Hafta sonum yine yollarda, Bakü’ye uçuyorum,
Havaalanı ve uçakta geçirilen zaman çok değerli,
Kontrolün tümüyle bende olmadığı, sürüklenen zaman,
Sevdiklerimle, kendimle konuşabildiğim pür bir fasıla,
Bana, zaman kullanmayı öğreten bir workshop seyahat.
Ve fakat heyhat, ne mümkün ki kendi içine çekilmek,
Tam o eşref saatlerde yine kızkardeşime yakalanıyorum.
‘Ciğerim nasılsın, aklım hep sende, nerdesin’ faslına,
‘Rüyamda gördüm, kendine dikkat et’ bağlam kipi ekleyip,
İki dakikada kontrolü eline alıyor, belli ki kafada bişe var.
‘’HİYERARŞİ’’ diyor, bütün problemin kaynağı,
‘’Hande’’ diyorum güvenlikten geçiyorum canım,
‘’ Ara mutlaka’’ diyor, ‘’O güvenlik cenderesinin sebebi,
Şu anda yaşadığımız kaosun nüvesi, HİYERARŞİ’’diyor.
En az kırkbeş dakikalık bir konferans geliyor sonunda,
O da, havaalanında olmamın yüzüsuyu hürmetine…

∞Ω∞

Amerika’nın ortasında, Salt Lake City’de HİYERARŞİ,
Çok romantik geliyor bana ama, anlatıyor Handoş.
‘Yahu’ diyor; insan neden doğanın geri kalanı gibi,
Hiyerarşiyi bir kollektif ritim olarak kullanmıyor da,
Bunu bir tarihsel ve geleneksel kalıp olarak kullanıyor.
Sen doğada ulu ağacın yaprağa, koca okyanusun balığa,
Kayanın toprağa, ben daha güçlü ve saygınım dediğini,
İtaat, vesayet, mutlak kabul istediğini gördün mü?
Statü ve otorite bizim düzen adına yarattığımız bir serap,
Üstten aşağı denilen sistem bir handikap Emre’ diyor.
Astrofizik ve moleküler biyolojide herşey sirküler,spiral,
Neden tüm insanlık bu ucube hiyerarşiye teslim.
‘Hiyerarşi olmalı, gerekli’ dememle oyun sertleşiyor.
Yapıştırıyor lafı, beni meslekten vuruyor.
‘Neden’ diyor, bir doktor hastasını tedavi ederken,
Elindeki tecrübe ve bilgi birikimini bir statü olarak görür,
Neden bu onu, hiyerarşinin üst basamağında tutar da,
Hastasıyla kollaboratif bir etkileşimin ritmine giremez.
Doktor tıbbı iyi biliyorsa, hasta da hastalığı yaşamaktadır.
Bir insanı, kendinden daha iyi kim bilebiliri kullanmak yerine,
Hiyerarşinin statü ve otorite kalıpları altında iğneyle kuyu kaz.
Aynı seviyede bir etkileşim sorunu daha kolay çözmez mi?
Bunu toplumun tüm katmanlarına indirgeyebiliriz .
Öğretmen öğrenci, şehirli kırsal, kadın erkek, yetkin ve olmayan,
Hiyerarşik bir üst alt ya da dikotomik bir dominasyon yerine,
Kollektif bir paylaşım ve çözüm artık ihtiyacımız olan.
Yandım ki ne yandım, bu laf haftalarca sürer artık…

∞Ω∞

Üç yüzyılı aşkın süredir hiyerarşinin bu etkisi inceleniyor.
Ama bulunduğumuz çağda, hakikaten hiyerarşinin işi zor.
İnsan, Motivasyon Teorisindeki ihtiyaçlarına eriştikçe,
Yani birinci basamakta fizyolojik ihtiyaçlarını gideren insan,
Hava, su, gıda, giyinme, ısınma ve barınmayı halleden birey,
İkinci basamaktaki kişisel, ekonomik ve sağlık güvenliğine,
Savaştan, felaketten, hastalıktan, yoksulluktan korunmaya,
Oradan da, üçüncü basamaktaki sosyal aidiyete,
Geniş gruplara, ahlaki, mesleki organizasyonlara katılmaya,
Yani hiyerarşinin üst basamaklarına ulaşmaya çalıştıkça,
Tüm bu üç basamak, onu dördüncü basamaktaki yer için
Saygınlık, önemsenmek, değerli olmak için zorluyor.
Geçen yüzyıla kadar bu basamak en zirve olarak görülürken,
Milenyumda kendini çok erken farketmeye başlayan bireyin,
Kendini gerçekleştirme, sorun çözme, önyargı ıslahı gibi,
Yüzyıla uygun yaratıcı bir erdemliliğe ulaşması ile birlikte,
Bu yeni basamak, hiyerarşinin aleyhine işlemeye başlıyor.
Yani hızlı iletişim, bilgi ve veri paylaşımı, saklanamayan gerçek,
Üstten alta akan değilde, sirküler ve spiral dolaşan yeni era,
Hiyerarşinin otorite, statü ve dominasyon kollarını kesiyor.
Yeni insan ilişkilerine, yeni firma ve organizasyonlara, bürolara,
Yeni süpermarket ve ticarete, dünya lideri yapılanmalara bakın,
Eski ihtiyaç hiyerarşisi yerini, kendini erken tanımlamış insanların,
Kollaboratif ritim ve sahiplenmeden katılımlı paylaşımına bırakıyor.
Genç nesil artık erişmek, paylaşmak ve değişime uymak istiyor,
Sahip olmak, ısrarla korumak yani statükocu durağanlığı reddediyor.
Yatay, kişisel yönetim bazlı, patronsuz liderlikli yeni bir çağ.
Ben uçağa binip, telefonu kaparken bacım hala yazıyor.
Bugünün ‘Hierarc’ları yarın ‘Hıyar Arşı’ olursa hiç şaşma,
‘’Kutuplaşmış karşı düşünce ve yaşam tarzları Emreciğim,
Ucube hiyerarşinin son çırpınışları, yaz bir kenara’’diyor…