Taşar Erkol

“İSMET İNÖNÜ’YÜ ANMA KONSERİ”

Tarih               : 21.12.2018

Yer                  : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser Salonu

Saat                 : 20:00

Şef                   : Li YANG

Solist               : Gülsin ONAY              “Piyano”                       “Devlet Sanatçısı”

Program          : Frederic CHOPIN / Piyano Konçertosu No: 2
  Ludwig van BEETHOVEN / Senfoni No: 2         “Adana’da ilk seslendiriliş”

Li YANG

Müzik Merkezi Konservatuarı, Tianjin Senfoni Orkestrası Asılşefi, Çocukların Yerleşik Şefi ve Ulusal Senfoni Orkestrası Genç Korosu, Pekin Filarmoni Korosu Direktörü ve Koordinatörü şefi olarak görev yapmaktadır. Yang Li müzikal bir ailede doğdu ve erken çocukluğundan beri müzik öğrenmeye başladı. 1990 yılında Yang, lisans derecesini, diğerlerinin yanı sıra Prof. Xu Xin’de eğitim verdiği Merkezi Müzik Konservatuarı Dairesi’nden aldı. 1997 yılında Almanya’nın Stuttgart Müzik Konservatuvarı’ndan “Sanatçı Diploması” ile mezun oldu ve burada ünlü Alman şef Thomas Ungar tarafından eğitildi. Stuttgart’ta geçirdiği dönemde Yang, Çin’den “Herbert von Karajan Vakfı” bursunu kazanan ilk müzisyen oldu.Stuttgart Müzik Konservatuvarı’ndan mezun olduktan sonra Yang Li, Pekin’deki Müzik Merkezi Konservatuarı İcra Bölümü’nde eğitim vermek üzere Çin’e döndü. Çin ve yurtdışından orkestralar ve sanatçılar ile işbirliği yapan Anakara Çin’in içinde ve dışında çok sayıda senfoni, oda müziği, opera ve koro eseri gerçekleştirdi. Stuttgart, Makao Uluslararası Müzik Festivali’nde Bach Müzik Festivali ve Alexander Pushkin’in 200. yıldönümü yıldönümünü kutlayan 1999 Moskova Genç Yetenek Müzik Festivali’ne davet edildi. Yang Li, Çin modern müziğinin de hevesli bir destekçisi. 2002, 2006 ve 2007 yıllarında Çin Modern Müzik Festivali’nde Şangay Filarmoni Senfoni Orkestrası ve Tianjin Senfoni Orkestrası gerçekleştirdi. Çin Kültür Bakanlığı, opera prodüksiyonu General She Leng’i yürütme konusundaki mükemmel performansı nedeniyle Yang Li “Wen Hua Ödülü” ne layık görülmüştür.Son 10 yılda Yang Li, Çin Ulusal Senfoni Orkestrası Çocuk ve Genç Kadın Korosu’nun 18 farklı uluslararası koro müsabakasında üst düzey ödüller kazanmasına ve 2006 Busan Koral Festivali’nden biri için üç En İyi Şef ödülünü almaya ve Biri “The Singing World” (2011’de St. Petersburg’daki 7. Uluslararası Koro ve Vokal Topluluğu Yarışması) ve 2015’te İtalya’nın 54. Seghizzi Koro Şan Yarışması’ndan bir diğeri olan yarışma, son yıllarda, Yang Li’ye davet edildi. 2007 Busan Uluslararası Koro Yarışması da dahil olmak üzere pek çok uluslararası koro yarışması için jüri üyeliklerine oturmak;2008’de 61. Japon Koral Yarışması; 2012 yılında Cincinnati, ABD’de düzenlenen 7., 8. ve 9. Dünya Korosu Oyunları, 2014’te Riga, Letonya ve 2016’da Soçi, Rusya’da; 2016’da 55. Seghizzi Koro Şan Yarışması, İtalya. Müzik eğitimi ve konser performansına odaklanan Yang Li, akademik dünyada önemli bir rol oynamakta, Müzik Merkezi Konservatuarı ve Tianjin Müzik Konservatuarı Dergisi dâhil olmak üzere profesyonel dergilerde yayınlamaktadır.Son zamanlarda, Pekin Müzik Merkezi Konservatuarı tarafından Modern Davranış Teknikleri başlıklı bir ders kitabı yayınladı.

Gülsin ONAY                       “Piyano”                     (Devlet Sanatçısı)       

Piyano eğitimine üç buçuk yaşında başlayan Gülsin Onay ilk konserini altı yaşında TRT İstanbul Radyosunda verdi. Üstün Yetenekli Çocuklar Kanunu kapsamında, iki yıl Mithat Fenmen ve Ahmed Adnan Saygun tarafından Ankara’da özel eğitim verilerek 12 yaşında Fransa’ya gönderildi. Paris Konservatuvarı yüksek bölümünden 16 yaşında, “Premier Prix du Piano” kazanarak mezun oldu. Sanatçı, Marguerite Long–Jacques Thibaud (Paris) ve Ferrucio Busoni (Bolzano) de dâhil olmak üzere başlıca uluslararası yarışmalarda kazandığı ödüllerle uluslararası müzik kariyerine başlamış oldu. Gülsin Onay’ın uluslararası müzik kariyeri Arjantin’den Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıtada 64 ülkeyi kapsar. Sanatçı Berlin, Varşova Sonbaharı, Granada, Würzburg Mozart Festivali, Newport, Schleswig-Holstein, İstanbul, Miami gibi dünyanın önemli müzik festivallerinin de eleştirmenlerce beğenilen, aranan bir ismidir. Gülsin Onay, 2004 yılında başlayarak kısa sürede dünya genelinde klasik müzik çevrelerinin dikkatini çekmeyi başaran Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinin de Sanat Danışmanlığını yapmaktadır. Son yıllarda Rachmaninov yorumlarıyla müzik otoritelerinden büyük övgüler alan Gülsin Onay ayrıca, uluslararası alanda istisnai bir Chopin icracısı kabul edilmektedir. Polonya Hükümeti Gülsin Onay’ı Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devlet Nişanı ile onurlandırmıştır. Hocası Saygun’ un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak tanımlanan Onay, gerek konser programlarından gerekse kayıtlarından eksik etmediği bestecinin eserlerini önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede seslendirmiştir. Sanatçı, kendisine adanmış olan Saygun’ un 2. Piyano Konçertosu ile Stuppner ve Tabakov’un konçertolarının dünya prömiyerlerini gerçekleştirdi. Saygun’ un yanı sıra Hubert Stuppner 2. Piyano Konçertosunu, Jean-Louis Petit Gemmes ve Muhiddin Dürrüoğlu-Demiriz Bosphorus isimli piyano eserlerini sanatçıya ithaf etmişlerdir. Ünlü virtüöz Marc-Andre Hamelin Gülsin Onay için Prelude ve Denis Dufour ise Avalanche’ı bestelemiştir. Müzik otoritelerinin sadece teknik ustalığı değil “sınırsız enerji ve hem zeki hem de duyarlı bir yorum gücü ile donatılmış olağandışı bir piyanist” olduğu konusunda da birleştikleri Gülsin Onay’ın 20’ye yakın albüm kaydı, sanatçının yorum gücü yanında repertuar zenginliğini de yansıtır. Gülsin Onay’a 1987 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir. 1988 yılında Boğaziçi ve 2007 yılında Hacettepe Üniversiteleri tarafından Fahri Doktora ile onurlandırılmıştır. Yurtiçi ve dışında pek çok yardım konseri veren Gülsin Onay, 2003 yılında UNICEF Türkiye Milli Komitesi tarafından “İyi Niyet Elçisi” seçilmiştir. Sanatçıya ayrıca Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından 2007 Onur Ödülü Altın Madalyası verildi. Onay, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Solisti olup, Bilkent Üniversitesi’nin de Sürekli Sanatçısıdır.

Frederic CHOPIN   (Doğum: 1810 Polonya             Ölüm: 1849 )

Frederic Chopin, müzik tarihinin gelmiş geçmiş en iyi piyano müziği bestecisi olarak kabul edilir. Tek bir enstrümanı kullanarak, Mozart, Beethoven, Bach gibi en büyükler arasında yerini almıştır. Chopin ilk müzik derslerini Polonyalı annesinden aldı. 6 yaşına geldiğinde, dehası ortaya çıkan besteci oldukça yaratıcı düzenlemeler yapmaya başladı. Bunun üzerine Zvyny’den ders almaya başladı. 1822’de Varşova Konservatuarı’na yazılan Chopin, Joseph Elsner’den, kontrpuan dersi aldı. Constantia Gladkowska’ya âşık olan besteci, 16 yaşında ilk bestelerini sevgilisi için yaptı. Ardından 1829 ile 1830 yılları arasında çeşitli kentleri gezen Chopin bir dizi konser verdi. Chopin, 1831 yılında Romantik Dönemin sanat başkenti Paris’e yerleşmeye karar verdi.  Chopin, 1831’de Paris’e yerleştikten sonra, bir daha geri dönmedi, ancak Polonya’yı çok seven Chopin, bir arkadaşının hediye ettiği, Polonya toprağıyla doldurulmuş gümüş kupayı, yanından ömrü boyunca ayırmadı, hatta bu kupa vasiyeti üzerine, öldükten sonra da vasiyeti üzerine mezarına gömüldü. Chopin’i Liszt, ünlü yazar George Sand ile (Aurore Dudevant) tanıştırdı. Ancak zamanla aralarında oldukça tutkulu bir aşk başladı. 1839’da çift birlikte Mallorca’ya gitti. Chopin 24 prelüdünün büyük kısmını bu dönemde tamamladı. 1847 yılına kadar Sand’ın Nohant’taki evinde birlikte yaşadılar. Kötü sağlığına rağmen, bu yıllar Chopin’in en verimli olduğu, en güzel eserlerini yazdığı yıllardır. 1847 yılında Sand’ın çocukları çiftin ilişkisinin sona ermesine yol açtı. Ayrılığın ardından İngiltere’ye giden Chopin, bu seyahatten oldukça zayıf düşmüş olarak döndü. Aradan bir yıl geçmeden, 1849 yılında, genç yaşta veremden öldü. Besteciliğinin yanında Liszt’ den sonra belki de gelmiş geçmiş en iyi virtüözdür. Çalış tekniği olarak Mozart’çı geleneği devam ettirmiş, piyanonun kullanım imkânlarının gelişimine katkıda bulunmuştur.

Piyano Konçertosu       No: 2    Op: 21             F Minör            

Chopin’in eğitimini tamamladığı 20. yaş günü civarlarında, 1830 yılında bestelenmiştir. Eserin ilk seslendirilişi 17 Mart 1830 yılında Varşova’da gerçekleştirilmiştir. Besteleniş tarihi daha önce olmasına rağmen, yayınlanma sırası ikinci olduğu için 2 numaralı piyano konçertosu adını almıştır.

 Bölümler

  1. Maestoso
  2. Larghetto
  3. Allegro vivace

Birinci Bölüm: Maestoso

4/4’lük ölçüde, fa minör tonda ağır ve görkemli (Maestoso) tempoda, eserin iki önemli temasını tanıtan orkestra tuttisi ile başlar. Ama bu temalar Mi minör konçertoya göre daha mat gibidir. Marş benzeri noktalı ritimde sunulan ana tema piyanonun girişini sağladıktan başka, geliştirimde ve tekrarda tematik malzemeyi, oluşturacaktır. Solist ise malzemeyi pırıltılı pasajlarla, inci dizileri gibi sıralamalarla süsler.

İkinci Bölüm: Larghetto

2. bölüm yine 4/4’lük ölçüde, La bemol Majör tonda, ağır ve genişçe (Larghetto) tempoda kısa bir orkestra girişiyle başlar. Piyanonun şiirsel katılımı hemen bir noktürn izlenimi verir. Chopin sıra dışı Titus’a Adagio olarak tanımladığı bu Larghetto’ da tüm duygularını Contantia’ya olan aşkını dile getirdiğini yazmıştır. Bu bölümdeki hülyalı aşk ezgisi şiirsel süslemelerle bezenir. Piyanonun tüm parlaklığı, tüy gibi hafif trilleri, güzel figürleri, inci taneleri gibi dizilen pasajları ve kendine özgü rubatosu yalnızca bu tını çekiciliğini amaçlamış gibidir.

Üçüncü Bölüm: Allegro vivace

3/4’lük ölçüde, fa minör tonda, çabuk ve canlı (Allegro vivace) tempoda, bu kez bir mazurka tarzındaki Finale’dir. Ama burada da mazurka tam folklorik karakterde değildir. Konçertonun bu en kısa bölümü önce, mazurka temasını büyük bir konser valsine giriş gibi duyuran piyanonun zarif ve neşeli sunuşuyla başlar. Minör tonaliteye karşın güçlü şekilde gelişen bölümde, ekolu korno çağrıları ile başlatılan ikinci tema ise, piyanonun teknik ve müzikal oyunlarıyla dikkati daha çok çeker, mazurkayı unutturur. Majöre dönüşen codada çifte trilli kadaslarla hafifçe sallanan ritimde ikinci tema scherzando tarzında piyano tarafından duyurulduktan sonra, bir genel susuşu izleyen güçlü finalle eser sona ulaşır.

Ludwig van BEETHOVEN

Doğum:17 Aralık1770 Bonn – Almanya  Ölüm:  26 Mart 1827    Viyana – Avusturya

İlk piyano derslerini henüz dört yaşındayken babasından aldı. 1779’da Christian Gottlob Neefe ile çalışmaya başladı. 1783’te ilk bestesi olan Dressler’in Marşı Üzerine Çeşitlemeler Neefe’ nin yardımıyla yayımlandı. 1786’da Viyana’ya yaptığı ziyaretin ardından, annesinin ölümü üzerine Bonn’a geri döndü ve Kont Walstein’ın hizmetine girdi. 4 yıl boyunca kontun orkestrasında viyola çaldı. Annesinin ölümünden sonra Beethoven Viyana’ya geri döndü ve hayatının sonuna dek orada yaşadı.1794’e dek Viyana aristokrasisi içindeki müzik âşıklarına saraylarda ve özel toplantılarda çaldı. 1795 yılına kadar halka açılmamıştı. Başlangıçta bir besteci olarak değil, bir piyanist ve öğretmen olarak adını duyurdu ve kısa zamanda üne kavuştu.1798 yılında Beethoven işitme problemleri yaşamaya başladı. Bu tarihten itibaren 21 yıl boyunca hiç kimseyle iletişim kurmadı. Ancak 1819 yılına gelindiğinde yazarak insanlarla diyalog kurmaya başladı. 21 yıl boyunca çekilen yalnızlık çok derin acılar yaşamasına neden oldu. Beethoven bütün senfonilerini işitme problemi yaşamaya başladıktan sonra bestelemesi de dikkate değer bir olaydır. Beethoven ömrü boyunca birkaç kadını sevmiş buna rağmen hiç evlenmemiştir. Bunlar içinde evlenmeye en çok yaklaştığı ve en çok sevdiği Ölümsüz Âşık’ tır. Kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte bu kadının, Frankfurtlu bir tüccarın karısı olan Antonie Brentano olduğu sanılmaktadır. Sevdiği kişiye kendini bütünüyle veren Beethoven, Diabelli Varyasyonları’nı Ölümsüz Aşkı’ na adamıştır. 1826’da kardeşi Karl ile Gneixendorf’ta yaptığı tatilin ardından Viyana’ya dönüşünde, siroz hastalığı iyice ilerlemiş, yataktan kalkamaz olmuştu. 26 Mart 1827’de hava iyice bozmuş, durmadan yağmur yağıyordu. O sırada akan büyük bir şimşekle Beethoven’in odası aydınlandı. Aynı anda, yumruğunu havaya kaldıran Beethoven’in gözleri birkaç saniyeliğine hayata meydan okurcasına açıldı ve ardından bir daha açılmamak üzere kapandı. Beethoven yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı bir cenaze töreninin ardından Wahring mezarlığına defnedildi. 1888’de ise naaşı Viyana Merkez Mezarlığı’na Schubert’in mezarının yanına aktarıldı.

Senfoni No: 2   Op: 36             Re Majör                     “Adana’da ilk seslendiriliş”

Beethoven’in kariyerinin en büyük paradokslarından biri, 2. Senfoni’yi tam da işitme kaybı nedeniyle neredeyse intihara varan bir çaresizlik hissiyle boğuştuğu sırada yazmış olmasıdır. Bu duruma karşın çalışma, bestecinin en iyimser ve heyecanlı eserlerinden biridir. Beethoven sağırlığı nedeniyle bunalımının arttığı 1801 yılında 2. Senfoni’si üzerinde çalışırken rahatsızlanmış, çeşitli hastalık ve doktorlarla uğraşmış, önerilen sakin ve sessiz köy yaşamı için gittiği Heilligenstadt’ ta 6 Ekim günü vasiyetnamesini yazmış, intiharı bile düşünmüştü. Ancak bu karamsar hava, 1802 yazında tamamladığı 2. Senfoni’de hiç görülmez. Senfoni, tematik öğelerin birleşimini, dramatik ve lirik olanları temsil eden dört bölümden oluşur.

  1. Adagio molto – Allegro con brio (D Major)
  2. Larghetto (A Major)
  3. Scherzo. Allegro – Trio (D Major)
  4. Allegro molto (D Major)

            Birinci Bölüm (Allegro con brio)

Birinci kemanların önderliğinde girilen 4/4’lük ölçüdeki, parlak ve çabuk (Allegro con brio) tempodaki canlı bölmede, ana tema önce viyolonsellerde, sonra da bas yaylıların yumuşak katılımıyla duyurulur. İkinci tema ise klarinet ve fagotla, cümle sonları staccato tarzda belirlenir ve zaferi yansıtan doruğa güvenle ulaşılır. Coda da, yine ana tema üzerine kuruludur.

            İkinci Bölüm (Larghetto)

3/8’lik ölçüde, La Majör tonda, ağırca (Larghetto) tempoda romans benzeri ezgilerle örülmüştür. Beethoven’in konser salonlarında en beğenilen, en sevimli sayfalarını içerir. Yaylı çalgılarla duyurulan açılış teması üflemeli çalgılarla yinelenir; büyüleyici güzellikte bir şarkı duyurulur. Çeşitli çalgı uygulamaları ile biraz da hüzünlü ve lirik ikinci tema yine birinci kemanlarla sergilenir; yakınan havada süren bölüm kırsal bir dans ezgisi ile “belki de Heilligenstadt çayırlarının yansımasıyla” mutlu ve saf bir neşeye bürünür. Beethoven’in yaratılışının yüksek noktalarından biri olarak düşünülebilir. Temalar, büyük bir güzellikten ve büyük bir üzüntüden gelen asil fikirleri ifade eden dinginliğe sahiptir

            Üçüncü Bölüm (Scherzo, Allegro)

33/4’lük ölçüde, Re Majör tonda, neşeli (Allegro) tempoda bir scherzo’dur. Beethoven burada kendine özgü ve karakterini “bir forte(f) – üç piano(ppp)” notadan oluşan bir motifle yansıtır. Bu kısa motif baslar, kemanlar ve kornolarla sürekli tekrarlanır. Trio bölmesi ise obua ve fagotlardaki kısa cümleyle bu parlak scherzo’ya karşılığını, en sade ve kontrastlı şekilde hazırlar; yaylıların arpejlerini üflemeli çalgılar biraz da arsızca ve şakacı şekilde yanıtlar.

          Dördüncü Bölüm (Allegro molto) 

4/4’lük ölçüde, Re Majör tonda, çok çabuk (Allegro Molto) tempoda, yine mutlu havada ama güçlü (forte) başlayan rondo benzeri bir finaldir. Zarif olduğu kadar etkili ana tema, kemanlarla vurgulanır. İkinci tema ezgisel karakterdedir. Diğer bölümlerden motifler yine canlanır, usta bir işlenişle şakacı bir savaşımla sürer. Uzun tutulan coda’da ise sürprizli biçimde, beklenmeyen armonilerle, boşlukta kalmış akor vuruşlarıyla eser sona erer.

TaşarERKOL                                                                                                                    adabul.com