ÇDSO 23 Ocak Konser programı, Taşar Erkol

Konser Tarihi    : 23 Ocak 2026 – Cuma

Konser Saati      : 20:00

Konser Salonu   : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu

 

KONSER PROGRAMI

 

  1. CHOPIN : Piyano Konçertosu No:1
  2. I. TCHAİKOVSKY : Senfoni No: 4

 

Şef          : ANTONİO PIROLLI

Solist      : LUDMIL ANGELOV          “piyano”

 

ANTONİO PIROLLI 

Roma’da doğan Antonio Pirolli, Roma “Santa Cecilia Konservatuvarı” ‘nın piyano, kompozisyon, koro ve orkestra yönetimi bölümlerinden pekiyi dereceyle mezun olmuştur.

Zoltan Pesko,Vladimir Delman ve Rudolf Barshai ile çalışan Pirolli,1987 yılında “3. Arturo Toscanini Şeflik Yarışması” nda üçüncülük ödülünü kazanmıştır.

Türkiye’ye geldiğinden itibaren, 1995-2000 yılları arasında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin, 2002-2005 yılları arasında İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin genel müzik direktörlüğü görevini yürütmüştür.

Çok geniş bir opera ve senfoni repertuarına sahip olan Pirolli, dünyanın en önemli opera, senfoni orkestralarına ve festivallerine davet edilmektedir. Bunların arasında: Berlin Deutsche Oper (Almanya), Teatro Colon (Buenos Aires), Teatro Sao Carlos (Lizbon), Teatro Alla Scala (Milano), Teatro dell’ Opera (Roma), New National Theatre (Tokyo), Teatro Carlo Felice (Genova), Maggio Musicale Fiorentino (Firenze), Teatro Massimo Bellini (Catania), Teatro Comunale “G. Verdi” (Trieste), Wiesbaden Opera (Almanya), Orchestra “A. Toscanini”(Parma), “G. Enescu” Senfoni Orkestrası (Bükreş), Orchestra Palau de la Musica (Valencia), Kiev Filarmoni Orkestrası (Ukraina), Tokyo Symphony Orchestra, Tokyo Philarmonic Orchestra ,Aspendos Opera Festivali (Antalya), Puccini Opera Festivali (Torre del Lago-İtalya), Split Opera Festivali (Hırvatistan), Avenches Opera Festivali (İsviçre), Santander Opera Festivali (İspanya), Caracalla Opera Festivali (Roma), Catania Teatro Massimo Bellini (Catania) yer almaktadır.

2016’da Shangai Operasın da Verdi Falstaff Operasının Çin’de ilk seslendirilişini gerçekleştirmiştir.

2017 Ekim ayında Bari Teatro Petruzzelli Operasında Lucia di Lammermoor operasını yönetmek üzere davet edilmiştir.

Yurtiçinde her sene düzenli olarak Ankara CSO, Bilkent Senfoni Orkestrası, Borusan Filarmoni Orkestrası, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya ve Bursa Devlet Senfoni Orkestralarında konserler vermektedir.

2018 yılında Ankara Üniversitesi tarafından “Fahri Doktora” unvanı verilmiştir.

2018 Lisbon Operasında Rossini’ nin 150. ölüm yıldönümü konserinde “Stabat Mater” Oratoryosu’ nu yönetmek için davet edilmiştir.

2018    Ekim ayında Catania Operasına davet edilmiştir.

2019 yılında Lisbon’ da Verdi La Forza del Destino, La Wally, Il Tabarro Ernani Operası ve Bari’de Tosca operasını yönetmek için davet edilmiştir.

2021’den itibaren yeni kurulan TRT2 Filarmoni Orkestrası’nın daimî şef ve Genel Müzik Direktörlüğü unvanı verilmiştir.

Uzun yıllar İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Müzik Direktörlüğü görevini üstlenen Pirolli, Türkiye’deki opera yaşamına kalıcı katkılarda bulunan bir maestro olarak anılmaktadır.

Halen Portuguesa Orkestrası Daimî Orkestra Şefi ve San Carlos Operası Müzik Direktörü olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

 

LUDMIL ANGELOV

Bulgaristan’ın Varna şehrinde doğan Ludmil Angelov, Sofya’daki “Pancho Vladigerov Devlet Müzik Akademisi” nden mezun oldu.

Öğretmenleri arasında Viktoria Spassova, Ludmila Stoyanova ve Pancho Vladigerov’ un piyano derslerindeki eski asistanı, olağanüstü piyanist ve pedagog Konstantin Stankovich yer alıyordu.

Senigallia (İtalya, 1976), Fryderyk Chopin (Polonya, 1985), Palm Beach Uluslararası Yarışması (ABD, 1990), Piano Masters (Monte Carlo, 1994) ve World Piano Masters Tour (Fransa, 1997) gibi uluslararası yarışmalarda ödüller ve diplomalar kazandı.

Ludmil Angelov, Berlin’deki Philharmonie, Viyana’daki Musikverein ve Staatsoper, Amsterdam’daki Concertgebouw, Paris’teki Pleyel ve Gaveau, Milano’daki Teatro alla Scala, New York’taki Lincoln Center, Frankfurt’taki Alte Oper, Münih’teki Herkulessaal, Luzern’ deki KKL, Zürih Operası, Monte-Carlo’daki Salle Garnier, Brüksel’deki Palais des Beaux-Arts, Linz’deki Brucknerhaus, Madrid’deki Auditorio Nacional, Barselona’daki Auditori, Valensiya’ daki Palau de la Música, Moskova ve Milano Konservatuvarlarının konser salonları, Varşova’daki Ulusal Filarmoni Salonu ve Polonya Ulusal Operası, Seul’ deki KBS Salonu gibi birçok önemli konser salonunda sahne almıştır.

Chopin’in müziği, performans kariyerinin değişmez bir unsuru olmuştur. 1987-88 sezonunda, Chopin’in tüm solo piyano eserlerini on iki resitalden oluşan bir döngüde seslendirdi; bu eşsiz etkinlik nedeniyle Bulgaristan’da “Yılın Genç Müzisyeni” ödülünü aldı. Ayrıca, Varşova’daki “Chopin ve Avrupa’sı” Festivali de dahil olmak üzere Avrupa’nın en önemli Chopin festivallerinden bazılarına katıldı.

1999’da Madrid ve İspanya’nın diğer şehirlerinde bir resital döngüsünde Chopin’in tüm eserlerini sundu; on yıl sonra, 2009-10 sezonunda İspanya ve Bulgaristan’da Chopin’in tüm eserlerini tekrar seslendirdi.

2000 yılında, Chopin’in Rondo ve Varyasyonları kaydı, Varşova’daki NIFC tarafından Grand Prix du Disque Chopin ödülüne layık görüldü.

Haziran 2015’te piyanist, BBC İskoç Senfoni Orkestrası ile, Moritz Moszkowski’ nin yakın zamanda keşfedilen erken dönem Piyano Konçertosu’nun dünya prömiyer kaydını Hyperion için gerçekleştirdi.

Ludmil Angelov, 2013’ten beri fahri profesör olarak görev yaptığı Sofya’daki Yeni Bulgar Üniversitesi’nde ders vermektedir.

Dünyanın dört bir yanında ustalık sınıfları vermekte ve Varşova’daki F. Chopin Yarışması (2010, 2015 ve 2021) dahil olmak üzere birçok uluslararası yarışmada jüri üyeliği yapmıştır.

Kasım 2011’de Polonya müziğinin uluslararası tanıtımına katkılarından dolayı Polonya Kültür Bakanlığı tarafından “Gloria Artis” madalyası ile ödüllendirilmiştir. 2022’de ise Bulgaristan Kültür Bakanlığı’nın en yüksek ödülü olan “Altın Yüzyıl” ödülüne layık görülmüştür.

Kendisi İspanya’nın Toledo kentindeki Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi üyesidir ve burada 21 yıl boyunca “Toledo Uluslararası Müzik Festivali” nin direktörlüğünü yapmıştır. Ayrıca Sofya’daki “Piano Extravaganza ve Cameralia” festivallerinin de kurucusudur.

 

FREDERİC FRANÇOİS CHOPİN

 

Doğum tarihi ve yeri            :1 Mart 1810, Zelazowa-Wola, Polonya

Doğum adı                    : Fryderyk Franciszek Chopin Szopen

Ölüm tarihi ve yeri      : 17 Ekim 1849, Paris, Fransa

 

Polonyalı piyanist ve besteci.

Romantik dönemde yaşamış olup genellikle piyano için eserler yazmıştır. Çağdaşlarına göre “oldukça farklı bir profesyonel teknikle ve şiirsel zekâ gerektiren çalışmalar” yaptığı için dünya çapında ün kazanmıştır.

Chopin o zamanlar Varşova Dukalığına bağlı olan Varşova’da doğdu ve büyüdü. Doğumundan 5 yıl sonra yani 1815’te Varşova, Polonya Birliği’ne bağlandı. Bir harika çocuk olarak müzik eğitimini Varşova’da tamamlamış ve yine ilk bestelerini de bu şehirde vermiştir. Kasım 1830 İsyanı’ndan önce Polonya’dan ayrıldı.

21 yaşında Paris’e yerleşti. Burada yaşadığı 19 yıl boyunca sadece 30 açık hava konseri vermiş olup daha çok kapalı mekanlarda ve az sayıda seyirci önünde performansını sergilemeyi tercih etmiştir. Geçimini kendi yaptığı besteleri satarak ve özel piyano dersleri vererek kazanmıştır. Onun piyano dersi oldukça rağbet gören bir uğraştı.

Chopin, kendisi gibi besteci olan Franz Liszt ile tanıştı ve ardından Liszt’in çağdaşlarından etkilendi. 1835 yılında Fransız vatandaşlığını aldı.

Son yıllarında bir hayranı olan Jane Stirling tarafından parasal destek almıştır. Stirling onu daha sonra 1848 yılında İskoçya’ya götürmüştür.

Hayatı boyunca çeşitli sağlık sorunlarından mustaripti. Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber verem üstünde durulmaktadır.

Chopin’in bütün besteleri piyano içermektedir. Büyük bölümü solo piyano olmakla beraber, iki piyano konçertosu, birkaç oda müziği ve Lehçe şarkılar yazmıştır. Tuş takımı kendine özgü olmakla birlikte teknik açıdan zahmetli bulunur. Kendi performansları oldukça nüans ve dokunaklı olarak kayıtlara geçmiştir. Enstrümantal ballad konsepti Chopin tarafından icat edilmiştir.

Önemli piyano çalışmaları arasında mazurkalar, valsler, nocturnelar, polonezler, etütler, impromptular, prelüdler, sonatlar vardır. Bazıları ancak Chopin öldükten sonra yayınlanmıştır.

Besteleme stilinde Polonya halk müziği, Bach, Mozart ve Schubert’in klasik etkileri ile etkisini gösterir. Tarz, müzikal form ve armonideki yenilikler ile milliyetçilikle olan ilişkisi hem Romantik dönem boyunca hem de sonrasında etkisini göstermiştir.

Chopin’in müziği, müzik piyasasındaki konumu, politik ayaklanmalarla olan ilişkisi, hayat aşkı ve erken ölümü, onu Romantik çağın önde gelen figürlerinden birisi yapmıştır. Besteleri hâlâ popüler olarak kullanılmakla beraber, birçok film ve biyografinin de konusu olmuştur.

Fryderyk bizzat annesinden piyano eğitimi almış olabilir fakat onun profesyonel müzik hocası 1816 – 1821 arasında Çek piyanist Wojciech Żywny’ti. Ablası Ludwika da sıklıkla Żywny’den ders aldı ve kardeşi ile birçok düet yaptılar. Harika çocuk olduğu, o yıllarda anlaşılmaya başlandı.

Henüz 7 yaşındayken açık hava konserleri vermeye başlayan Chopin, yine 1817 yılında biri sol minör diğeri si bemol majör olmak üzere iki polonez bestelemiştir. 1821’de yayınlanan sonraki la bemol major’den oluşan bir polonez, hocası Żywny’ye adanmış olmasının yanı sıra Chopin’in günümüze ulaşabilen en eski el yazmasıdır.

1817’de Sakson Sarayı’na Varşova’nın Rus valisi tarafından askeri amaçlar gerek gösterilerek el kondu ve Varşova Lisesi bunun üzerine şu anda Varşova Üniversitesinin rektörlük binası olarak kullanılmakta olan Kazimiers Sarayı’na taşındı. Bunun üzerine Fryderyk ve ailesi de bu yeni binaya taşındılar. Fryderyk Dük için piyano çalardı ve onun adına marş da yazmıştır. Polonyalı şair Julian Ursyn Niemcewicz “Nasze Przebiegi” (“Bizim Söylevlerimiz”, 1818) adlı dramatik eglog’unda “küçük Chopin” in popülerliğini doğruluyordu.

Beethoven’ın öldüğü sene Joseph Elsner’in öğrencisi olarak Varşova’da genel dikkat ve ilgiyi üzerine çekti. Viyana’da kaldıktan sonra Temmuz Devrimi sırasında Paris’e geldi. Orada piyanist olarak ünlendi ve adı Avrupa’nın her tarafına yayıldı. Besteciliği de orada gelişti ve yükseldi.

Chopin’in yeni bir fikri aristokrasisinin temsilcisi olarak gören Schumann genç besteciyi sonsuz takdir ifade eden şu sözlerle alenen selamlıyordu:

“Şapkalarınızı çıkarın baylar, bir dahi geliyor. Şair olmak için kocaman ciltler doldurmak gerekmez; bir iki şiirle bu unvana layık olabilirsin. Chopin de böyle şiirler yazmıştır”.

 

 

Piyano Konçertosu No: 1     Op. 11     Mi minör

 

Bestelendiği tarih     : 1830

İlk seslendirilişi   : 12 Ekim 1830, Teatr Narodowy, Varşova, Polonya’dan                                                   ayrılmadan önce “veda” konserlerinden birinde…

Adanılan kişi       : Friedrich Kalkbrenner 

 

Frédéric Chopin’in 1830’da yirmi yaşındayken yazdığı bir piyano konçertosudur. Konçerto solo piyano , flüt çiftleri, obua, klarnet ve fagot, dört korno, iki trompet, bas trombon, timpani ve yaylılar için notalandırılmıştır .

Robert Schumann, 1836’da Neue Zeitschrift für Musik için Chopin’in konçertosunu incelediğinde oldukça farklı bir bakış açısına sahipti ve bu parçalarla “Chopin, Beethoven’ın ruhunu konser salonuna getiriyor” diyordu.

Konçerto, dönemin enstrümantal konçertolarına özgü üç bölümden oluşur:

 

  1. Allegro maestoso (Mi minör)
  2. Romanze – Larghetto (Mi majör)
  • Rondo – Vivace (Mi majör)

 

Birinci Bölüm          Allegro maestoso     (Mi minör)

 

Orkestra tarafından tanıtılan üç temadan oluşuyor. Piyano daha sonra ilk temayı çalar, ardından lirik ikinci temayı bas kontrpuandaki ilk temanın ana motifi eşliğinde çalar. Üçüncü tema, orkestra tarafından sergide tanıtılan ve piyano tarafından devralınan E majör temadır Geliştirme, ikinci temayla piyano açılışıyla başlıyor; orkestra daha sonra ilk temayı geliştirir.

 

İkinci Bölüm          Romanze – Larghetto     (Mi majör)

 

Romanze, tam olarak sonat biçiminde olmasa da klasik modele atfedilir.

Chopin mektupta Tytus’a şöyle yazmıştı: “Güçlü bir etki yaratmayı amaçlamıyor; daha ziyade romantik, sakin ve melankolik bir duygu, akla binlerce mutlu anıyı getiren bir noktaya nazikçe bakan biri izlenimi veriyor”.

Güzel bir bahar akşamında ay ışığında yaşanan bir tür hayaldir bu…

 

Üçüncü Bölüm          Rondo – Vivace     (Mi majör )

 

Büyük bir erteleme, tereddüt ve zorlukla yazılan üçüncü bölüm, çağdaş Kraków’da senkoplu, iki zamanlı popüler bir dans olan Krakowiak ritimlerini içeriyor.

Chopin’in Polonya’da geri dönmesini engelleyen siyasi çalkantılar öncesinde yazdığı son parçalardan biri oldu.

Ağustos 1830’da Rondo’yu tamamladıktan sonra onu özel olarak çaldı; önce bir yaylı çalgılar dörtlüsüyle, sonra da küçük bir orkestra topluluğuyla…

 

PYOTR ILYICH TCHAIKOVSKY

 

Doğum tarihi ve yeri     : 7 Mayıs 1840, Votkinsk

Ölüm tarihi ve yeri  : 6 Kasım 1893, Sankt – Petersburg

 

Senfoni, opera, bale, enstrümantal ve oda müziği ile şarkı gibi birçok tarzda eser vermiştir. Günümüz klasik müzik repertuvarında yer alan en popüler konser ve gösteri müziklerini yazmıştır.

Çaykovski orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Müziğe karşı erken yaştan itibaren yatkınlık göstermesine rağmen devlet memuru olmak için eğitim almıştır. Ailesinin istememesine rağmen müzik alanında kariyer yapmayı seçerek 1862 yılında Sankt-Petersburg Konservatuvarına girdi ve 1865 yılında buradan mezun oldu. Bu formül, Batı’ya yönelik eğitim Çaykovski’yi döneminin Rus Beşleri olarak bilinen ve genç Rus bestecilerden oluşan ulusalcı akımından ayırmıştır.

Her ne kadar önemli başarılara imzasını atmış olsa da duygusal anlamda kendini hiçbir zaman güvende hissetmemiş ve yaşamı boyunca kişisel krizlerle karşılaşmış ve bazı dönemlerde depresyona girmiştir. Özel hayatındaki hengâmeye rağmen ününü günden güne arttırmış, Çar tarafından yaşam boyu maaşa bağlanmış ve dünya çapında konser salonlarında eserleri takdir görmüştür. Ani ölümüne kolera salgınının sebep olduğu söylense de bazı kaynaklar bunun intihar olduğunu ileri sürmüştür.

Dünya üzerinde konser izleyicileri arasında çok popüler olmasına rağmen Çaykovski zaman zaman eleştirmenler, müzisyenler ve besteciler tarafından sert eleştirilere maruz kalmıştır. Ancak günümüzde önemli bir besteci olduğu konusunda artık bir şüphe kalmamıştır.

Her ne kadar 20. yüzyılın başında ve ortalarında batılı eleştirmenler Çaykovski’nin müziğini bayağı bulmuşlar ve gerisinde bir düşüncenin yatmadığını öne sürmüşlerse de; bu küçümseme ortadan kaybolmuştur.

Çaykovski beş yaşında piyano dersi almaya başladı. Üç yıl içinde öğretmeni kadar yetkin bir şekilde müzik okuyabilecek kadar yetenekli bir öğrenciydi. Anne ve babası müziğe karşı olan yeteneğini çok destekliyordu. Özel hoca tutmanın yanı sıra bir org almış ve piyano çalışması konusunda şevk vermişlerdi. Ancak ailesinin müzik yeteneği karşısındaki arzuları kısa zamanda köreldi. 1850 yılında aile Çaykovski’yi Sankt-Petersburg’da bulunan İmparatorluk Hukuk Okuluna göndermeye karar verdi. Bu okul daha çok küçük soylu ve seçkin tabakanın çocuklarına hitap ediyor, öğrencilerini devlet memuru kariyerine hazırlıyordu. Okula giriş yaşı 12 olduğu için Çaykovski evinden 1.300 km. uzakta okulun hazırlık sınıfında iki yıl geçirmek zorundaydı. Bu iki yıl geçtikten sonra Çaykovski yedi yıllık öğrenim almak üzere İmparatorluk Hukuk Okuluna geçti.

Çok bağlı olduğu annesini 14 yaşındayken kaybetti ve bu olay daha sonra eserlerinde bile kendisini gösterecek olan depresif yanının gelişmesine katkıda bulundu. Eğitimini 19 yaşında tamamlayarak devlet memuru oldu. Sonradan Sankt-Petersburg Konservatuvarı’ na dönüşecek yeni bir müzik okuluna 21 yaşındayken kaydoldu. 1865 yılında mezun oldu ve Moskova Konservatuvarı’nda müzik öğretmenliğine başladı. Bu kurumda çalıştığı 11 yıl boyunca birçok büyük eser yaratan Çaykovski, ilk defa “Alınyazısı” adlı senfonik şiirde kendi bestecilik üslubunu ortaya koydu: Tutku ve özlem dolu, küçük şarkıları yeğleyen bir üslup…

Kolera salgını sırasında kaynatılmamış bir bardak su içmesi sonucu yatağa düşerek Sankt-Petersburg’da öldü.

 

Senfoni     No: 4     Op. 36     Fa Minör    

 

İlk seslendirilmesi     : 1878, Moskova

Adanılan kişi             : Bayan von Meck

 

Çaykovski’nin senfoni alanındaki ilk önemli verimidir. Çaykovski’ye özgü etkili orkestralamasıyla, Slav melankolisi yansıtan genel tınısıyla seçkinleşen eser …

Sanatçı, yapısının pek program getirmemesine karşın koruyucusu olan bu kadına yazdığı bir mektupta özetle şu açıklamayı yapmıştır: “Senfonimizin bir programı var… Bu programı kelimelerle belirtmek olanağı da var kanısındayım ve asıl anlamını, size, evet yalnız size anlatmak isteğindeyim”.

Senfoni dört bölümdür:

  1. Andante sostenuto: moderato con anima
  2. Andantino in modo di canzona
  • Scherzo
  1. Finale; Allegro con fuoco

 

Birinci bölüm     Andante sostenuto: moderato con anima

 

Eserin başında bakır nefesliler tarafından çalınan tema “kader” temasıdır. Ardından gelen temalar ona boyun eğişi simgeler. Moderato bolümü kabullenişle, isyan arasında gidip gelen kesintisiz bir melodik akışa sahiptir. Klarnetin yumuşak sesleriyle başlayan ikinci tema bu çaresizlik içinde görülen bir düş gibidir. Bu düşler giderek belirsizleşir ve sonunda fırtınalı pasajlar sonucunda başlangıçtaki “kader” temasına geri dönülür. Bolümün sonunda kaderin mutlak hâkimiyetini simgeleyen bir doruk noktasına ulaşılır.

 

İkinci bölüm     Andantino in modo di canzona

 

Adeta gerçeklerden kaçılırcasına, obuanın çaldığı ezgiyle geçmişin güzel günleri hatırlanır. Orta bolümde aynı ezgi geliştirilerek bir doruk noktasına ulaşılır ancak tekrar geçmişi hatırlamanın huzurlu sükûnetine dönülür.

 

Üçüncü bölüm     Scherzo

 

Neşeli bir Scherzo duyulur. Besteci bu bolümün girişinde yaylılarda pizzicato tekniği kullanarak neşeli ezgilerin uzaktan geldiği izlenimini yaratmak istemiştir. Zaman zaman yaylılara nefesliler katılır ve müzik dinleyiciye daha yakınlaşır. Bu yakınlaşıp uzaklaşmalarla dinleyici bir mekânda geziyormuş izlenimine kapılır. Böylelikle besteci dinleyiciye bu neşeli müziği içselleştirmediği mesajını vermektedir. Benzer mekânsal yaklaşımlar daha sonra Mahler, Charles Ives gibi bestecilerin müziklerinin merkezinde yer alacaktır.

 

Dördüncü bölüm     Finale; Allegro con fuoco

 

Coşku apaçık ortaya çıkar. Tchaikovsky birinci bolümde karşı konulmaz olarak ortaya koyduğu kaderin zalimliğinden her bolümde biraz daha uzaklaşmış, en sonunda onun varlığını unutarak mutluluğa yaklaşmıştır. Bu coşkulu pasajlar doruk noktasına ulaştığında birdenbire karanlık kader teması beliriverir. Bu duraksamanın ardından kaderin varlığı yok sayılarak tekrar coşkulu pasajlara dönülür ve eser bir zafer havasında biter. Bu final bolümü evliliğin Tchaikovsky’ e verdiği umut ile yazılmıştır. Ancak sanatçı kısa zamanda bu iyimserlikten uzaklaşmış yaşamının sonunda 6. Senfoni’sinin karanlık final bölümüyle dünyaya veda etmiştir.

 

Sanatla Kalınız …

Taşar ERKOL