Suyun Gözüne / Kemal Erdoğan: Olmayan Neydi?

Bu yazı 2003 yılının baharında Cine Tarım dergisinde yayınlanmış. Tarım sektörünün önemli derneklerini paydaş yapma toplantılarının yorgunluğu makaleye sinmiş. 

Yıllar sonra paydaşlık, ortak akıl, vizyon çalışmasını Adana Sanat Paydaşları için yaparken bu yazı aklıma geldi. Tarım için yazılmış bu yazıyı tarım yerine sanat diye okuyabilirsiniz. Bir şeyi ararken doğru sorular sormak önemli. Bu anlamda Olmayan Neydi? İyi bir soru.

 

Olmayan Neydi?

Yıllardır tarım toplantılarına katılmak. Bir çok tarım toplantısı düzenlemek
Birbirine taraf gibi duran, insanları paydaş anlayışı ile biraraya getiren
toplantıların tasarımlarında çalışmak.
Toplantı sonuçlarını takip etmek.
Yavaş ilerleyen süreçlerin, kaybolan kıymetli zamanların ardından üzüntüyle bakmak.

Sürekli tek tek, ya da bir gurup, değerli, birikimli her sektörden farklı insanlarla tanışmak.
Bu insanların olası işbirliklerinin güzel sonuçlarının hayalini kurmak.
Bozulan ekonominin yarınlara ilgisiz duran insanların
biraz kımıldanmasından ümit duymak
Birbirinin aklını kıskanmayan ben bilirim biz yaparız diyen insanlara rastlamak
Bilinen sorunların, bilinen çözümlerin yamacında topluca durup bakmak.
Yıllardır çıkmayan üretici birlikleri kanunlarının çıkamayışını anlamamak.
Kolay çözümlerin bile yetki paylaşmak duvarlarında sıkıştığını görüp duvarın önünde
kalmak. Duvarla iletişim kurmaya çalışmak.
Kırmadan. Duvar da bizim çekiçte balyozda.
Doğru soruları sormaya, soranların artmasına çalışmak.

Ülke futbol takımında oynayacak kadroları seçerken. çoktan seçmeli.
Yaşamsal önemdeki kadrolarını seçerken bizden seçmeler den kurtulamamak.
Geminin güvertesinde yetki ve tepki karmaşasını anlamamak.
Gemiyi yüzdürmek isteyenler ile batırmak isteyenleri şaşkın seyretmek.
Gemiden atılanlara, atlıyanlara, flika indirip gidenlere , yeni gelenlere, geri gelenlere
bakmak.
Benim olsun küçük olsun derken değerleri, değerini düşürenleri seyretmek.

İğne oyası, göz nuru, zaman, emek, gözyaşı ile meydana gelmiş
birbirinden ayrı, beş dokulu, hoş kokulu, kimi yeri kalın, kimi yeri ince
birbirinden kopuk zincirlerle, birbirine bağlı, bağsız, kararan altınları,
kaçan altın fırsatları, seyretmek.

Sahi, olmayan neydi?

Kemal Erdoğan.