İlksen Utlu, Sevmekle iyileşecek her şey

 

“Sevgi tek ve yegâne cevaptır”

Ülkenin aynı yaşlarda olan pırıl pırıl gençleri sokaklarda karşı karşıya geliyor bugünlerde.

Eylemler sırasında güvenliği sağlamak üzere görevlerinin başında olan genç polisler ve demokratik haklarını kullanarak hak, hukuk, adalet yürüyüşünde olan üniversiteli gençler sokaklarda karşı karşıya.

Üniversiteli gençler özgür, demokratik, hukukun üstünlüğünün ve bağımsızlığının tanındığı aydınlık bir gelecek talebiyle seslerini duyurabilmek üzere ülkenin dört bir yanında eylemdeler.

Gençlerin anayasal haklarını kullanarak yaptıkları eylemlerin maalesef pek çoğunun polisler tarafından orantısız güç kullanılarak şiddetle karşılandığına şahit olduğumuz görüntülerle karşılaşıyoruz.

Fakat geçtiğimiz günlerde bazı eylemci gençler tarafından görev başındaki polislere, yer yer de polisler tarafından eylemci gençlere uzatılan çiçek görüntüleriyle karşılaştık.

Bu görüntüler nasıl da yumuşattı kalbimizi. Kısa bir süre için bile olsa her iki tarafta da baş rolde gençlerin olduğu eylemlerin barış içinde geçebileceğini ummak istedik.

Görüntüler karşısında kendimi gayriihtiyari Zülfü Livaneli’nin;

‘Dünyayı güzellik kurtaracak,

 Bir insanı sevmekle başlayacak her şey’ şarkısını mırıldanırken buldum.

Ve gözümün önünde yıllar önce siyah beyaz bir duvar resminde karşılaştığım Einstein ve elindeki pankartta yazan ‘Love is the answer’ (Sevgi cevaptır) yazısı belirdi.

Bir kere daha içimden ‘Dünyayı kurtaracaksa ancak sevgi kurtaracak’ dedim. Bunu söyleyen içimdi ama aslında bilim de bu kanıyı destekliyor.

Peki nasıl?

Bilim, tüm maddelerin yapı taşı olan atomun % 99,99999 enerji ve %0, 00001 fiziksel maddeden oluştuğunu gösteriyor.

Yukarıdaki bilginin ışığında kuantum modeline göre atomlar ağırlıklı olarak boş alanlardır, atomlar enerjidir. Yani yaşamımızda fiziksel olan şeylerin hepsi enerji alanı ya da bilginin frekans kalıplarıdır.

Bizlerin de insan canlısı olarak yapı taşımız evrendeki her şeyle bir. Bu durumda biz de büyük oranda enerjiden oluşuyoruz.

Bu bilgiye ek olarak Rezonans Kanunu evrendeki her şeyin ve her canlının kendine özgü bir titreşimi olduğunu söyler. Bu vücudumuzdaki bütün organlar ve hücreler için de geçerlidir. Bu kanuna göre evrendeki her şey titreşimler aracılığıyla birbiriyle etkileşime geçer.

1991 yılında kurulan, duygusal psikoloji ve kalp beyin ilişkisi üzerine köklü çalışmalar yürüten HeartMath Enstitüsü yaptığı araştırmalar üzerine kalbin, yaklaşık iki buçuk metre çapında güçlü bir enerji alanıyla çevrili olduğunu keşfetmiştir. Çalışma; kalbin beynin enerji alanından çok daha geniş bir enerji alanı yaymakta olduğunu göstermiştir. Bu alan o kadar güçlüdür ki etkisi insan vücudunun dışına kadar yayılmaktadır.

HeartMath Enstitüsü’nün araştırmaları bu yayılan enerjinin yoğunluğunu da gösterir. Araştırmaya göre kalp atışının elektriksel yoğunluğu (EKG) beynin elektriksel yoğunluğundan (EEG) 60 kat fazladır.

Kalbin manyetik alanı beyninkinden 5000 kat daha güçlüdür.

Bu yüzden de kalbimizle, beynimizle yaydığımızdan çok daha büyük bir enerji yayarız.

Einstein ve sevgi

Einstein’a göre

https://www.t24.com.tr/yazarlar/ilksen-utlu/sevmekle-iyilesecek-her-sey,49240