Tayfun Yıldırım 1 Mayıs

Zihni Derin Ortaokulu, Rize!
2.Sınıftayım. Matematik dersimiz var. Hocam Rizeli değil, şehrimize Anadolu’dan gelmiş gencecik bir Erzincanlı..
Hem matematiği hem de hocamı çok seviyorum.
Zil çaldı, sınıfa girdik; Kemal hocamız geldi, ayağa kalktık, eliyle ‘oturun’ işareti yaptı, oturduk. O da kendi sandalyesine oturdu.
– Çocuklar biraz konuşalım mı?
– Evet öğretmenim.
– Dün hangi bayramdı da okulda ders yapmadık?
– Bahar Bayramıydı öğretmenim!
Durdu, biraz düşündü..
“Hayır” dedi.
“Size öğretilen yanlıştır. Dün 1 Mayıs İşçi Bayramı’ydı. Bütün dünyada 1 Mayıslar işçilerin bayram günü olarak kutlanır. Ama bizim ülkemizde buna izin vermezler, böyle bahar bayramı diye geçiştirirler.”
Ben 1 Mayıs’ın bahar bayramı değil, işçilerin hak ve emek dayanışma günü olduğunu, 1973’de öğretmenimden öğrendim.
1 Mayıs’ın işçi bayramı olmasının kısa tarihi şöyle:
1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu öncülüğünde “8 saat iş, 8 saat dinlenme, 8 saat insanca yaşam” talebiyle yarım milyon işçi greve gitti.
3 Mayıs’ta McCormick fabrikası önünde polisin grevcilere ateş açması sonucu 4 işçi öldü; ertesi gün Haymarket Meydanı’nda düzenlenen protesto mitinginde atılan bir bomba ve sonrasında çıkan çatışmada 7 polis ile en az 4 sivil hayatını kaybetti .
Tartışmalı yargılamalar sonucu işçi liderlerinden dördü idam edildi ve bu kişiler tarihe “Haymarket Şehitleri” olarak geçti.
1889’da Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal‘de, Fransız işçi temsilcisi Raymond Lavigne’in önerisiyle 1 Mayıs’ın tüm dünyada “Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına karar verildi. İlk uluslararası kutlama 1 Mayıs 1890’da yapıldı.
1923’te Türkiye 1 Mayıs’ı işçi bayramı olarak kabul edildi amma, kitlesel kutlamalar yasak olduğu için hiç bir gösteri yapılamadı. O tarihte ülkede zaten sanayi yeni yeni kurulduğu için işçi sınıfı diyebileceğiniz bir kitle de yoktu.
27 Mayıs 1935’teki 2739 sayılı “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” ile 1 Mayıs, “Bahar ve Çiçek Bayramı” adıyla genel tatil günleri arasına alındı.
Yani dünyada 1890’dan itibaren kutlanmaya başlanan işçi bayramı, bizde ismi çiçek bayramına dönüştürülerek ancak 1935 yılında tatil günü olabildi.
Ben de işçi bayramını ve tarihini 1973 yılında sevgili öğretmenim Kemal Behçet Bal dan öğrenebildim.
( Türkiye’de İlk geniş katılımlı kutlama 1976’da DİSK öncülüğünde Taksim Meydanı’nda yapıldı. 1 Mayıs 1977’deki “Kanlı 1 Mayıs”ta yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı kutlamada göstericilere ateş açıldı; kurşun ve izdiham sonucu 34 kişi hayatını kaybetti, 126’dan fazla kişi yaralandı. 1981’de Milli Güvenlik Konseyi tarafından resmi tatil olmaktan çıkarılan 1 Mayıs, 2009’da yeniden “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla resmi tatil ilan edildi.)
Türkiye’de 1 Mayıs’ın tarihi acıyla, kanla emekle iç içedir.
Emeğin hakkına saygı duyan herkesin bayramını kutlarım.
Kemal hocamın ellerini bir çiçek gibi koklayarak minnetle, saygı ile öperim, kalplerimiz hep yan yanadır.
https://www.youtube.com/watch?v=BUtDthvr0hs