
KENDİMLE KARŞILAŞINCA
Işıl ışıl bir bahar günüydü.
Paris’te gezerken dar bir sokağa saptım.
Şehir kalabalıktı ama o sokak tuhaf bir şekilde sessizdi.
Birkaç adım sonra karşıma “Mona Sanat Evi” çıktı.
Kapının önünde Aydın duruyordu.
Göz göze geldik.
İkimiz de şaşkındık.
Ne diyeceğimizi bilemedik önce. Paris’in ortasında, o küçük sokağın içinde, zaman kısa bir anlığına dondu. Sanki şehir akmaya devam etti ama biz o anın içinde kaldık.
Birkaç saniye öylece baktık birbirimize, kelimeler boğazımızda düğümlenmişti. Sonra Aydın hafifçe gülümsedi, ben de karşılık verdim.
O an anladım ki, Paris sadece sokaklardan, kafelerden veya müzelerden ibaret değildi. Bazen şehir, insanı en beklemediği anda, en küçük köşesinde böylesine şaşırtıyordu.
Aydın Sihay
