Konuşma! Dinle ve Anla…

‘’Oğlum, iyice dinle ve ne dendiğini anla’’,
Derdi rahmetli annem, nur içinde yatsın.
‘’Baba sen beni anlamıyorsun, çünkü dinlemiyorsun’’
Diyor büyük oğlum, vallaha haklı herhalde.
‘’ Hayatım, niye beni hep yanlış anlıyorsun’’ diyor,
Birileri, cidden çıldırtıyorum sanki insanları.
‘’ Yanlış anlamanızdan korktuğum için söyleyemedim’’
Böyle diyor yardımcım, sende mi?
‘’ Abi bak tekrar ediyorum, anla artık, biraz empati’’
Diyor ortağım, pes artık ben bu muyum?
Zaten dinlemeyi bilmeyen bir ulusun evladıyım,
İşin ucu iyice kaçtı, artık kendimize faydamız yok,
Dinle Emre kardeş, adam gibi dinle…

∞Ω∞∞Ω∞∞

Dinlemek bir sanat, zor bir süreç
Ne dendiğini anla, ifadeyi kavra işin sırrı,
Yanlış anlama, doğru anla, tam anla.
Anla ki, buradaki ‘’ki’’ çok önemli,
Ve ayrı yazılmış, tekrar ediyorum, anla ki…
Anla ki anlaşılabilesin, konuşabilesin,
Anla ki anlatabilesin, ifade edebilesin,
‘’Ki’’nin anla’dan ayrılışını hisset.
Eğer ‘’ki’’ anladan ayrılmadan kalsaydı;
‘’Ki’’ olabilir miydi, bir düşün.
Olamazdı, senin anlayabilmen için ayrıldı,
“Anla”dan ayrıldı, terk etti ve uzaklaştı.
Anla ‘’Kİ’’ anlatabilesin, anlaşılabilesin Emre…

∞Ω∞∞Ω∞∞

Dur dinle, hep konuşursan sağır olursun,
Nezaketlerin en büyüğüdür dinlemek,
Bütün önyargıları bırak ve dinlemeye çalış,
Karşında sana anlatmaya çalışan insana odaklan,
Bırak telefonu, bigisayarı, gel hayalinden beri,
Bak karşındaki insanın yüzüne, simasına, gözüne,
Özneye odaklan, ben diyorsa ben,
Sen diyorsa sen, biz diyorsa bizdir,
Kafandaki özneyi bırak, karşındakinin öznesine saygı göster.
Ben diyor, sen demiyor,
Niye algın bu denli ben merkezli kardeşim,
Saygı göster, hemen yükleme yüklenme,
Dinle, dinle ki, işin püf noktası bu…

∞Ω∞∞Ω∞∞

O minnacık oğlunu dinle, minnacık ağzını izle,
‘’Ben bugün’’ diyor, zaman da veriyor, bugün,
Dün ya da yarın, ya da her zaman değil,
Diğer zamanları kastetmiyor oğlancağız,
Tamam daha önce olan olmuş olabilir,
Gelecekte olacakların olasılığı endişelendirebilir,
Yaşanmış ya da yaşanacakları sorgulamıyor,
Minicik daha, zaman bile veriyor ki, ‘’ki’’!!
Basitçe anlatıyor, kendini ifadeye çalışıyor,
Bırak girsin içeri, tolerans ister dinlemek,
Ama bugünlük, bu yazının hatırına,
Anla be mirim, bugün diyor çocuk.
Dinlemeye odaklan, bu noktada başlar herşey…

∞Ω∞∞Ω∞∞

Çok dinlememiz ve az konuşmamız için,
İki kulak ve tek dil vermiş tanrı,
Kimseyi dinlememeye başladık,
Sadece istediğimiz giriyor kulaklarımızdan,
Ben diyor, bugün diyor, seni diyor, evet seni diyor,
Bugün başkaları yok sen varsın baba,
Gecmiş , gelecek önemsemiyor,
Hepimizin yaptığı hata, cümleden kelime çekiyoruz.
Oysa minik oğlum ‘’Ben bugün seni çok’’ demesiyle,
‘’Çok’’ kısmı beyninde zonkluyor.
Oysa, bu çok onun çok’u senin değil,
Yüklemi etkileyecek bir sıfat, onun yorumu,
Daha cümle bitmeden taktık çok’a,
Bak algını tamamen kapadın, hep yaptığımız,
Cümleyi bir tamamlasın çocuk, ifade etsin ,
Bekle, sabret, anlamaya çalış,
Dinleeee…

∞Ω∞∞Ω∞∞

‘’ Ben bugün seni çok özledim baba’’ diyor,
Meşgul kafalarımız,
Kat be kat perdeler gibi önyargılarımız,
Kirli ve kanıtsız bilgiyle dolu dimağımız,
Bilinç kaybı düzeyinde dinleme yetimiz,
Anlaşılamama, anlatamama korkusuna gark,
Karşımızdakini inandırmanın tek yolunu kaybetmişiz.
Dinlemeyi, duyabilmeyi bilmiyoruz.
‘’ Ben bugün seni çok özledim baba ’’ diyor,
Ve ben onu duyamayacak kadar algısızım.
Adam gibi, insan gibi söylüyor,
Dinle ki, duyasın be birader…

∞Ω∞∞Ω∞∞

Bırak desin, laf ağızdan çıksın, ses kulağa gelsin,
Özneye, birinci ve ikinci tekil şahısa,
Zamire, sıfata ve yükleme saygı göster.
Boşuna dilbilgisine kafa patlatmadın onca sene,
Beyninin trafiğine başlatma,
Tali yoldan al cümleyi, kalbine ulaştır.
Biraz böbreküstü usaresi ile avcarla,
Biraz endorfin karıştır sal damarların içine,
Hemen cevap verme, dur on saniye, tadını çıkar,
Dinle ve anla be kardeşim
Anla ‘’ki’’, ‘’ki’’ burada kilit,
Dahi anlamındaki de’den bile havalı görüyorsun,
Anla ki, anlaşılabilesin Emre baba,
Yazmakla olmuyor bu işler,
Verelim bizde kıssadan ile hisse o zaman :

‘’Dinle ki anla, anla ki anlat, anlat ki anlasın, anlasın ki dinlesin’’