Ocak ayının ortasına gelmişiz bile..

Bana son 1-2 yıldır zaman çok daha hızlı akmaya başladı gibi geliyor. Gün yetmiyor, hafta, ay yetmiyor.. 2017 nin sonuna gelmeden sizinle paylaşmak istediğim ince konular var. Bunlar dekorasyondaki trendler. Ancak hepsini bizler ruh hallerimiz, isteklerimiz belirliyor unutmayın…. Haydi okuyun ve sorun kendinize. ‘ Siz de benzer istekler içinde misiniz? ‘

 

Dijital nesnelerin hayatımızı istila etmesi ile, iki boyutlu nesneler üzerinde hakimiyetimiz arttı. Birkaç parmak hareketi ile, günlük hayatımızdaki pekçok şeyi halledebilir hale geldik. Ancak bu duyusal iletişimi azalltı. Bunun yarattığı boşluk, eşya ve nesneler ile hisler gelişmesine, yani elin dokunduğu öğelere, el yapımına, zanaat ve tasarım ürünlerine yönelmemizi sağlıyor.

 

Giderek artan Akdenize özgü yaşam tarzı arzumuz, tasarımcıları Antik Yunan, Roma ve Türkiye nin köklerine dönüşüne, geçmiş ve gelecek arasında bir denge kurmasına götürdü. Moda ve tekstilde düz kumaşlar yerini katmanlı pile, krinkle kumaşlara bırakırken; nesnelerde de, el yapımı dokumalar, keçe kumaşlar kullanılmaya başladı.

 

Elbette doğal taş ve mermer yeniden gözbebeği oluyor. Bu defa yuvarlak formları sararak. Ve bu sefer mermer karışmaya başlıyor doğal taşlarla; terracotta ve ametist renkleri ile ön plana çıkıyor.

Geçmişi olduğu gibi taklit etmek yerine, üzerine düşünerek yeniden yorumlamamız gerekiyor.

 

Metal ürünler de de durum pek farklı değil. Parlak, pürüzsüz yüzeyler yerini, çekiçle dövülmüş, okside edilmiş, mat yüzeylere bırakacak. Parlak kapı kolları, kulplar, korkuluklar nihayet tarihe karışıyor.

Endüstriyel üretimden arta kalan ağır sanayi ürünlerini post modern dokunuşlarla tekrar yorumlayarak, tekstilden mobilyaya kadar günlük hayatımıza dahil edeceğiz. Bakır rengi, daha uzun yıllar saltanatını koruyacak görünüyor. Ahşap ürünlerle kombinlenerek, iç mekan tasarımlarında yerini alacak.

 

Ve geldik ahşaba. Ahşap az işlenmiş, ham halinde, yıkanmış, fırçalanmış ve yakılmış olarak, doğadaki halinden farklı gösterilmeden, her rengi ile kombinlenerek kullanılmaya başlanılacak. Bir mobilyada iki – üç ahşap aynı anda kullanılacak.

 

Yakın gelecekte büyük, ağır kütleli ve yuvarlak hatlara sahip tasarımlar ön plana çıkacak. Elde şekillendirilmiş, zımparalanmış, kalıptan çıkarılmış bu el yapımı ürünler, doğal görünümleri ile kalbimizi fethedecek. Yaşam alanlarımıza daha sıcak ve samimi bir görsellik kazandıracak.

İnsanda dokunma hissi uyandıran, güven telkin eden humanist tasarımlar, artık gösteriş yapmanın gerekli olmadığını kanıtlayan yeni bir lüks kavramını da yaşam alanlarımıza dahil edecek.

 

Bu benim yüzümü nasıl gülümsetiyor tahmin edebilirsiniz sanırım.. Nihayet…..

Sevgi içinizden eksik olmasın…..