Verinin Sahibi Kim, Asıl Veri Kim Veri? – Emre Toğrul

Emre Toğrul
Emre Toğrul

Dostları ve arkadaşları vardır insanın,
Hani eski ve beraber büyüdüğü,
Çok farklı yollara gitmişsinizdir amma,
Yolunuz kesiştiğinde kaldığınız yerdesinizdir.
Hafta sonu yurtdışında yoğun bir tempo içinde,
İşte böyle bir kadim bir dost ile karşılaşıp,
Üç, dört saatlik bir yemek ve sohbetle güzelleştik.
Sevgili kardeşim Serdar Kutsal beni yolcularken,
Elime Y.N. Harari’nin son kitabını tutuşturuverdi.
‘’21. Yüzyıl için 21 Ders’’, sonrasını hatırlamıyorum.
Yazar derseniz, Sapiens ve Homo Deus önceki kitapları,
Harari, bu yüzyılın görüşcü düşünce zengini bir akıl küpü.
Davos’ta Merkel ve Macron’la birlikte sırasını beklerken,
Her ikisinin de kitaplarına atfen övdüğü genç tarihçi.
Geri dönüş yolunda kitaba sarınca, uyku yok tabii.
Kısaca şunu diyor Harari; kaotik bir evrilme içindeyiz.
İki önceki yüzyılda toprağı elinde tutanla halk,
Bir önceki yüzyılda endüstriyi elinde tutanla çalışan,
21.yüzyılda veriyi elinde tutanla kullanan arasında,
Gittikçe insanları daha niteliksizleştiren bir evrilme.
Veri hem toprağı hem makineleri gölgede bırakacak,
Üstelik eskiden ürün, topraktan ve makinden çıkan iken,
Bu yüzyılda veri imparatorları bizzat mahsül olarak,
Veriyi kullananları görüp, onlarla zenginleşiyorlar.
Kim bu veri sahipleri, ya da veriyi veren kim?

●●●●○○○○●●●●

Dönüş uçağında etrafım veri kullananlarla dolu,
İnsanlar veri, bilgi, data imparatorlarına habire aktarıyor.
Sonra herkes uykuya, ben kitaptan göz ayıramıyorum.
Harari, buraya sığdıramayacağım kışkırtıcılık ve derinlikte,
İnsan zekasıyla bilincinin nihai kaderini anlatırken, diyor ki;
Çocuklarının bir sonraki öğününü, ısınmasını düşünen,
Kalabalık hastanede amansız hastalığına çare bekleyen,
Günlük yaşam kaygısındaki insanlardan hiçbirinin,
Küresel ısınma ya da yapay zeka sorununa ilgisi olmaz.
Ama bir gerçek var ki, insan meraklı, ilgili, egosu girdap
Toprak, endüstri, metadan ilgi tüccarlığına geçen üst akıl
Bedava bilgi, hizmet ve eğlence sunan ilgi tüccarlığı sayesinde,
Merak, ilgi ve gösterme zaaflarımız yoluyla verilerimizi çekerek,
Reklam gelirlerinden daha değerli bir hasılat elde ediyor.
Biz büyük verinin müşterisi değil, mahsülüyüz dostlar.
Harari’nin kitaptaki en önemli nasihatı bu çıkarımdan.
Artık ‘Büyük Veri Sahipleri’ için gittikçe az insan gerekiyor.
Yeni iş modeli otoriteyi insandan alıp algoritmalara veriyor.
Öyle ki, yaşamın gizli sırlarına erişen veri devleri yaşamı yeniden,
Yeni canlı ve inorganik yaşam formları olarak tasarlayabilirler.
İnsanlar en değerli verilerini ücretsiz sanal hizmetler ya da,
Komik kedi videoları karşılığı teslim etmekten memnun.
Ancak diyor Harari ; insanlarla makinelerin bu bütünleşmesi,
Ya bu ağın dışına çıkınca hayatta kalınamayacak şekle gelirse?
Biyometrik sensörler aracılığıyla beden ve beyninizden,
Sizden habersiz ama meraklı paylaşımınızla toplanan veriler,
Sizin yaşamınızı istemesenizde tasarlıyacak yöne evriliyor.
Veri mülkiyetini korumanın toprak mülkiyeti gibi çit çevirmekle,
Ya da sanayi mülkiyeti gibi patentle, hisse ile olmayacağı kesin.
Peki verinin mülkiyeti şu anda kimin?
Bu soruyu cevaplayamazsak sosyopolitik sistem çökebilir.
Uçak İstanbul’a iniyor, biran önce kitaba dönmem lazım…

●●●●○○○○●●●●

Uçakta kitabı hatmederken, sevgili dostumun zikrettiği,
‘Veriyi elinde tutan, geleceği de elinde tutar’a dönüyorum.
Bakın 21. Yüzyıl tarihin en orantısız toplumlarını doğurabilir.
Ekonomik, zengin fakir gibi hiyerarşik eşitsizlikle kalmayıp,
Biyolojik eşitsizliğe doğru giden bir dengesizlik kapıda.
Soru, insanın erdem dolu kutsallığını sınayan soru şu:
Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolü dışında dönen,
Tüm içsel, ahlaki ve ideolojik üstyapılara gölge düşüren,
Heryeri kaplayan bu örümcek ağı misali bilgi ve veri ağında,
Sağlam bir etik zemin bulmak mümkün olacak mı?
Büyük veri algoritmalarının oluşturacağı dijital tekeller,
Türümüzün özgürlük ve eşitliğini, hatta kişiliğini hiçe sayıp,
Veriyi kullananıp, pratik ve teorikte ona bağımlı hale gelmiş,
Biz sıradan insanları bir alt tür olarak görmeye başlarsa,
Tekrar vicdani, ahlaki ve insani erkimizi nasıl geri kazanacağız.
Kitabı bir an için kapatıyorum.
Akıllı cep telefonuma yönelip, anında onlarca veriye ulaşıyorum,
Resimler, videolar, özlü sözler, isimler, adresler, telefonlar vs vs,
Ve bir o kadarını da hemen paylaşıyorum.
Büyük verinin ortağımıyım, mehsülümüyüm, kölesimiyim ?
Büyük Veri kim, ama asıl veri kim veri?