
Konser Tarihi : 31 Ekim 2025 – Cuma
Konser Saati : 20:00
Konser Salonu : ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KONSER SALONU
KONSER PROGRAMI
U. C. E RKİN : Keman Konçertosu
F. TÜZÜN : Esintiler
F. TÜZÜN : Çayda Çıra
F. TÜZÜN : Nasreddin Hoca
Şef : ERAY İNAL
Solist : PELİN HALKACI AKIN “keman”
ERAY İNAL
Doğum tarihi ve yeri : 1983, Ankara
Besteci – Orkestra şefi
1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Fagot Bölümünü kazandı. Üstün başarılarından dolayı 1999 ve 2001 yıllarında 2 kez sınıf atladı. 2003 yılında mezun oldu.
2002-2007 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tanıtma Vakfı ile ABD, Çin Halk Cumhuriyeti, Singapur ve Katar’a kadar uzanan 25’e yakın ülkede ülkemizi temsilen görev aldı.
2005 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Yüksek Lisansını kazanarak 2007 yılında Yüksek Şeref derecesiyle mezun oldu. Aynı yılın Kasım ayında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın (ÇDSO) açmış olduğu sınavı kazanarak “Fagot” sanatçısı olarak göreve başladı.
2011-2018 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Öğretim görevlisi olarak çalıştı.
2013 Şubat ayında Sevda Cenap And Müzik Vakfı’nın düzenlemiş olduğu 1.nin seçilmediği Ulusal Beste yarışmasında “Anadolu Rapsodisi” adlı yapıtıyla 3. oldu.
2015 yılında 1951’den bu yana yazılmış 2. Kanun konçertosu olan “Mesnevi Kanun Konçertosu” nu besteledi.
2016 Mayıs ayında 15. Mersin Uluslararası Müzik Festivali 6. Beste yarışmasında “Hadrianapolis”adlı eseriyle 1. oldu.
Birçok ünlü sanatçının senfonik projelerini hazırladı. Tiyatro ve belgesel müzikleri besteledi. “Senfoni ile Türküler” ve “Senfoni ile Müziğimiz” adıyla, kalıtımız olan türkülerin ve Türk müziği eserlerinin çok seslendirilerek dünyaya duyurulması için projeler hazırladı.
2019 Eylül ayında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Yüksek Lisans sınavını kazandı. Prof. Rengim Gökmen ile Orkestra Şefliği çalışmalarına başladı. 2023 Haziran ayında mezun oldu.
2023 Ekim ayında ÇDSO Orkestra Şef yardımcısı kadrosuna atanan Eray İnal, beste ve orkestra şefliği çalışmalarına devam etmektedir.
PELİN HALKACI AKIN
Keman eğitimine 8 yaşında Prof. Nuri İyicil ile başlayan Pelin Halkacı Akın, İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ ndan 1995 yılında mezun oldu.
1997 yılından beri sürdürdüğü solistlik kariyerinin yanı sıra alanında kendisini geliştiren sanatçı, Prof. Jean Fournier’ in “Salzburg Mozarteum Sommer Akademie” ve İstanbul’da yaptığı masterclass’lara katıldı. Daha sonra da İsrail’deki “Keshet Eilon Violin Masterclasses” a üç yıl ardarda katılıp burada Shlomo Mintz, Ida Händel, Vadim Gluzman ve Ani Schnarch ile çalıştı.
2003 yılında da yine aynı kursa asistan öğretmen olarak davet edildi. Müzik yönetmenliğini Claudio Abbado’ nun yaptığı “Gustav Mahler Gençlik Orkestrası” na üç yıl üst üste davet edildi, burada Claudio Abbado, Seiji Osawa, Piérre Boulez, Semyon Bychkov ve Danielle Gatti gibi şeflerle birlikte dünyaca ünlü festivallere katıldı, önemli konser salonlarında çaldı.
Türkiye’de “Uluslararası İstanbul, Ankara ve Eskişehir Müzik Festivalleri” nde ve birçok kentte resitaller yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstanbul, Antalya, Bursa ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestraları, Borusan İstanbul Filarmoni, C.R.R. ve Eskişehir Senfoni Orkestraları, ENKA Sinfonietta, DESO, ASO, Mersin, Başkent ve Borusan Oda Orkestraları, Camerata Saygun Orkestrası eşliğinde başarılı konserler verdi. Yurtdışında İngiltere, Polonya, Macaristan, Romanya, Ukrayna, İsrail, Gürcistan, Azerbaycan ve K.K.T.C.’ de solo konserler veren sanatçı, 2011 yılında da profesör oldu.
Aktif olarak solistlik kariyerine davam etmekte olan Pelin Halkacı Akın, halen öğretim üyesi olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda çalışmakta ve ayrıca “Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası” nın başkemancılığı görevini sürdürmektedir.
Sanatçı, Borusan Holding tarafından kendisine kullanım hakkı verilen 1725 (Venedik) tarihli bir Fransiscus Gobetti kemanla seslendirmektedir.
.
ULVİ CEMAL ERKİN
Doğum tarihi ve yeri: 14 Mart 1906, İstanbul Ölüm tarihi ve yeri: 5 Eylül 1972, Ankara
Türk besteci, eğitimcidir. Türk Beşleri arasında yer alır.
Erkin, opera dışında hemen bütün formlarda yapıtlar vermiş verimli bir bestecidir. Besteciliğin yanı sıra orkestra şefliği, piyano öğretmenliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında açılan müzik kurumlarında yöneticilik yaparak “Müzik Devrimi”nin sevilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda öncülük etmiştir. Müzik tarihinde Türk Beşleri adıyla anılan sanatçılar arasında yer alır.
1971 yılında devlet sanatçısı unvanı ile onurlandırılmıştır.
Babası, üst düzey bir bürokrat olan Mehmet Cemal Bey, annesi Nesibe Hanım’dır. Diplomat Feridun Cemal Bey (Erkin)’in kardeşidir. Yedi yaşındayken babasını kaybetti. Dedesi Abdullah Behçet Bey’in evinde büyüdü.
İlk müzik derslerini piyano çalan annesinden aldı. Piyano derslerine önce Mercenier adlı bir Fransız öğretmenden, daha sonra İstanbul’da tanınmış bir öğretmen olan piyanist Adinolfi’den dersler alarak devam etti; bir yandan da Galatasaray Lisesi’nde eğitimini sürdürdü. Millî Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışında müzik öğrenimi görecek gençleri seçmek için açtığı sınavı kazanarak 1925 yılında Paris’e gönderildi. Paris Konservatuarı’nda Jean Batalla, Isidor Philipp ve Camile Decreus ile piyano, Jean Galon ile armoni, Noel Galon ile kontrpuan çalıştı; daha sonra Ecole Normale de Musique’de, Jean Galon ve Nadia Boulanger’dan kompozisyon dersleri aldı.
Yıllık öğrenimini Paris Konservatuvarı ile Ecole Normale’ de başarıyla tamamlayan genç sanatçı, 1930 yılında yurda dönerek Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde öğretmenliğe atandı. Çeşitli Avrupa kentlerinde öğrenimini tamamladıktan sonra yurda dönüp Ankara Musiki Muallim Mektebi kadrosuna katılan Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil Kazım Akses ile müzik tarihinde “Türk Beşleri” olarak anılan grubun bir üyesi kabul edildi.
Paris’te başladığı “İki Dans” adlı orkestra yapıtını Ankara’da bitiren bestecinin bu ilk yaratışının dünya prömiyeri, 6 Mart 1931 tarihinde Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası tarafından gerçekleştirildi.
1943 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nin açtığı beste yarışmasına “Köçekçe” ve “Piyano Konçertosu” ile katıldı. Piyano Konçertosu ödüle layık görüldü; Ahmet Adnan Saygun ve Hasan Ferit Alnar ile yarışmanın büyük ödülünün sahibi oldu. Bu eser, aynı yıl 11 Mart günü Riyaset-i Cumhur Orkestrası tarafından eşi Ferhunde Erkin solistliğinde seslendirildikten sonra 8 Ekim 1943’te bombardıman altındaki Berlin’de yine Ferhunde Erkin’in solistliğinde Berlin Şehir Orkestrası tarafından seslendirildi.
Sanat yaşamındaki başarıları nedeniyle Fransız ve İtalyan devletlerinin onur ve liyakat nişanları ile ödüllendirilen Erkin, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından “Devlet Sanatçısı” unvanı ile onurlandırıldı.
5 Eylül 1972’de, altmış beş yaşında iken Ankara’da yaşamını yitirdi. Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi. Ölümünden sonra 1991 yılında “Çağdaş Türk müziğinin yaratılmasına zengin esin gücüyle olağanüstü katkılarından, gelecek kuşaklara aktardığı üstün eserlerinden ve yetiştirdiği değerli öğrencilerinden ötürü” Sevda – Cenap And Müzik Vakfı onur ödülü altın madalyası verildi.
KEMAN KONÇERTOSU
İlk seslendirme : 2 Nisan 1948, Ankara, Büyük Tiyatro’nun açılış töreninde
Solist : Licco Amar
Şef : Ulvi Cemal Erkin
Orkestra : Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Ulvi Cemal Erkin, keman konçertosunu 1946’da bestelemeye başlamış ve ertesi yılın başlarında bitirmiştir. Yapıt ilk defa 1947 Viyana Müzik Festivali’nde seslendirilecekti fakat solo keman partisini çalacak olan İtalyan kemancı Pina Carmirelli’nin sonradan vazgeçmesi yüzünden icra edilemedi. Gene aynı yıl Prag’da yapılan Müzik Festivalinde, Erkin birinci senfonisini yönetiyordu, festivale iştirak eden dünyaca tanınmış kemancı Ricardo Odnoposof, Erkin’in keman konçertosu ile çok ilgilendi. Hatta beraberce çalıp üzerinde çalıştılar.
Konçerto üç bölümden oluşur:
Hemen her yapıtında olduğu gibi Erkin, La tonundaki keman konçertosuna da folklorumuzdan ve geleneksel Türk müziğinden renkler, ritimler katmıştır. Erkin’in eserlerinin çoğu gibi bu konçerto da Türk folklorundan esinlenerek yazılmıştır.
Birinci BölümSostenuto
Sonat biçiminde önce canlı, sonra lirik karakterde iki temadan oluşur Bölümün sonuna doğru besteci tarafından yazılmış olan bir kadans yer alır.
İkinci Bölüm Adagio
Lied biçiminde ağır geleneksel Türk müziğinin mistik havası içinde gelişir.
Üçüncü bölüm Allegro assai
Halk müziğinden esinlenmiş olan bestecinin yarattığı tema 2/4’lük başlayıp, 7/16’lık bir Karadeniz havasına dönüşür. Bölümün ortalarında yer alan ve Türk müziğinin önemli öğelerinden biri olan taksim geçidinde solist ile orkestra bir çeşit ikili yapar.
Erkinin en çok sevilen yapıtlarından biri olan bu konçerto Albert Markov tarafından Moskova’da kayda alınmıştır.
FERİT TÜZÜN
Doğum tarihi ve yeri : 24 Nisan 1929, Eyüp Sultan, İstanbul
Ölüm tarihi ve yeri : 21 Ekim 1977, Ankara
Türk bestecidir.
Babası öğretmen Mustafa Rahmi Bey idi. Çocukluğu Kınalıada’ da geçti. İlkokulu Kınalıada’ da bitirdikten sonra babasının ölümü üzerine Ankara’daki ablasının yanına giderek öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi’nde sürdürdü.
Ablası Bedriye Tüzün’ün İstanbul Konservatuvarı şan bölümü mezunu olması nedeniyle müzik ile erken yaşta tanışmış olan Ferit Tüzün, ablası aracılığıyla Ulvi Cemal Erkin ile tanıştı ve Ankara Konservatuvarı’na piyano bölümü öğrencisi olarak girdi. Erkin’in ve Necil Kazım Akses’ in önerileri ile kompozisyon bölümüne de kaydolan Ferit Tüzün, 1949’da Piyano Yüksek bölümünden, 1951’de Kompozisyon bölümünden mezun oldu. Her iki bölümü de birincilikle tamamlamıştı. Mezuniyetinden sonra iki yıl Kompozisyon bölümünde Necil Kazım Akses ’in asistanlığını yaptı.
İlk önemli eseri olan “Ninni” adlı orkestra yapıtını konservatuvarın son sınıfında öğrenci iken bestelemişti. Bu eser, 1952’de Cemal Reşit Rey yönetimindeki İstanbul Şehir Orkestrası tarafından ilk defa seslendirildi.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak 1954’te Münih Müzik Akademisi’ne gönderildi; ünlü şef Fritz Lehmann’ın öğrencisi oldu. Lehmann’ın ölümü üzerine orkestra şefliği çalışmalarını Adolf Mennerich ve Gotthold Ephraim Lessing’in yanında sürdürdü. Bir yandan kompozisyon alanında çalışan Tüzün, Münih’te iki önemli besteci ile tanıştı ve onlardan kompozisyon dersi aldı: Karl Amadeus Hartmann ve Carl Orff.
Müzik eğitimini 1958’de tamamladıktan sonra bursunu bir yıl daha uzatarak Münih Devlet Operası’nda şef yardımcılığı yaptı; ayrıca çeşitli kentlerde konserler yönetti.
Almanya’da kaldığı süre içinde bestelediği “Anadolu Süiti” (1954), “Türk Cappriccio’su” (1956) ve “Humoresque (Nasreddin Hoca)” (1957) adlı eserlerinin ilk seslendirilişleri Münih Filarmonisi tarafından yapıldı. Bu üç eser, Ferit Tüzün’ün önemli yapıtları arasında kabul edilir. Anadolu Suiti adlı yapıtı, daha sonra besteleyeceği Çeşmebaşı Balesi’nin temelini oluşturmuştur.
1959 yılında Türkiye’ye dönen müzisyen, Ankara Devlet Opera ve Balesi orkestra şefi olarak görev yaptı. Bir yandan da bestecilik çalışmalarını sürdüren sanatçının en önemli eserleri; ilk Türk balesi olan Çeşmebaşı, TRT’nin siparişi üzerine yazdığı “Midas’ın Kulakları” operası ve yine TRT’nin siparişi üzerine bestelenmiş “Esintiler” adlı orkestra eseridir. Ayrıca konusunu Elâzığ dolaylarından alan bir bale olan “Çayda Çıra” için bestelediği bir bale süiti ile ilk defa 2004 yılında seslendirilen “Kınalı Eller” adlı bir bale süiti vardır. Bilinen son yapıtı olan “Söyleşi”, Kültür Bakanlığı tarafından Cumhuriyetin 50. yılı kutlamaları için sipariş edilmiş bir orkestra yapıtıdır.
Tüzün, 1974 yılında Ankara Konservatuvarı’nda öğretmenlik yaptıktan sonra Ocak 1977’de Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müdürü olarak atandı. Bu görevi sürdürürken geçirdiği bir kalp krizi sonucu beklenmedik bir şekilde öldü. Cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.
Tüzün, ölümünden 23 yıl sonra (2000 yılında) Sevda – Cenap And Müzik Vakfı tarafından “Onur Ödülü Altın Madalyası” ile ödüllendirildi.
ESİNTİLER
TRT Kurumu’nun siparişi üzerine yazılmış olan dans süitinde Tüzün; Türk Halk Müziği gereçlerini serbest şekilde kullanmıştır.
Birinci bölüm özgün bir tema üzerine kuruludur.
İkinci bölüm bir zeybektir.
Üçüncü ve son bölüm ise; “Ha bu diyar … ” türküsünün tanınmış ezgisi üzerine yazılmış bir scherzo’dur.
ÇAYDA ÇIRA
1970 yılında Akbank’ın kuruluşunun yirmi beşinci yılı kutlamaları çerçevesinde seslendirilmek üzere yazılmıştır. Yapıt modal, folklorik ve tonal öğeleri bir arada içerir.
Elâzığ yöresinden derlenmiş olan çok tanınmış bir dans üzerine kurulu olan balenin öyküsü, Anadolu köy yaşamından sahneleri işlemektedir.
Bölümler:
NASREDDİN HOCA
Ferit Tüzün, Devlet bursuyla 1954’te gittiği Almanya’da Münih Devlet Müzik Akademisinde Fritz Helmann, Kurt Eichhorn, Adolf Mennerich ve G. E. Lessing’in yanında öğrenim gördü. Bu arada yaptığı beste çalışmaları, Carl Orff ve Amadeus Hartmann tarafından desteklendi.
Almanya’da kaldığı süre içinde bestelediği Anadolu Süiti ve Türk Cappriccio’su dünya prömiyerleri Münih Filarmoni tarafından yapıldı.
Münih Filarmoni orkestrasından aldığı sipariş üzerine bestelediği “Humoresque” (1957) adlı eseri de büyük başarı kazandı.
Eserin adı daha sonra “Nasreddin Hoca” olarak değiştirildi.
SANATLA KALINIZ !!!
Taşar ERKOL
