ÇDSO 6 Mart Konser programı, Taşar Erkol

Konser Tarihi    : 6 MART  2026 – Cuma

Konser Saati      : 20:00

Konser Salonu   : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu

 

KONSER PROGRAMI

 

  1. van BEETHOVEN : Egmont Uvertürü Op. 84
  2. A. MOZART : Piyano Konçertosu No. 21 K.467
  3. HAYDN  : Senfoni No. 101 (Saat)

 

Şef     : CEYDA AYANOĞLU

Solist : GÜLSİN ONAY           “piyano”

 

CEYDA AYANOĞLU

 

Türk piyanist ve orkestra şefi Ceyda Ayanoğlu, orkestra ve opera şefliği alanında yükselen bir yetenektir.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı piyano bölümünden onur derecesiyle mezun olmuş ve tanınmış piyanistlerle çok sayıda uluslararası piyano ustalık sınıfına katılmıştır. Daha sonra Hollanda’daki Maastricht Konservatuvarı’nda Arjan Tien’ in rehberliğinde orkestra şefliği alanında ikinci bir lisans ve yüksek lisans derecesi almıştır.

Aralarında Phil Zuid, Het Klassiek Collectief, VU Orkestra, Goois Symfonie Orkestra, Nieuw Nijmeegs Kamerorkest, Orkestra van Utrecht, Berlin Opera Akademisi Orkestrası ve Orchestre National des Jeunes du Luxembourg’ un da bulunduğu çeşitli orkestralarla iş birliği yaptı.

Orhan Şallıel, İbrahim Yazıcı, Jan Schumacher, Josef Suilen, Lior Shambadal, Federico Santi, Antony Hermus, David Reiland, Sander Teepen, Tim Redmond gibi değerli şeflerle verdiği ustalık sınıflarında şeflik tekniğini geliştirdi.

2024 yılında Opera Zuid tarafından bir Rossini prodüksiyonunun şef yardımcısı olarak seçildi ve burada piyano eşliğinde çalarak provalara da destek verdi. Daha sonra Puccini Le Villi’ de Karel Deseure’ e yardımcı olması için tekrar davet edildi.

Yardımcı şeflik görevleri arasında Berlin Opera Akademisi ile Hänsel und Gretel ve Lüksemburg Gençlik Orkestrası ile Bahar Senfoni Projesi gibi Hollanda’da ve diğer birçok yerde yer alan projeler bulunmaktadır.

 

GÜLSİN ONAY

 

“Harika çocuk” olarak başladığı müzik yaşamını dünyanın önemli orkestraları ve şefleriyle çalışmalar yaparak sürdürür. Uluslararası alanda istisnai bir Chopin icracısı kabul edilmektedir. Ayrıca besteci Ahmed Adnan Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak tanınır ve Saygun’un eserlerinin dünyaya tanıtılmasına ve sevilmesine öncülük etmektedir.

Türkiye Devleti tarafından verilen Devlet Sanatçısı unvanının sahibidir.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası solistidir ve Bilkent Üniversitesi’nin de sürekli sanatçısıdır. Ayrıca 2003 yılından beri “UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi” dir.

Annesi Türk piyanist Gülen Erim, babası Alman kemancı Joachim Reusch’tur. Matematikçi Kerim Erim’in torunudur.

1973-83 yılları arasında piyanist Ersin Onay ile evli kalan Gülsin Onay, sanatçı Erkin Onay’ın annesidir.

12 Eylül 1954, İstanbul’ da 12 Eylül 1954 yılında doğan sanatçı, piyanoya üç buçuk yaşında annesi ile başladı. İlk konserini altı yaşında TRT İstanbul Radyosu’nda verdi. Üstün Yetenekli Çocuklar Kanunu kapsamında, iki yıl Mithat Fenmen ve Ahmed Adnan Saygun tarafından Ankara’da özel eğitim verildikten sonra 12 yaşında Fransa’ya gönderildi.

Pierre Sancan, Monique Haas, Pierre Fiquet ve Nadia Boulanger ile çalışarak Paris Konservatuvarı’nın yüksek bölümünden 16 yaşında, “Premier Prix du Piano” derecesi ile mezun oldu. Mezuniyetinin ardından çalışmalarını Bernhard Ebert ile sürdürdü.

Gülsin Onay’ın uluslararası müzik kariyeri Venezuela’dan Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıtada 80 ülkeyi kapsar. Sanatçı, Marguerite Long–Jacques Thibaud (Paris) ve Ferrucio Busoni (Bolzano) de dahil olmak üzere başlıca uluslararası yarışmalarda kazandığı ödüllerle uluslararası müzik kariyerine başladı. Dünyanın belli başlı tüm müzik merkezlerinde dinleyicilerle buluşan piyanist, Dresden Staatskapelle, İngiliz Kraliyet Filarmoni, Philharmonia Orkestrası, İngiliz Oda Orkestrası, Japon Filarmoni, Münih Radyo Senfoni, Saint Petersburg Filarmoni, Tokyo Senfoni, Varşova Filarmoni, Viyana Senfoni gibi önemli orkestralarla konserler vermiştir.

Onay; Berlin, Varşova Sonbaharı, Granada, Würzburg Mozart Festivali, Newport, Schleswig-Holstein, İstanbul gibi dünyanın önemli müzik festivallerinde yer almaktadır.

2004 yılında başlayan Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin Sanat Danışmanlığını yapmaktadır.

Rachmaninov yorumlarıyla müzik otoritelerinin beğenisini toplayan Gülsin Onay ayrıca, uluslararası alanda istisnai bir Chopin icracısı kabul edilmektedir. Polonya Hükûmeti Gülsin Onay’ı Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devlet Nişanı ile onurlandırmıştır. Hocası Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak tanımlanan Onay gerek konser programlarından gerekse kayıtlarından eksik etmediği bestecinin eserlerini önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede seslendirmiştir.

Saygun’un yanı sıra Hubert Stuppner “2. Piyano Konçertosu” nu, Bujor Hoinic “Piyano Konçertosu” nu, Jean-Louis Petit Gemmes ve Muhiddin Dürrüoğlu “Bosphorus” isimli piyano eserlerini sanatçıya ithaf etmişlerdir. Ünlü virtüöz Marc-Andre Hamelin Gülsin Onay için “Prelude ve Denis Dufour ise Avalanche” ı bestelemiştir.

Onay, kendisine adanmış olan Saygun’un 2. Piyano Konçertosu ile Stuppner, Tabakov ve Hoinic’in konçertolarının dünya prömiyerlerini gerçekleştirmiştir.

Tekirdağ’da bir sokağa Gülsin Onay’ın ismini veren Süleymanpaşa Belediyesi, sanatçının adına “Günleri” ni düzenlemektedir.

 

LUDWİG van BEETHOVEN

 

Klasik dönemden Romantik döneme geçiş sürecine büyük katkı sağlamış ve gelmiş geçmiş en ünlü ve en etkileyici bestecilerden biri olarak kabul edilen Alman piyanist ve bestecidir.

Beethoven, 16 Aralık 1770 yılında dünyaya gelen yedi çocuktan ikincisidir. Doğan yedi çocuktan sadece Beethoven ve diğer iki kardeşi Kaspar Anton Karl van Beethoven (1774-1815), Nikolaus Johann van Beethoven (1776-1848) hayatta kalır.

Beethoven’ın ilk müzik öğretmeni babasıdır. Daha sonra Gilles van den Eeden’den organ ve aile dostu olan Tobias Friedrich Pfeiffer’den klavye dersleri alır. Aynı zamanda Franz Rovantini’den keman ve viyola dersleri alır. Beethoven 5 yaşından itibaren çok yoğun müzik dersleri almaya başlar klavye öğretmeni Pfeiffer bazen onu gece yatağından kaldırarak zorla dersler verir.

Beethoven ilk halka açık konserini 1778 yılında henüz yedi yaşında iken verir.

1779 yılında Beethoven Christian Gottlob Neefe’den ilk bestecilik dersleri almaya başlar. 1783 yılında Christian Gottlob Neefe’nin yardımıyla Beethoven ilk bestesini yayınlar, daha sonra Beethoven Neefe’nin asistanı olarak çalışır. 1784 yılından itibaren ilk parasını asistanlıktan kazanmaya başlar. İlk 3 piyano sonatı 1783 yılında yayınlanır. Beethoven’ın bu muazzam yeteneği başpiskopos Maximilian Friedrich tarafından fark edilerek maddi ve manevi yönden desteklenir. O sıralarda baş gösteren aydınlanma çağı ve masonluk Beethoven’i derinden etkiler Neefe ve Beethoven’ın çevresindekilerin çoğu aydınlanmışlar (Order of the Illuminati) üyesidir.

1787 yılında Beethoven, Mozart’la çalışmak umuduyla Viyana’ya gider fakat varışından 2 hafta sonra annesinin hastalığını öğrenir ve geri döner. Beethoven aynı yıl içinde annesini kaybeder ve babası alkolik olur. Bunun sonucunda Beethoven küçük kardeşlerinin sorumluluğunu almak zorunda kalır ve 5 yıl boyunca Bonn’da kalmaya karar verir. Bu sıralarda Franz Wegeler ile tanışır ve onun sayesinde o zamanın seçkin ailelerinden olan von Breuning ailesi ile tanışır. Beethoven sıkça von Breuning ailesinin evine ziyaretlere gider ve çocuklarına müzik dersleri verir. Bu sıralarda Almanya’nın soylularından Count Ferdinand von Waldstein ile tanışır ve ondan maddi destek görür.

Beethoven 1789 yılında babasının alkolizm bataklığına düşmesinin ardından yasal yollara başvurarak babasının maaşının yarısının kendine ödenmesini sağlar bu sayede ailesine destek olabilecektir. Aynı zamanda seçkin sarayların orkestralarında viyola çalarak ailesine maddi katkı sağlamaya devam eder, bu sayede Mozart’ın operalarıyla tanışır ve ünlü flüt virtüözü Anton Reicha ile arkadaşlık kurar.

1792 yılında Viyana’ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ın yanında çalışmaya başladı. Joseph Haydn kısa sürede Beethoven’ın üstün yeteneğini fark etti ve her konuda ona destek oldu.

Beethoven, başlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenleri etkiledi.

Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera (Fidelio) bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. Eroica olarak da bilinen 3. senfonisini, Avrupa’ya demokrasi getirdiği için Napolyon’a adamıştır. Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir.

Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemi’ni başlatmıştır.

Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.

Dünyaca tanınan bir besteci olarak siroz hastalığı nedeniyle 26 Mart 1827 öldü ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır.

 

EGMONT UVERTÜRÜ     OP. 84

 

Bestelenme tarihi  : Ekim 1809 ile Haziran 1810 arası

İlk seslendirilmesi : 15 Haziran 1810

 

Egmont Uvertürü, Johann Wolfgang von Goethe’nin 1787tarihli aynı adlı oyunu için bestelenmiş bir dizi sahne müziği parçasıdır.

Bir uvertürden sonra soprano, erkek anlatıcı ve tam senfoni orkestrası için dokuz parçalık bir diziden oluşmaktadır. Erkek anlatıcı isteğe bağlıdır; oyunda kullanılmaz ve sahne müziğinin tamamının bazı kayıtlarında yer almaz.

Müziğin ve dramatik anlatının konusu, 16. yüzyılda Hollanda’dan soylu Egmont Kontu Lamoral’ ın hayatı ve kahramanlığıdır. Yapıt, Birinci Fransız İmparatorluğu’nun Avrupa’nın geniş bölgelerine hakimiyetini genişlettiği Napolyon Savaşları sırasında bestelenmiştir.

Beethoven, 1804’te Napolyon’un kendisini imparator ilan etme kararına duyduğu büyük öfkeyi, Eroica Senfonisi’nin ithafında adını öfkeyle silerek dile getirmişti.

Egmont için bestelediği müzikte Beethoven, zulme karşı cesurca bir duruş sergilediği için ölüme mahkum edilen bir adamın kahramanca fedakarlığının yüceltilmesi yoluyla kendi siyasi kaygılarını ifade etmiştir. Uvertür, 1956 Macar Devrimi’nin gayri resmi marşı haline gelmiştir.

Beethoven, Klärchen’ in “Die Trommel gerühret” (Davul çalıyor) ve “Freudvoll und leidvoll” (Sevinçli ve kederli) şarkılarını özellikle Avusturyalı aktris Antonie Adamberger ‘i düşünerek besteledi ve Adamberger onunla olan iş birliğinden sık sık coşkuyla bahsetti. ETA Hoffmann, müziği şiirselliği ve oyunla ilişki kurmadaki başarısı nedeniyle övdü ve Goethe’nin kendisi de Beethoven’ın niyetlerini “olağanüstü bir deha” ile ifade ettiğini belirtti.

Bu uvertür, Beethoven’ın orta döneminin son eserlerinden biri olup güçlü ve etkileyicidir. Coriolan Uvertürü kadar ünlü bir beste haline gelmiş ve bestecinin iki yıl önce tamamladığı Beşinci Senfoni’ye benzer bir üsluba sahiptir. Bölümler :

Müzik aşağıdaki dokuz bölümden oluşur; bunların arasında uvertür, “Die Trommel gerühret”, “Freudvoll und leidvoll” ve “Klärchens Tod” özellikle iyi bilinmektedir:

 

  1. Uvertür : Sostenuto, ma non troppo – Allegro
  2. Lied : “Die Trommel gerühret”
  • Entracte : Andante
  1. Entracte : Larghetto
  2. Yalan söyledi : “Freudvoll ve leidvoll”
  3. Entracte : Allegro – Marcia
  • Giriş : Poco sostenuto ve risoluto
  • Klärchens Tod – Melodram : “Süßer Schlaf” (Tatlı Uykular)
  1. Siegessymphonie ( Zafer Senfonisi ): Allegro con brio

 

JOHANNES CHRYSOSTOMUS WOLFGANGUS THEOPHİLUS MOZART

 

Vaftiz adı       : Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart

Doğum           : 27 Ocak 1756, Salzburg

Ölüm              : 5 Aralık 1791, Viyana

 

Klasik Batı Müziği’nde Klasik dönemin etkili ve üretken bestekârlarından biridir.

Mozart, olağanüstü yeteneklerini erken yaşta göstermeye başladı. Beş yaşında piyano ve keman konusunda yetkin hale gelmiş, beste yapmaya başlamıştı ve Avrupalı kraliyet ailelerine konserler veriyordu.

17 yaşında Mozart, Salzburg sarayında müzisyen olarak görev yapmaya başladı ama orada tatmin olmayınca daha iyi bir pozisyon aramak üzere seyahatlere çıkmaya başladı.

1781’de Viyana seyahati sırasında Salzburg’daki görevinden ihraç edildi. Bunun üzerine Viyana’da kalmaya karar verdi. Viyana’da daha meşhurdu ama maddi güvencesi daha azdı. En ünlü senfonilerinin, konçertolarının ve operalarının birçoğunu ve Requiem’in bazı kısımlarını Viyana’daki son yıllarında besteledi.

35 yaşında öldüğünde Requiem henüz tamamlanmamıştı. Ölümüyle ilgili ayrıntılar hâlâ tartışma konusudur.

Bestelediği 600’den fazla eserin birçoğu senfoni, konçerto, oda, opera ve koro müziğinin zirve noktaları olarak kabul edilir. Mozart tüm zamanların en önemli klasik bestecileri arasında sayılır.

Ludwig van Beethoven ilk eserlerini Mozart’ın gölgesinde bestelemiştir. Joseph Haydn, Mozart için “Böyle bir yetenek 100 yıl boyunca bir daha gelmez.” demiştir.

En önemli esin kaynaklarından biri Johann Sebastian Bach’ tır. Bach’ın eserleri birçok kez Mozart’ın esinlendiği eserler olarak gösterilmiştir.

Türklerin Avrupa’da moda olduğu o yıllarda, Mehter ritminden esinlenen Mozart, 11 numaralı La Majör Piyano Sonat’ının (K. 311) 3. bölümünde “Ronda alla Turca” (Türk Marşı)’nı besteler, ayrıca Viyana’da Türk elçinin kızı Zaide adına opera besteler.

 

PİYANO KONÇERTOSU     No. 21     K 467     Do Majör

 

Bestelenme tarihi : 9 Mart 1785’te tamamladı.

 

Konçerto; solo piyano, flüt, iki obua, iki fagot, iki Do kornosu, iki Do trompeti, timpani ve yaylılar için bestelenmiştir. Konçerto üç bölümden oluşmaktadır :

 

  1. Allegro maestoso
  2. Andante
  • Allegro vivace assai

 

Birinci bölüm     Allegro maestoso

Açılış bölümü, bir marş figürüyle sessizce başlar, ancak hızla üflemeli çalgılarda bir fanfar eşliğinde daha lirik bir melodiye geçer . Müzik aniden yükselir, kemanlar marş temasının üzerine ana melodiyi devralır; bu tema artık pirinç üflemeli çalgılar tarafından çalınmaktadır. Bu canlandırıcı tema, pirinç üflemeli çalgılarda bir iç çekme motifiyle belirginleşen kısa, daha sakin bir ara bölüme geçer. Marş geri döner ve sonunda solistin girişine geçiş yapar. Solist, yaylı çalgılar Do majör marşı çalarken, baskın Sol’da bir trille çözülmeden önce kısa bir Eingang (kısaltılmış bir kadans türü) çalar.

Piyano daha sonra Do majörde yeni bir materyal sunar ve Sol majör baskın tonuna geçişe başlar. Orkestra kadansı nihayet baskın tonun gelişini duyurduktan hemen sonra, müzik aniden Sol minöre geçer ve bu pasaj, o tondaki 40 No’lu Senfoninin ana temasını önceden haber verir. Ardından yükselen ve alçalan kromatik gamlar dizisi, müziği eserin gerçek ikinci temasına, coşkulu bir Sol majör temasına geçirir; bu tema Mozart’ın Üçüncü Korno Konçertosunda da duyulabilir.

Ardından olağan gelişim ve özetleme gelir. Hareketin sonunda bir kadans vardır , ancak Mozart’ın orijinali kaybolmuştur.

 

İkinci bölüm     Andante

Fa majör alt baskın tonunda olan Andante bölümü üç kısımdan oluşmaktadır. Açılış bölümü yalnızca orkestra içindir ve susturulmuş yaylı çalgılar öne çıkar. Birinci kemanlar, ikinci kemanlar ve viyolaların tekrarlanan nota üçlüleri, çelloların ve kontrbasın ise pizzicato arpejleri çaldığı bir eşlik üzerinde rüya gibi bir melodi çalarlar. Bölümün ana melodik materyalinin tamamı, Fa majör veya Fa minör tonunda bu orkestra girişinde yer almaktadır .

İkinci bölüm, solo piyanoyu tanıtır ve Fa majör tonunda başlar. Ancak bu, birebir bir tekrar değildir; ilk birkaç cümleden sonra, farklı tonlara doğru ilerleyen yeni bir materyal eklenir. Tanıdık materyal geri döndüğünde, müzik artık Do minör ve Do majör baskın tonlarındadır. Ardından Sol minöre, sonra Si bemol majöre, sonra da Fa minöre modüle olur ve bu da eserin üçüncü bölümüne geçişi sağlar.

 

Üçüncü bölüm     Allegro vivace assai

Son rondo bölümü, orkestranın neşeli bir “zıplama” temasıyla başlamasıyla devam eder. Kısa bir kadansın ardından piyano, Michael Haydn’ın Do Majör 18. Senfonisinin finalini anımsatan bir temayla katılır ve daha da geliştirir. Piyano ve topluluğun temaları birbirleriyle paylaştığı bir “çağrı ve yanıt” tarzı belirgindir. Solist, temaları zenginleştiren gam ve arpej figürasyonlarının yanı sıra ana temaya geri dönen kısa bir kadans çalar. Ana tema son bir kez daha ortaya çıkar ve zafer dolu bir notayla sona eren yukarı doğru bir gam akışına yol açar.

 

FRANZ JOSEPH HAYDN

 

Doğum tarihi ve yeri: 31 Mart 1732; Rohrau, Aşağı Avusturya

Ölüm tarihi ve yeri   : 31 Mayıs 1809; Viyana

 

Müzik tarihinin en uzun yaşayan bestecilerinden “Baba Haydn”, Klasik dönemin senfoni ve yaylı çalgılar kuarteti geleneğini yerleştiren, büyük koral yapıtlarıyla her dönemde ölçüt olmuş önemli bestecilerden biridir.

Yaşadığı dönem, Bach’ın, Händel’ ın döneminden Beethoven’e dek uzanır. Bu süre içinde müziksel biçimlerin geçirdiği büyük değişimlere tanıklık yapacak, daha ötesi, bu değişimleri yönlendiren başlıca kahramanlardan biri olacaktır. Haydn’ın zamanında müzik, toplumun beğenisi, isteği doğrultusunda şekillenen bir sanat dalıdır. Gerek hizmetinde bulunduğu prensliklerin soylular çevresi, gerekse konserlerini dinleyen geniş halk kitlesi, bestelerin öz ve yapısını etkiler. Besteci, yapıtını üretirken dinleyicisine keyif vermeyi, ona güzel duygular sunmayı gözetmelidir.

Oxford Üniversitesi kendisine onursal doktora verilir. Londra’nın canlı müzik yaşantısı ve konserlerden elde ettiği gelir, onu mutlu etmiştir. 1792’de Viyana’ya döner ve o yıl genç Beethoven’e ders vermeye başlar. Beethoven, Haydn’ ın bestelerine hayrandır; oysa kişiliklerindeki farklılık nedeniyle bir türlü anlaşıp dostluk kuramazlar. 1794’te Solomon’un bir başka konser dizisine çağrısı üzerine yeniden Londra’ya gider. Bu ikinci gezi birincisinden de başarılıdır.

31 Mayıs 1809 tarihinde öldüğü gün Napolyon’un orduları Viyana’yı bombalamaktadır. Haydn’ ın cenazesi, kalabalık Fransız generallerinin arasında, Mozart’ın Requim’ i ile kaldırılır. Ölümünden sonra, Klasik Stil’ in yaratıcısı olarak müzik tarihine geçer. Her zaman yalın bir halk kökeninden geldiğini belirterek, bilgiçlikten, soyluluk taslamaktan uzak durmuştur. Bu alçakgönüllü ve içten tutumu da yapıtlarına yansır.

Haydn, bir harika çocuk değildir. Yorumcu ve besteci olarak kariyere geç sayılacak yaşlarda başlar. Kalıcı yapıtlarını otuz yaşından sonra besteler. Eğer Haydn da Mozart gibi 35 yaşında ölseydi, bugün onu müzik tarihinin sayfaları arasında anmamız, çok zordu. Haydn’ ın yapıtları Amerikalı katalogcu Anthony van Hoboken tarafından HOB sayıları ile düzenlenmiştir: Örneğin HOB. 100 sayılı Askeri Senfoni’si, içerdiği pek çok vurmalı çalgıdan ötürü, Türk mehter müziğinin etkisindedir.

 

SENFONİ     No: 101     (Saat)     Re Majör

 

Yapıt; iki flüt, iki obua, iki klarnet, iki fagot, iki korno, iki trompet, timpani ve yaylı çalgılar için bestelenmiştir. Yapıt, standart dört bölümlü formdadır:

 

  1. Adagio, Re minör – Presto, Re Majör
  2. Andante, Sol majör
  • Allegretto, Re Majör
  1. Vivace, Re Majör

 

Birinci bölüm     Adagio – Presto

Açılış bölümü 23 ölçüden oluşan minör bir girişle başlar. Adagio’ yu açan yükselen bir gam motifi , Presto’ nun ana temasının açılışına benzer ve Adagio’ yu ana bölüme bağlar.

Presto’ nun ana teması dikkat çekmek için tasarlanmıştır, yükselen gam motifi dominantta başlar ve biter, ardından iki kırık akor gelir, tonik ve ikinci derece minör ve tonikte biter.

İkincil tema benzer bir ritmik düzene sahiptir, yine kemanlarda gamlarla başlar ancak bu sefer alçalır, ancak daha inceliklidir. Muzaffer bir kodetta, serimi sonlandırır.

Gelişim, ikincil tema motifinin çeşitli enstrümanlarda kontrapunkt olarak ortaya çıkmasıyla başlar ve ana temanın farklı motiflerine geçer, bunlar da kontrapunkt olarak sunulur.

Gelişim, ikincil tema ile bir kez daha sonuca doğru yönelir ve uzun bir düşen gam ile sona erer. Tekrarlama basittir ve muzaffer koda bu büyük bölümü tamamlar.

 

İkinci bölüm     Andante

Senfoninin adını aldığı ikinci bölüm, yaylı çalgılar ve fagotlarla başlar. Bölümün ortalarına doğru, G minörde karanlık, sert bir pasaj vardır, ardından Haydnvari bir mizah ve nihayetinde saat teması tekrar gelir. Michael Steinberg, “Haydn’ın dükkanında, ‘tık-tık’ sesini neşeli bir renk çeşitliliğinde sunan, tatmin edici sayıda farklı saat var” demiştir.

 

Üçüncü bölüm     Menuetto. Allegretto

1793’te Haydn, işvereni Prens Esterházy’ ye ayrıntılı bir müzik saati hediye etmişti ve bunun için 12 kısa parça yazmıştı; bunlardan biri üçüncü bölümün temelini oluşturuyordu. Bu bölüm, bir minuet olup Haydn’ın en uzun parçalarından biridir.

Üçlü, Beethoven’ın Pastoral Senfonisi’nin üçlüsünde kullanacağı türden, Haydnvari bir mizahla, beceriksiz bir köy bandosunu çağrıştırır. Haydn’ın mizahını bilmeyen birçok akademisyen, yayıncı ve müzisyen, üçlüyü sık sık düzeltirdi.

 

Dördüncü bölüm     Final. Vivace

Yapıtın finali monotematik bir rondo-sonatadır. Bu, ana tema ve ikincil temanın benzer, ya da bu durumda neredeyse aynı olduğu ve her tema bittiğinde ana temanın çalındığı anlamına gelir. Haydn, her tekrarda ana temayı büyük ölçüde değiştirir, bu, rondo eserlerinde yapılmayan bir şeydir. Temalar arasındaki köprüler bile ana temaya benzer. Haydn ayrıca son bölüme bir füg de ekler.

 

SANATLA KALINIZ !!!

Taşar ERKOL