Gültekin Emre’nin kaleminden devrimci iki büyük usta: Nikolay Vasilyeviç Gogol (1 Nisan 1809 / 4 Mart 1852) ve Yevgeni Yevtuşenko (18 Temmuz 1932 / 1 Nisan 2017) kapağımızda. Kitap Dergi, YARIN gazeteniz Cumhuriyet’le birlikte…
Kapağımızda yer alan iki büyük ustayla daha “Merhaba”.
İlki Ukrayna-Kazak kültürüyle yetişti, yetim büyüdü. Erken yaşlarda şiirle ilgilendi. Şiirleri eleştirmenlerce beğenilmeyince üzüntüsünden tüm kitaplarını yaktı. Sonraları ise öyküleri, romanları, oyunlarıyla toplumsal eleştirilerin ışığını yakıp etrafını aydınlatmaya çalışmış önemli bir yazar olmayı başardı.
Yalanları, baskıları, zorbalıkları, haksızlıkları, yoksulluğu, ezilmişliği görüp birebir yaşadı ve yazdı. Sıradan bir memur yaşamı da sürdü bir süre. Büyük kentteki ağır, bunaltıcı, sıkıcı, zor katlanılır yaşama koşullarından da deneyimler kazandı. İzinden yürüdüğü, el aldığı Puşkin’in övgüsünü kazandı.
Gerçekçi bir yazardı. Ayrıca ülkesinin sosyal siyasi konumunu, bürokrasiyi, soyluların halk üzerindeki baskısını ele aldı öykülerinde, romanlarında, oyunlarında. Dostoyevski’den başlayarak sıradan insanların dünyasının aynası “Palto” öyküsünden ne çok hikâyeci günışığına çıktı!
Toplumsal eleştiride mizahı da hep yerli yerinde kullandı Okurlarıyla sohbet eder gibi bir üslûp geliştirdi. Katıla katıla güldürdüğü gibi burunların direğini de sızlattı!
Nikolay Vasilyeviç Gogol (1 Nisan 1809 / 4 Mart 1852) kapağımızda. Gültekin Emre’nin yazısı…
Kapağımızdaki ikinci ustaya gelince… Dedesi partizanları örgütlemiş, Kızıl Ordu’da yükselmiş, 1938’de Stalin’in temizlik hareketinin kurbanı olmuş, idam edilmiştir. Devrime bağlılığını ne dedesi ne de kendisi hiç yitirmemiş. Devrimdeki sapmaları eleştirdiği için fazlaca eleştirilmiştir burjuva özentisi eleştirmenlerce. Onların bugün adı hiç de iyi anılmıyor ama onun şiiri, yaşamı ortada.
O, yurduna bağlı, yurdunun insanlarının sorunlarını, yaşamlarını, ruhlarını şiirlerine ağdıran bir şairdir: “İnsanlık sevgisine ancak insanın kendi yurdunu sevmesiyle varılabilir.” Şiirleri anayurt koksun, yaşadığı ortamları yansıtsın ister. Deyimlerle, özlü sözlerle, atasözleriyle halkın günlük yaşamını daha yakından öğrenir, folklorik unsurlarla bezeli şiirler yazmaya başlar.
Uzun yıllar elinde koca bir Rusça sözlük, alfabe sırasıyla her sözcükle kullanılmamış yeni kafiyeler yaratmaya çalışır. Sonunda defterinde binlerce yeni kafiyesi olur, öyle ki sonraları bu yöntem kendi ismiyle anılacaktır.
Şiiri sakin, yumuşak, içtendir, yer yer söyleve yaslanır. Şiirlerinin çoğunda bir konuyu ele alır, öyküleştirir. Polemiğe de yakın durur. Nâzım Hikmet’in yaşamında ve şiirinde nasıl derin izler bırakan bir yeri olduğunu da “Nâzım’ın Kalbi” şiirinde açıkça, gurur duyarak dünya âleme duyurmuştur.
Yevgeni Yevtuşenko (18 Temmuz 1932 / 1 Nisan 2017) kapağımızdaki ikinci usta. Gültekin Emre’nin yazısı…
– M. Sadık Aslankara (“Yazınsal ebruda romanımız”),
– Gamze Akdemir (Özdemir İnce / Dört İşlem / Cumhuriyet Kitapları),
– Mehmet Atilla (Semiramis Yağcıoğlu / Hep Eksik: Edebiyat ve Sinemada Kayıp Yas ve Melankoli (Mask Yayınları),
– Ali Apaydın (Muriel Combes / Simondon ve Bireyötesi Felsefesi / Çeviren: Nehir Evin / Livera Yayınevi),
– Berrin Karadeniz (Mehmet Sâdık / Onca Maviliğin İçinde Bozkırla Meşk / Mavi Gök Yayınları),
– Şafak Tahmaz (Yael van der Wouden / Emanet / Çeviren: Şafak Tahmaz / Livera Yayınevi),
– Y. Bekir Yurdakul (Giorgos Panagiotakis / Çıplak Elli Kahraman / Çeviren: Fulya Aktüre / Günışığı Kitaplığı) da bu sayımızda yer alan yazarlarımız.
– Kısa tanıtımlar ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor.
İyi okumalar…
Gamze Akdemir
Kitap Dergi, YARIN gazeteniz Cumhuriyet’le birlikte…
Unutmayın; her gün Cumhuriyet, her perşembe Cumhuriyet Kitap Dergi okunur!