Aleni Asalaklıkla Sinsi Parazitliğin Onursuzluk Yarışı – Emre Toğrul

Emre Toğrul

Emre Toğrul

Hiçbir şey insan kadar yükselemez,
Ve onun kadar alçalamaz.
​​ ​ Friedrich Hölderlin

İnsan, kendi kendine yetebilen, erk sahibi,
Evrimin en gelişmiş ve yetkin canlısıdır.
Vallahi mi?!
Değil tabii ki, çeşit çeşit insan tipleri var.
Bunlardan biri var ki, bahsimize mevzu bugün,
Hani düşmanımın başına vermesin misali!
Dostlar, sizi bugün, hepimizin yaşamında olabilen,
Çok daha anlamlı olabilecek yaşamımızı ağırlaştırıp,
Katlanma, idare etme, çekme gibi insani vergilere,
Kurtulunması zor hayati yüklere gark eden,
Asalaklık veya parazitlikten demlendireceğim.
Bu, kendileri dışında hiçbirşeye yararı olmayan,
İnsan haysiyetinin ve erdemlerinin dip çamuru,
Aleni asalaklarla , sinsi parazitler arasındaki,
Yüzyıllardır süren onursuzluk yarışının içinde,
Sorumlu, erdemli, çalışkan ve vicdanlı insanların
Göz göre göre kullanılıp, nasıl cefa çektiklerini,
Ne kadar anlatsak boş ama, yine de zikredeyim.
Zerdüşt’te çok güzel ifade eder Nietzche bunları;
‘Asla sevmezler ama sevgiden geçinirler’.
Tolstoy, Dostoyevski çok güzel anlatır romanlarında,
Sorumsuz çıkarcılığı, yağmacı oburluğu, insan istismarını,
Aleni asalaklıkla, sinsi parazitliğin onursuzluk savaşını.
∞Ω∞
Tıbbın da ilginç bir dalıdır parazitoloji ve parazitler,
Parazit ‘başkasının sofrasından yiyen’ anlamına gelir.
Okudukça öğrendikçe hayretler içinde kalırsınız.
Öyle ki, bu asalak ve parazit olan canlıların,
İllaki diğer canlıların vücudunu konak olarak kullanarak,
Onların bedenlerinin her zerresinden yararlanmak için,
Evrim yolunda geliştirdikleri vücut şekillerini ve yöntemleri,
Şaşkınlıkla izler, hayretler içinde kalırsınız.
Bir anlamda çıkarcı, yağmacı, hazır yiyici bu canlıların,
Kılkudu, şerit, yuvarlak solucan, bit, pire, kene, gibi adlarla,
Yaşam sürdüren bu zevatın ortak özellikleri,
Asla, gram yararı olmayan hayat sonunda ölene dek,
İhtiyaç duymaları, tembellikleri, mutlak zarar vermeleridir.
Ama yine de, parazitolojiye konu olan canlıların iyi yönü,
Konak canlının aklını, zihnini, ruhunu asla kullanmamaları,
Sadece bedenle sınırlı bir asalaklığın zararı ile kalmalarıdır.
Sadece insan ırkında görülebilen bir tür asalaklıkta ise,
Asalak; beden, zihin, ruh bağlamında tüm yapıya yerleşirken,
Konak olduğu insanın hayatını zehir etmekle kalmaz,
Bunu da norm, olması gereken ve hak olarak görür.
Basit bir ruh, salt kendini düşünen bencil bir akıl,
Açgözlü bir gönül, bahaneci bir zihin ve menfaatten bir asa,
Dolanır durur etrafınızda onlarcası, binlercesi.
Ne haysiyetsiz, ne aşağılık bir canlı ömrüdür ki,
Sorumluluğun, emeğin ve hasenatın erdemini yaşatmaz.
Siz sorumlu vicdanınızın penceresinden, çaresizce izlersiniz,
Aleni asalaklıkla, sinsi parazitliğin onursuzluk yarışını…
∞Ω∞
Parazitolojiyi kaynak gösterirken teşbihimiz yanıltmasın.
Haşa, bugünkü atfımız hasenat ya da sadaka işlerine değil,
Muhtaç olanın, küçüğün, yaşlının, güçsüzün ihtiyacı olan hiç değil.
Hergün toplumda, işyerlerimizde, sosyal ve kültürel dünyada,
Ve özellikle ilişkilerimizde, ailemizin, çekirdek yapılarımızın içinde,
Bedeni, ruhi ve akli melekeleri yetebileceği halde,
Tanrı vergisi melekelerini kullanmayıp, bir başkasının aynı melekelerine,
Sarılıp yaşıyan aleni asalak ve sinsi parazitlerdir meramımız.
Düşünme, üretme ve paylaşma kültürü olan insanlara,
Sevgi kancası, yapışkan illiyet bağı yada taraf tutma çengeliyle,
Sıkıca tutunan aleni asalakların onursuzluğunda,
Daha gerçekçi ve samimi bir bahane olduğuna kaniyim.
Ancak nematodlar benzeri pseudo (yalancı) organeller geliştiren,
Gizli parazitlerin, bu sahte ahlaki, etik ve vicdani yaklaşımlarla
İçinde oldukları insani ilişki, toplumsal yaşam ve ulus kavramlarından,
O haysiyetsiz görünmez menfaatçilikle yararlanışları esas sorun.
Yazık ki toplumlarda gittikçe artan ve normu kendine uyduran,
Emeğinizin üstüne, sevginizin kanatları altına, aklınızın sürekli içine,
Ve ne yazık ki yaşamlarımızın tam ortasına çöreklenmiş bu insan tipi,
Kötü örnek olmayı bırakın, yeni omurgasız onursuz bir tür olma yolunda.
Burnunuzun kaşıntısının, karnınızın ağrısının, uykusuzluğunuzun nedeni,
Depresyonunuzun, iç sıkıntınızın, huzursuzluğunuzun kökeni,
Sakın içinize, üstünüze, çevrenize yerleşmiş bu gizli parazitler olmasın.
Parazitin asalaklığı bırakması zor, ama belki kurtulmak kolay.
İlk şartı hemen kendi içinize bakıp, söküp çıkarmak.
Ama öncesinde derin bir nefes alıp aynaya bakmak şartıyla…