Kudret Sönmez ”Bir şehrin loş kırıkları”

Sanatsal tuşların vurulma ihtiyacını, tadı kaçmış bir yürek yayıyla ıskalıyor bazen insan… Dokunsam dökülüverecekmişim gibi bir kaygıyla arasam da içimdeki kavramları…

Düşler, özgün hafifliğine bir perde çekip beni engelliyor.

Bazen bu memleketin bereketli kalbi acıyor… Bir kentin caddeleri fotoğraflanıyor, sokakları resmedilemiyor. Toprağın şiiri yazılıyor, şairin nabzı atmıyor.

Yağmur yerine düş kırıkları dökülüyor gökyüzünden… Sanatçı çekmiş kendini içine, kapalı bir edayla titreşiyor.

Bir kentin yüreği sancıyor… Ve insanlar sus’uyor… Belki de insanlar sanata su’suyor.

Havadan sağanak kırıklar yağıyor. Herkesin içinde bir “ben” ağlıyor.

Ve sayfalardan Doğan Cüceloğlu’nun anlam yüklü sözleri dökülüyor:

“Söyleyemediklerimi İşitin Lütfen

Bana aldanmayın!

Yüzüm bir maskedir,

Sizi aldatmasın.

Binlerce maskem var.

Çıkarmaya korktuğum.

Ve, hiçbiri ben değilim…

Olmadığımı göstermek

İkinci doğam oldu.

‘kendinden emin biri’ dersiniz,

sanki güllük gülistanlık

benim için her şey…

adım güven belirtir.

Ve,

Oyunumun adı

Ağırbaşlılıktır.

İçimde ve dışımda denizler sakin,

Her şeyin kumandanı ben…

Fakat, inanmayın bana,

Lütfen!..

Her şey dışta düzgün ve cilalı,

Hiç yıpranmayan, her zaman saklayan

O maske!..

Altta ne güven, ne de rahatlık…

Altta,

Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan

Gerçek ben!..

Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla

Kimsenin bilmesini istemem

Zayıf taraflarımı düşündükçe,

Titrer ve sararırım…

Ve başkaları görürse iç dünyamı…

Gerçek beni ve yalnızlığımı!

İşte, maskelerimi onun için takarım…

Onun için, arkalarına saklanacak maskelerim var.

Onlar, gösterişle kullanabileceğim

Parlatılmış yüzlerim.

Bana,

‘sen değerlisin’ diyecek,

‘maskesizken daha bir insansın’

‘daha bir bendensin’

‘daha yakın, daha bir dostsun’

diyecek bir bakışa

muhtacım…

benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!..

uyarırım seni dost!..

uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,

sana kendini kolayca açmayacaktır…

bütün gücümle tutunacağım maskelerime

ne kadar sokulursan yakınıma

o denli şiddetli geri iteceğim seni…

kim olduğumu merak ediyor musun?

Hiç merak etme…

Ben çevrendeki

Her erkek ve kadınım…

Maske takan her insanım.”

***

Kendimi anlatmak için paylaşmadım bu yazıyı sizlerle… Belli bir kişiye duygusal gönderme de yapmadım. Aşka, sevdaya dair bir vurgu da yok hedefimde. Doğan Cüceloğlu, bu şiirsel yazısında herkesten söz ediyor; herkesin içindeki diğerinden…

Bense bir kentten söz ediyorum…

Adania’dan, Adanus’tan, belki de Kilikya’dan…

İçinde loş kırıklar taşıyan bir şehirden… Çok şey yapamaya çalışan bazı insanların yakıp, yanıp tüttüğü bir alemden.

Çıkın artık içinizden!

Binlerce yıllık bir kentin kareleri çiziliyor, resimleri renklenmiyor.

Artık düşlerin, düşüncelerin sarsılıp düşmesi gerekiyor hayatın biçimlendiği her zirveden.