmanın sonucu, bu eserin İzmir’de ve daha sonra Toledo’ da dünyada ilk seslendirilmesiyle ödüllendirilir ve bu ilk seslendirilme de TVE tarafından yayınlanır.
2008’den 2010’a kadar faaliyetleri ağırlıklı olarak Türkiye’de yoğunlaştı ve burada çok sayıda opera yönetti ancak son dönemde Amica (Mascagni), La Traviata, Carmen, Rigoletto, La Muerte de Garcilaso ve bazı Zarzuelalar gibi yapımlarda Fransız, İspanyol ve İtalyan izleyiciler de onu izledi.
2010 yılında İzmir’e (Türkiye) yerleşti. 2010 yılının başlarında, Türkiye Ulusal Radyo Korosu’nun 40. yıldönümünü kutlamak amacıyla, o ülkenin ulusal televizyonunda yayınlanacak bir CD kaydetmek üzere davet edildi. Ekim 2010’da Ankara Devlet Operası’nda Tosca ‘yı ve Ankara Bilkent Senfoni Orkestrası ile bir konser verdi. Aralık 2010’da İzmir’de (Türkiye) Othello ve Samsun’da Carmen’ i yönetti.
Ocak 2011’de İzmir’de Carmina Burana ve Othello’yu, Şubat 2011’de İzmir’de La bohème’ i, Mart 2011’de İzmir’de Kösem Sultan balesinin dünya prömiyerini ve Nisan 2011’de İzmir’de Kösem Sultan ve Othello’ yu yönetti.
Tulio Gagilardo Varas şu anda İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin baş şefidir.
İZMİR PERCUSSİON ENSEMBLE
İlk konserlerini 2015 yılında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştiren İzmir Percussion Ensemble ,gördükleri yoğun ilgi üzerine, devam eden sezonlarda başta Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası olmak üzere Ege Sanat Senfoni Orkestraları ile birçok konserler vermiştir.
Tanınmış klasik müzik eserlerinden tangolara, film müziklerinden modern eserlere kadar geniş bir repertuvara sahip olan topluluk, bu sene güncellenmiş olan kadrosuyla yeniden sahnelerde yerini alıyor.
İzmirli sanatçılardan oluşan topluluk, besteci ve vurmalı çalgılar sanatçısı Denizcan Aktaş’ın kendileri için özel olarak aranje ettiği “Soundtrack Medley” isimli eserin Adana’da ilk seslendirilişini gerçekleştirecek.
Farklı projelerle sanat severler karşısında olmayı hedefleyen “İzmir Percussion Ensemble” sanatçıları, çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.
LUDWİG van BEETHOVEN
Doğum: 16 Aralık 1770 Ölüm: 26 Mart 1827
Klasik dönemden Romantik döneme geçiş sürecine büyük katkı sağlamış ve gelmiş geçmiş en ünlü ve en etkileyici bestecilerden biri olarak kabul edilen Alman piyanist ve bestecidir.
Beethoven dünyaya gelen yedi çocuktan ikincisidir. Doğan yedi çocuktan sadece Beethoven ve diğer iki kardeşi Kaspar Anton Karl van Beethoven (1774-1815), Nikolaus Johann van Beethoven (1776-1848) hayatta kalır.
Beethoven’ın ilk müzik öğretmeni babasıdır. Daha sonra Gilles van den Eeden’den organ ve aile dostu olan Tobias Friedrich Pfeiffer’den klavye dersleri alır. Aynı zamanda Franz Rovantini’den keman ve viyola dersleri alır. Beethoven 5 yaşından itibaren çok yoğun müzik dersleri almaya başlar klavye öğretmeni Pfeiffer bazen onu gece yatağından kaldırarak zorla dersler verir.
Beethoven ilk halka açık konserini 1778 yılında henüz yedi yaşında iken verir.
1779 yılında Beethoven Christian Gottlob Neefe’den ilk bestecilik dersleri almaya başlar. 1783 yılında Christian Gottlob Neefe’nin yardımıyla Beethoven ilk bestesini yayınlar, daha sonra Beethoven Neefe’nin asistanı olarak çalışır. 1784 yılından itibaren ilk parasını asistanlıktan kazanmaya başlar. İlk 3 piyano sonatı 1783 yılında yayınlanır. Beethoven’ın bu muazzam yeteneği başpiskopos Maximilian Friedrich tarafından fark edilerek maddi ve manevi yönden desteklenir.
O sıralarda baş gösteren aydınlanma çağı ve masonluk Beethoven’i derinden etkiler Neefe ve Beethoven’ın çevresindekilerin çoğu aydınlanmışlar (Order of the Illuminati) üyesidir.
1787 yılında Beethoven, Mozart’la çalışmak umuduyla Viyana’ya gider fakat varışından 2 hafta sonra annesinin hastalığını öğrenir ve geri döner. Beethoven aynı yıl içinde annesini kaybeder ve babası alkolik olur. Bunun sonucunda Beethoven küçük kardeşlerinin sorumluluğunu almak zorunda kalır ve 5 yıl boyunca Bonn’da kalmaya karar verir. Bu sıralarda Franz Wegeler ile tanışır ve onun sayesinde o zamanın seçkin ailelerinden olan von Breuning ailesi ile tanışır. Beethoven sıkça von Breuning ailesinin evine ziyaretlere gider ve çocuklarına müzik dersleri verir. Bu sıralarda Almanya’nın soylularından Count Ferdinand von Waldstein ile tanışır ve ondan maddi destek görür. Daha sonra Beethoven onun adına bir sonat yazacaktır.
Beethoven 1789 yılında babasının alkolizm bataklığına düşmesinin ardından yasal yollara başvurarak babasının maaşının yarısının kendine ödenmesini sağlar bu sayede ailesine destek olabilecektir. Aynı zamanda seçkin sarayların orkestralarında viyola çalarak ailesine maddi katkı sağlamaya devam eder, bu sayede Mozart’ın operalarıyla tanışır ve ünlü flüt virtüözü Anton Reicha ile arkadaşlık kurar.
1792 yılında Viyana’ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ın yanında çalışmaya başladı. Joseph Haydn kısa sürede Beethoven’ın üstün yeteneğini fark etti ve her konuda ona destek oldu. Beethoven, başlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenleri etkiledi.
Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera (Fidelio) bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. Eroica olarak da bilinen 3. senfonisini, Avrupa’ya demokrasi getirdiği için Napolyon’a adamıştır. Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir.
Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu.
Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemi’ni başlatmıştır.
Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.
Dünyaca tanınan bir besteci olarak siroz hastalığı nedeniyle ölmüştür ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır.
Septet Op.20 Mi bemol Majör
Bestelenme tarihi : 1799
İlk seslendirme tarihi : 1800
Adanılan kişi : İmparatoriçe Maria Theresa
Yapıt; klarnet, korno, fagot, keman, viyola, çello ve kontrbas için bestelenmiştir.
Bestecinin üzüntüsüne rağmen, Beethoven’in yaşamı boyunca en popüler eserlerinden biriydi. Konser, Paris’te son derece popülerdi ve onlarca yıl boyunca, genellikle yılda birden fazla kez, Konservatuvar Topluluğu Orkestrası tarafından seslendirildi.
Beethoven’in ölümünden sonra eşyalarının açık artırmasında, Septet 18 florine satıldı.
Yapıt altı bölümden oluşmaktadır.
- Adagio – Allegro con brio Mi bemol majör
- Adagio cantabile La bemol majör
- Tempo di menuetto Mi bemol majör
- Çeşitli temalar : Andante Si bemol majör
- Scherzo: Allegro molto e vivace Mi bemol majör
- Andante con moto alla marcia Mi bemol minör – Presto Mi bemol majör
Finalde bir keman kadansı yer alıyor .
Sanatla Kalınız …
Taşar ERKOL
