En zor şey, karanlık bir odada,
Kara bir kediyi bulmaktır,
Hele odada kedi de yoksa…
Konfiçyüs

Duymak istemeyenden daha sağırı,
Görmek istemeyenden daha körü,
Yoktur.
Öyle kaotik bir coğrafyada yaşıyoruz ki,
Öyle zor kavram, olay, insan üçlemeleri var ki,
Ve bu topraklarda öyle denklemler yaşanıyor ki,
Ne olduğu hakikatini arayıp bulmaktan çok,
Ne olmadığı gerçeğini anlatmakla geçiyor yaşam.
Bilmeden içine düştüğümüz ironilere teslim olmuşuz,
Söylediklerimiz kastettiklerimizin tam tersi,
Gördüğümüzü sandığımızla, beyinlerdeki resim farklı,
Duymak istemediğimizi ayıklayan kulaklar.
Bu denli algı ve duyarlık fukarası olmamızın,
Rasyonel düşünme tembelliğimizin,
Nalıncı keseri vicdanımızın,
Bu denli çabuk inanıp, güvenip, kapılmamızın,
Israrla, karanlık bir odada, odada zaten olmayan,
Kara kediyi aramamızın nedeni,
Gözlem, deney ve kanıta hiç değer vermeyen,
Aklı, sezgiye hizmetkar yapan doğu kültürümüz…

Ω∞∞Ω∞∞Ω

Bu kültür artık bilim, inanç ve felsefenin,
Yani gözlem, deney ve kanıtın ne zaman,
Vicdan, sezgi ve imanın ne zaman,
Mantık, düşünce ve karşılaştırmanın ne zaman,
Gerekli ve mutlak olduğunu ayırmak zorunda.
Yoksa elifi mertek sanmaktan öteye gidemiyoruz.
Kişi başına düşen kitapta fark, hasılada değil,
Bilimsel yayında, teknolojik buluşta fark, intihalde değil,
Üniversite ve eğitmen kalitesinde fark, sayısında değil,
Liyakatte adalette fark, şark kurnazı taklitte değil.
Rasyonel düşünceden kopuyoruz dostlar.
Batı kültürünün tüm dünyaya egemen olması,
Yüzyıllardır gezegenimizi parmağında oynatması,
Çok basit bir kurala bağlı:
Bizim gibi doğup büyüyen, olgunlaşıp yaşlanan,
Ve sonunda ölen her insanın eğitiminde bu kural.
Ve bu eğitimin nesillere aktarılmasındaki süreklilikte.
Basit anlatımla, dış dünyayı ve kendimizi anlamamız,
Onu hisseden duyularımızın eğitimiyle ilgili,
Yani duyuları akıl, irade ve rasyonel hislere dönüştürüp,
Bizden öncekilerin edindiği deneyimleri öğrenip,
Özgür gözlem, deney ve kanıtlarla bunları yorumlamak.
Böyle gelişip, nesillere aktarıyor Batı kültürü.
Karanlık bir odada, kara bir kedi aramakla,
Hele odada kedi de yokken aramakla,
Ne yazık ki batının oyuncağı oluyor doğu kültürü.

Ω∞∞Ω∞∞Ω

Kandırmayalım kendimizi, bu karanlıkta uygarlık imkansız.
Olsak olsak medeniyet nimetlerinin iyi kullanıcısıyız biz.
Her sabah uygar bir aklın beş faz deney sonucu bulduğu,
Basit tansiyon ilacı olmadan ölebileceğimizi,
Batının para ve ekonomi diye ortaya koyduğu şeyin,
Doların mesela, her hareketinin bize deprem olduğunu,
Bilim ve teknikte kullanılan her yöntem ve aygıtın,
Adını, onu hür aklıyla bulan bir batılıdan aldığını,
Dünyadaki her gelişmemişin iyi yaşamak için batıya,
Her gelişmişin canı sıkıldığı için doğuya gittiğini göre göre;
Biz gözleyip, deneyip, özgürce araştıramadığımız için,
Bunu kural haline getirenlerin çaresiz kölesiyiz.
Çünkü batının aklı, eğitimi ve insanı yorumu,
O karanlık odayı aydınlık hale getirip,
İnsanlığı olmayan kara kediyi arama zahmetinden kurtarırken,
Biz hala o odada kediyi gördüğünü ve bulduğunu anlatanların,
Oyuncağıyız, şakşakçısıyız, körüyüz, sağırıyız.

Ω∞∞Ω∞∞Ω

Rasyonel aklın ve mantığın, temel bilginin ışığında;
Uluslararası bilimde, sentez ve tezlerimize değer verilmeden,
Düşün dağarcığının yazına aktarımından kitleler yararlanmadan,
İnsanlığın yararına bir yeni buluşun hazzı herşeyden önde gelmeden,
Yaşanılan evrende yeni bir şeyleri farketmeye ömür harcamadan,
İletişim, bilgilenme, düşünme ve ifade etme tarzımız özgürleşmeden,
Oda karanlık, kedi karadır ve hatta kedi odada yoktur.
Edison’un ampülünü yakıp, Bell’in telefonuna el uzatan,
Romen rakamları ile yazdığı gelişmiş Mors sinyalleriyle,
Wright kardeşlerin uçağından bilet aldığı sırada,
Baird’in televizyonundaki, Hunt’un meteorolojisinden,
Yağmur yağacağını görünce, Fresnau’nun yağmurluğunu alıp,
Onu Iceman’ın bavuluna koyan doğulu adam,
Batı düşüncesinin yaşamına etkisini, belki bir hiç sanmaktadır.
Bakın, futbolcumuzun kramponu batılı, güya adamlığı doğulu,
Doktorumuzun yöntemi ilacı batılı, iyileşmemiz doğulu,
Politikacımızın kurnazlığı doğulu, kandırma aleti batılı,
Doğu ahlakı kafamızda , batı telefonu elde modası ayakta,
Yaşam kültürümüz doğulu, yaşatan herşeyimiz mecbur batılı,
İşkembe çorbasına kremalı terbiye.
Bu kültür artık akıl, bilim, inanç ve felsefeden hangisinin,
Yaşamın neresinde gerekli olduğunu öğrenmek zorunda.
Aksi takdirde karanlıkta kara kediyi aramaya devam,
Üstelik kedi bile yokken…