Merih Soylu 16 Kare Merdivenler hem çekmiş hemde yazmış

Geçenlerde güzel dostlarımızla birlikte Symi adasındaydık. Şahane, özgün mimarisi olan, birbirine uyumlu renkte, göze batan hiçbir çirkinliğin olmadığı üçgen çatılı güzel binaların arasında dolaştık. Sokaklarda merdiven çokluğu dikkatimi çekti. Bir taraftan bu merdivenleri çıkmak nasıl olur diye düşünürken, bir taraftan fotoğraflarını çekmeye başladım, böylece bu yazının konusu ortaya çıktı. Sonra bir baktım ki albümüm merdiven fotoğraflarıyla dolu, demek ki beni çeken birşey var diye araştırmaya başladım. Tabii ilk başvurduğum Google amca oldu ( daha chat gpt ile ilişkimin başındayım)…
Merdiven sadece mimari bir yapı değil, bilmeye ve bilinçlenmeye yönelik kademeli bir yükseliş ve şekil değiştirmenin soyut sembolü. İnişi ve çıkışı olan çift yönlü bir yol ve araç. Ben nedense hep çıkışa bakarım, çünkü bilirim ki o merdivenin sonunda güzel birşeyler beni bekliyordur. Çıkış zor olsa da değiyor o zorluğa katlanmaya. Tabii dizler izin verdiği sürece!
Bazı kulelerde ve eski tapınaklarda merdiven basamaklarının sayısı, sayıların uğurlu kabul edilmesi ya da mitolojik bazı inançlar sonucu, bu sayılarla eşdeğer olarak kullanılmış.
Cami minarelerinin şerefe merdivenlerindeki 99 basamak, Allah’ın 99 ismini ifade ediyormuş. Aklıma 40 yıl öncesi geldi, İshak Paşa camii’nin minaresine çıkmak istediğimizde çıkamazsınız yarın bacaklarınız tutulur dedi görevliler, ama biz inatla çıktık o basamakları, hem de hiç yorulmadan çıktık, ve muhteşem manzarayla karşılaştık, tabii ertesi günden bahsetmiyorum, gerçekten bacak ağrısından yürüyemez olmuştuk, ama o ağrıları çekmeye değdi.
Bir de Tarsus Amerikan kolejindeki Stickler binasının merdivenleri var, böyle bir bilgi yuvasında, bu kadar estetik merdivenlerin olması beni her zaman heyecanlandırmıştır, ne zaman gitsem orada daha yaşamlarının başında, heyecanlı, coşkulu, en büyük dertleri sınavlar olan gençleri düşünürüm, içime bir huzur ve umut dolar. Tabii bir de Levent’i düşünürüm, bir yandan dersler bir yandan baskete yetişme telaşı içinde o merdivenleri inip çıkarken görürüm onu.…. Aslında insanın içinde de bir merdiven var, onun bilincine varmak ve basamakları doğru çıkmak gerek, çünkü sonunda kişi özüne, kendine ulaşıyor. Sizde öyle hissetmiyor musunuz? Yaşadığımız her an bize birşeyler gösteriyor, içimizde birşeyler değişiyor, ve bir basamak daha çıkıyoruz. Yani yaşam aslında bir merdiven, hem içimizde hem çevremizde birçok basamak var, bazılarını yavaş bazılarını hızlı çıkıyor olabiliriz, bazen tökezleyebiliriz ya da düşebiliriz, ufak yaralanmalar olabilir ama biraz durup doğrulup tekrar basamakları çıkmamız gerekiyor ki hem içimizde hem yaşamda sonsuza ulaşalım, öyle hemen pes etmek yok.
Bir de ‘skalaloji’ bilimi var. Friedrich Mielke, insanlar ile merdivenler arasındaki ayak ile adım arasındaki etkileşimin, merdivenlerin özgünlüklerinin ve çekiciliğinin, kısaca ‘merdiven biliminin’ yaratıcısı. İkinci Dünya Savaşı’nda bir bacağını kaybeden Mielke tarihin ilk merdiven araştırma enstitüsünü kurmuş. Mielke’nin koleksiyonunda merdivenlerle ilgili 30 kitap, dünyanın her yerinden 10 bin dosyadan oluşan bir arşiv, yaklaşık 35 bin görseli içeren bir slayt kütüphanesi, geniş bir model koleksiyonu ve detaylara ilişkin sayısız çizim yer alıyor.
Merdiven felsefe, mitoloji, tarih, din, edebiyat gibi farklı alanları da etkiliyor. Merdivenler, insanlığın hiç eksilmeyen yükselme arzusu ve hiyerarşiyi sembolize ediyor ve “kutsal olana erişme”nin bir tanımı olarak görülüyor.
Dadaist sanatçı Marcel Duschamp’in merdivenden inen çıplak isimli eseri ise sanat camiasında hala tartışılıyor, Sanatçı bu eserinde Kübizm anlayışına karşı durmuş, nü ve hareket kavramlarını birleştirerek Kübist form yakalamıştır. Aynı eserle Kübist sanatçıları eleştirmiş ve aralarında tartışmalara yol açmıştır. zamanında sergilere kabul edilmeyen eser günümüzün en kült resimleri arasında yer alıyor.
Bu kadar bilgi yeterli sanırım, yazımı
Cenab Şahabettin’in çok sevdiğim bir sözüyle noktalayayım;
‘Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.’
Şimdi arkanıza yaslanıp, yıllar içinde çektiğim merdiven fotoğraflarını izlemeye başlayın, bakalım en çok hangisini seveceksiniz…
Haydi durmayın merdivenlere bir de benim gözümle bakın, acaba size ne hikayeler anlatacaklar?
Sevgiyle kalın