Toplum içinde bir birey olarak varoluşunun görmezden gelinişi, kadını her dönem farklı biçimlerde direnmeye yöneltmiştir. Direnmek bazen “erkek” olmalarını gerektirse dahi! Kitabının basılabilmesi için erkek mahlası kullanmak zorunda bırakılan kadın yazarlar ya da Shakespeare’in ünlü tragedyası Hamlet’te oynayabilmek için “erkek” olan yetenekli aktris, Sarah Bernhardt gibi…

Halime Can* 

19 Temmuz 1889’da İkinci Enternasyonal’in kuruluş kongresinde bulunan Clara Zetkin, kadınların oy hakkı, serbest meslek seçimi ve kadınlar için özel iş güvenliği yasalarını dâhil ettiği meşhur bir konferans verdi: “Binlerce yıllık kadının sosyal konumunun düşük olmasının nihai nedeni, ‘erkekler tarafından yapılan’ mevzuatta değil, sonuçta ortaya çıkan mülkiyet ilişkilerinde bulunacağı inancına dayanmaktadır. Bugün tüm yasalarımız, kadın cinsiyeti yasal olarak erkeklerle aynı temele oturtulacak şekilde değiştirilebilir, ancak kadınların büyük çoğunluğu için sosyal kölelik en zor biçimde kalır: Sömürenlere ekonomik bağımlılıkları.”

Zetkin, 27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen İkinci Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı’nda, partili erkeklerin iradesine karşın Käte Duncker ile birlikte uluslararası bir kadın gününün başlatılmasını önerdi, ancak belirli bir tarih tercih edilmedi. Tarih seçimi kadınların devrimci karakterini vurgulamayı amaçlıyordu. 23 Şubat-8 Mart 1917’de Vyborg tarafındaki yoksulların Petrograd’da greve gitmeleri; işçilerin, asker eşleri ve -ilk defa- köylü kadınlarla birlikte sokaklara çıkarak Şubat Devrimi’ni tetiklemeleri ile ‘devrimde kadının rolünün onuruna’, 1921’de Moskova’daki İkinci Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı’nda Bulgar heyetinin önerisiyle 8 Mart, uluslararası bir anma günü olarak tanıtıldı.

.

Kadının toplum içinde bir birey olarak varoluşunun görmezden gelinişi, kadını her dönemde farklı biçimlerde direnmeye yöneltmiştir. Direnmek bazen “erkek” olmalarını gerektirse dahi! Kitabının basılabilmesi için erkek mahlası kullanmak zorunda bırakılan kadın yazarlar (Margaret Oliphant, Lousia May Alcott, Mary Ann Evans) gibi ya da Shakespeare’in ünlü tragedyası Hamlet’te oynayabilmek için “erkek” olan yetenekli aktris, Sarah Bernhardt gibi… Sanattaki konumunun, her zaman ilham veren, sadece erkek sanat üretimini teşvik eden bir nesne olarak sınırlandırılması elbette kadının aktif bir üretici olmasını engelledi. Çünkü kadın, öncelikle ‘ilham veren bir model’di, bu nedenle erkek fantezilerinin ve arzularının bir yansıması olarak ele alındı ve sanatsal üretim sürecinin eşit bir parçası olarak görülmedi. Buna ek olarak sanat tarihinde kadınlar, öncelikle kült ve gösteri nesneleri olarak sergilendi: Zamanın güzelliğinin ideal yapılarının öncelikle kadın ve kadın bedeni imajında kendini göstermesi.

Raphael’den bahsetmeden Rönesans hakkında yazabilir miyiz ya da Rubens’e değinmeden Barok dönemi ele almak mümkün olur muydu? Muhtemelen olmazdı fakat kaçımız, bu dönemlerde en az bu yetenekli erkek ressamlar kadar güçlü etkiler yaratmış, kendi sanat formunu oluşturmuş birçok kadın ressamın kendilerinden ve eserlerinden haberdar? Kaçımız Barok dönemden bahsederken “gölgelerin ve ışığın ressamı” olan Rembrandt’i andığımızda aynı zamanda Fede Galizia’yi da anıyoruz? Kadının arzu nesnesinden, özne nesnesine geçişi: Sanat Tarihinde Kadın.

Orta Çağ’ın ayaklanması olarak ortaya çıkan ve erken modern dönemin zeminini oluşturan Rönesans ile birlikte kilise hâkimiyeti etkisini kaybetti. Böylelikle her şeyden önce insanların özgürlüğüne, sanata, kültüre ve fikirlere odaklanılan bu dönemde, hümanizmin ilk biçimlerinin de ortaya çıkmasıyla birçok kadın sanatçının adını duyurabildiği, sanat üretiminde aktif olarak yer alabildiği yepyeni bir çağ başladı. 1480 ile 1560’li yıllarda hümanistler arasında entelektüel ve sanatsal yetenekleri olan kadınlar daha çok cesaretlendirildi, kadının aktif olarak sanat üretiminde yer alması sağlandı. Sofonisba Anguissola (1531-1625), bu dönemin (Rönesans) ilk kadın ressamları arasında yer alarak kısa sürede yaptığı portre çalışmalarıyla adını ve sanatını duyurmayı başarmış yetenekli bir ressamdı.

Yazının devamı linkte

https://www.gazeteduvar.com.tr/sanatta-kadin-nasil-kadin-oldu-haber-1515230