
Totemler linkte
https://www.instagram.com/p/DVp2OLaDbUy/?img_index=1
Küçük ya da büyük ya da klinik düzeyde… Herkesin bir takıntısı vardır. Uzmanlar, “Hayatınızı olumsuz yönde etkilemediği sürece dert etmeyin; olabilir.” diyorlar bu durumlar için.
Aktif spor yapan ya da izleyici olarak sporum içinde olanların da “TOTEM” takıntısı olduğu, hepimizin malumudur. (Bi’ dakika yahu… “Totem” takıntı mı oluyor, yoksa başka bir şey mi?.. Unutturmayın, bu konuyu araştıralım da BAKALE’de yalan yanlış şeyler yazmayalım.)
Şimdilik takıntı deyip devam edelim.
Yakın arkadaşları ve ailesi yakinen bilir ki, Sefa Bey’in de TOTEM’i vardır:
Totem yapar ve Galatasaray maçlarını asla izlemez. (Gerçi bu totemini son yıllarda oluşturdu. Eskiden maç başladığında hangi pozisyondaysa, maç biletene kadar o pozisyonunu değiştirmezdi. Misal… Maç başladığında elinde çay bardağı varsa ve o an çayın yarısı içilmişse, bardağı o hâliyle maç sonuna kadar aynı elinde tutardı. Bu örnekler çoğaltılabilir…)
Evet. Gene kaptırdık gidiyoruz… Sözü burada keselim ve sahneyi BAKALE’nin bu haftaki macerasına bırakalım.
Hadi… Kaydırmaya 👆 başlayın bakalım kareleri.
Siz BAKALE’yi okurken, biz de “Hıdırellez”i karşılamaya hazırlanalım.
Hepimize, takıntısız, sağlıklı, mutlu, huzurlu ve neşesi çoooook bol bir hafta diliyoruz. ❤️
Kalın sağlıcakla. 👋
