Emre Toğrul

Filozoflar, yaşamları, düşünceleri ve zaafları ilginçtir.
Ama gün gelir o bir ömür kafa patlattıkları doktrinler,
Yaşadığınız zaman biriminin aynası olup çıkıverir.
1788-1860 arası yaşamış Schopenhauer de bunlardan biri.
Kant idealizminden, Hint filozoflarına kadar dayanan felsefesi,
Tasavvur ve irade gücü üzerine kurduğu doktirinindeki espiri,
Dünyanın, akılda tasavvur edildiğinden başka düşünülemeyeceğidir ki,
Buradaki dayanağı, gücü iradeye bağlayarak topu insana atar.
Ve insan zekasının nasıl çift yönlü çalışıp, sanki bir hizmetkarmış gibi,
Kutsal yaşama isteğinin özünde masum masum davranırken,
Haz, zorluk, acı ve ihtiyaçlar karşısında insana taktırdığı maskeleri,
Çok güzel betimler ve anlatır.
Arthur Schopenhauer bir saptama, kavrama üstadıdır,
Ve saptadığı şeyi anlatırken zihne kazıma virtüözü.
Onun ‘’Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üstüne’’ adlı eserindeki,
Muhteşem saptamasından yola çıkıp geleyim bugünkü sadede:
“Bir insanın hayata daha adım atar atmaz,
Kendisini içinde bulduğu maskeli balodan haberdar edilmesi çok önemlidir.
Aksi halde karşılaştığında anlayamayacağı ve tahammül edemeyeceği,
Hatta şaşkınlıktan donup kalacağı birçok şey vardır,
Ve aslında en uzun ömürlü olanlar onlar olacaktır.
Alçaklığın gördüğü himaye, erdemin çektiği aldırmazlık,
Hakikate ve büyük yeteneklere tahammülsüzlük hatta garazkârlık,
Bilim adamlarının kendi sahasındaki cehaleti,
Halis mamullerin neredeyse her zaman aşağılanması,
Ve sadece sahtelerinin baş tacı edilmesi böyle bir şeydir sözgelimi.
O yüzden gençler bu maskeli baloda elmaların balmumundan,
Çiçeklerin ipekten, balıkların mukavvadan yapılma,
Ve istisnasız her şeyin oyun ve oyuncaktan ibaret olduğunu,
Mutlaka öğrensinler.
Birbirleriyle ciddi ciddi iş yapma azmi içerisindeki iki insandan
Birinin sahte mallar tedarik ettiğini, diğerinin de bunun karşılığında
Ona kalp paralar ödediğini onlara zamanında söylemek gerekir.”
Bugünün dünyasını ne kadar iyi anlatan bir betimleme…

∞Ω∞

Maskeli balo, ikiyüzlülüğün çok temel gösterilerinden biri.
Gerçek yüzü göstermeyen, sabit bir ifade, donuk bir mimik,
Zaman zaman arkasındaki yüzün yansımaları ile karakterize,
Bu sofistike insan aldatmacası, artık rutinimiz oldu.
Schopenhauer’un tarifinde olduğu gibi ;
Aralarındaki farklılık ölçü dışı büyük olan bunca değişik insanı,
İçlerinde muazzam bir duyarsız bencillik barındıran bunca ölümlüyü,
Ancak bir maskeli balo ve onun sahte yüzleri ile bir araya getirmek,
Dolayısıyla nasıl olsa bir şekilde hareket etmek zorunda olan toplumu,
En azından ortak bir kalıba çekmek idealizmi,
Bakınız bugünün dünyasında nasıl adım adım gerçekleşiyor.
Her türden farklı insanı aynı biçim maskenin ardında yaşamaya,
Aynı şeyden ürkmeye, aynı şeye üzülüp aynı şeye sevinmeye,
Aynı beklenti, eklenti, aynı ihlal ve kabul, aynı biçim ve şekil içinde,
Aynılığın tıpkılığındaki eşgörünümlü baloda yer almaya zorluyor.
Aynı tasavvura ve aynı iradeye sahip olması mümkün olmayanların,
Tek yumurta ikizi kadar benzeştiği büyük balo…

∞Ω∞

Sevgili dostlar, yine güneşi görmeden önce başladığım bir pazarda,
Güneşin doğumuyla biten bir yazıyla misafir oldum evlerinize.
Hayatı düşünerek ve anlayarak yaşamaya çalışmanın yol göstericisi,
Çok değerli ustalardan birinin kısa saptamasıyla yarenlik ederken,
Düşünce kristallerimize bir nebze ivme katabilmektir maksadımız.
Bugünün dünyasında, yaşadığımız zaman ve doğa şartlarında,
İletişim, teknoloji, ulaşım, bilim sağrısında kolaylaşan hayatlarda,
Her ne kadar tıpatp benzeşsekte bu maskeli baloda,
İşin sonunda ,eleye eleye arayıp vardığımız hep aynı.
Schopenhauer usta da meseleler üzerinde kafa yorup derinleşirken,
Tüm feylesoflar gibi kabuğu soyup taşı yontmuş ve öze bakmış.
Ne maske takarsak takalım, ne kadar benzeşirsek benzeşelim,
İnsanın kabasını alıp özüne inince hep aynı beş mücevhere gelmişler.
Duygudaşlık, doğruluk, edeplilik, bilgelik ve içtenlik.
Duvarı, sınırı kaldıran, maskeyi düşüren, baloyu gerçeğe çeviren,
Asli mücevherleri göstermeye çalışmış hepsi.
Tasavvur ve irade, biz varsak var dostlar, maske de balo da.
O yalın ve özdeki biz olmazsak, bu dünyada olmayacak şeyleri bir düşünün,
Tasavvur ve iradenizin gücü ne kadar büyük, anladınız mı?