Sefa Sofuoğlu , Öncül Mustafa Bakale , ”Yabancı Kuş ”

BAŞKA DÜNYANIN HAYVANLARI
Günümüzde, “hayvan sevgisi” deyince, evimizin neşesi kedimiz, sabah yürüyüşlerimize yoldaşlık eden köpeğimiz ya da kaldırım köşelerine, duvar diplerine kuru mama ve bir kap su bıraktığımız patili dostlarımız geliyor aklımıza.
Birçoğumuz, kentlerin kenar mahallelerinde başka tür hayvan sevgilerinin de olduğundan habersiz, kendi hayvan sevgimizle mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyoruz.
Uğruna büyük paralar harcanan, sonu cinayete kadar gidebilen kavgalar çıkan bir hayvan sevgisinden söz ediyoruz.
Bu hafta, işte böyle bir hikâyeyi ve hikâyenin kahramanı Selim Abi’yi BAKALE’ye konuk ettik.
Siz kareleri kaydırıp 👆 bu hikâyeyi okurken, Sefa Bey de Hermes’le birlikte hava almaya çıksın.
Öncül Bey’in kedisi köpeği yok maalesef. Pencerenin önüne gelen kumrulara ve serçelere ekmek kırıntısı verip, Ulucami’nin oradaki güvercinlere yem atmak ona yetiyor da artıyor. (Haaa… Unutmadan… Takımı bozulup tek kalmış büyükçe bir şarap kadehinin içinde beslediği bir de “Beta”sı var onun.)
Hadi bakalım…
Hepimize, sağlıklı, mutlu, huzurlu ve neşesi çoooook bol bir hafta diliyoruz. ❤️
Kalın sağlıcakla. 👋
ADANACA-TÜRKÇE SÖZLÜK:
PARLAK ÇEKMEK: Havada uçan kuşları (güvercinleri) aşağıya indirmek için (tercihen) beyaz bir güvercini kuyruğundan tutup havada uçan kuşlara doğru, aşağı yukarı sallamak.