ÇDSO 14 kasım konser programı Taşar Erkol

Konser Tarihi   : 14 Kasım 2025 – Cuma 
Konser Saati     : 20:00 
Konser Salonu   : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser Salonu
 
“4. ADANA ODA MÜZİĞİ FESTİVALİ” 
KONSERİ
 
S. BARBER           : Adagio
E. CHAUSSON     : Poeme
C. SAINT SAENS : Rondo Capriccioso
D. TAHBERER     : Yolculuk Destanı   “ Dünyada ilk seslendirilişi”
 
Şef             : NESRİN BAYRAMOĞULLARI
Solistler    : DENİZ TAHBERER          “keman” 
 
NESRİN BAYRAMOĞULLARI
 
1971 yılında Bulgaristan’da doğdu. Müzik eğitimine 6 yaşında başladı. 13 yaşında Varna Devlet Konservatuarı sınavları kazanarak Viyola eğitimine devam eden sanatçı, 1989 yılında Rusçuk Devlet Konservatuarı’ndan Georgi Naydenov’ un sınıfından mezun oldu.
           1990 yılında zorunlu göç nedeni ile Türkiye’ye gelerek çalışmalarını İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Alp Gültekin ile sürdüren sanatçı 1993 yılında, Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi için Almanya Düsseldorf Robert-Schumann Akademisi’ne kabul edildi ve 2000 yılında Prof. Joachim Krist’ in sınıfından en yüksek notla mezun oldu.
Bu dönemde Şefliğe de yönelen sanatçı Prof. L. Herbig’ den dersler aldı. Daha sonra Şef D. Karaminkov ile çalışmalarını sürdüren Nesrin Bayramoğulları 2010 yılında, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Orkestra Şefliği programında Şef İbrahim Yazıcı ile yüksek lisans eğitimine başlamış, 2014 yılında mezun olmuştur.
Türkiye’deki devlet senfoni orkestralarının yanı sıra İzmir Devlet Opera ve Balesini yöneten Nesrin Bayramoğulları, 2015 yılında Sanatta Yeterlilik (Doktora) programında başlamıştır. Sanatçı, halen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsünde Orkestra Şefliği Şef Jaen Beily ile eğitimine devam etmektedir.
2002 de Bulgaristan Sliven kentinde yapılan şeflik kursuna katılan Nesrin Bayramoğulları Gala konserini yönetti. Aynı orkestradan 2005 sezonu için şef olarak davet almıştır.2009/2010 sanat sezonunda Antalya Devlet Senfoni Orkestrasının Düzenlediği Genç Şefler Konserinde yer almıştır.
           2012 de İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası (DESO) ile Konserler veren sanatçı, 11 yıl sonra tekrar hayata geçirilen İzmir Film Festivalinin Açılış Konserini de yönetmiştir.
2012’den itibaren sanatçı Bodrum Oda Orkestrasının birçok konserinde Şef olarak yer aldı.
2013-2015 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrasına Orkestra Şefi olarak davet edilen Nesrin Bayramoğulları, bu görevi başarı ile yürütmüştür.
            2013-2016 sanat sezonlarında İzmir Devlet Opera ve Balesi’nden Sylvia ve Giselle balelerini yönetmek üzere görevlendirilen sanatçı, şef yardımcısı olarak çalışmalarına başlamıştır. Aynı zamanda Çukurova, Antalya ve İzmir Devlet Senfoni Orkestralarında da konserler yönetmiştir.
2012-2015 yılları arasında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın eğitim konserlerini yöneten Nesrin Bayramoğulları, orkestradaki görevine de 2016-2017 sezonundan itibaren Orkestra Şefi olarak devam etmektedir.
            2015 yılından beri, dünyaca ünlü orkestra şefi Maestro Alexander Rahbari ile çalışmaların sürdüren sanatçı, yurtiçi ve yurtdışı konserlerine devam etmektedir.
DENİZ TAHBERER
1989 yılında Adana’da doğdu. Dört yaşında Ferhang Hüseyinov ile keman, Leyla Hüseyinova ile remileme dersleri alarak küğ eğitimine başladı.
1996 yılında düzenlenen yetenekli çocuklar yarışmasında bölge birincisi, ülke finalinde de Türkiye ikincisi oldu.
İlk orkestra dinletisini Mayıs 1997’de, henüz sekiz yaşında iken “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası” ile verdi. Temmuz 1997’de Polonya’nın Lancut kentinde yapılan yaz kursuna katıldı ve Lancut sarayında ikinci orkestra eşlikli dinletisini gerçekleştirdi.
Adana, Mersin, Hatay ve İzmir’de çeşitli dinletilere katıldı.
1998 yılında Eskişehir’de yapılan ustalık kursunda “Moskova Çaykovski Konservatuvarı” keman öğretmeni Sergei Kravchenko ile çalıştı.
23 Nisan 1999’da “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası” ile İzmir’de çaldı.
23 ve 24 Nisan 2000’de “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Adana ve Tarsus’ta dinletiler verdi. Temmuz 2000 tarihinde Zürich-İsviçre’de Vladimir Spivakov’ un ustalık kursuna katıldı.
Nisan 2001’de “Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Antalya’da çaldı.
Haziran 2002 tarihinde “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası” eşliğinde yedinci orkestra dinletisini gerçekleştirdi. Ağustos 2002’de Prag’da, Temmuz 2003’te Lisbon’ da yapılan yaz kurslarında yine Sergei Kravchenko ile çalıştı. Temmuz 2004’te Cremona’ da yapılan “Canetti Uluslararası Küğ Festivali ve Keman Yarışması”nda dördüncü oldu, yine aynı festivalde “Çağdaş Eser Yorumu” dalında sınıf arkadaşı Önder Baloğlu ile üçüncülük ödülü aldı.
2004 güz döneminde yapılan sınavlarda başarılı olarak “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yönetim Kurulu” tarafından lise birinci sınıftan sonra üçüncü sınıfa devam etmesine karar verildi.
2005 yılında “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Lise Bölümü” nden mezun olan Deniz Tahberer, Robert Rozek’ in öğrencisi olmaya hak kazandığı “Vancouver Küğ Akademisi” ndeki eğitimine,2005 yılında başladı ve Tahberer ailesi Kanada’ya yerleşti.
2006 yılında “Otuzuncu Kay Meek Burs Yarışması”nda “Eva Bene Bursu” ile ödüllendirildi.
Kanada’da düzenlenen büyük bir ulusal yarışmayı kazanarak Vancouver Academy of Music Senfoni Orkestrası eşliğinde Beethoven’ın Keman Konçertosu’nu seslendirmiştir.
Eğitimine 2005–2009 yılları arasında Kanada’daki Vancouver Academy of Music’ ’te Robert Rozek ile devam eden Tahberer, daha sonra Leipzig’deki “Felix Mendelssohn Bartholdy” Müzik ve Tiyatro Üniversitesi’nde Prof. Mariana Sirbu ile yüksek lisans programını tamamlamış, eğitim hayatı boyunca pek çok ustalık sınıfına katılmıştır.
Orkestra kariyerine Gewandhausorchester Leipzig ve Berlin Radyo Senfoni Orkestrası’nda birinci keman olarak başlayan  Tahberer, oda müziği alanında da Kolja Blacher, Natalia Gutman, Eliso Virsaladze, Phillip Moll, Mariana Sirbu, Bruno Giuranna, Franco Petracchi ve Rocco Filippini gibi dünyaca ünlü sanatçılarla yoğun iş birlikleri gerçekleştirmiştir.
2017 yılından bu yana Berlin’deki Komische Oper Orkestrası’nda başkemancı yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Berlin’de yaşayan sanatçının diskografisinde, piyanist Ammiel Bushakevitz ile SOLF etiketiyle yayımladığı Szymanowski, Beethoven ve Mozart eserlerinden oluşan kayıtlar yer almaktadır.
SAMUEL BARBER
 
Doğum: 9 Mart 1910 West Chester, Amerika​Ölüm: 23 Ocak 1981 New York, Amerika
Yeni Romantizm akımının önemli bir öncüsüdür. Hislerle örülmüş müziği gücünü 19. yy. müzik geleneğinin büyük gücünden alır. Bazı çalışmaları önemli ölçüde popülarite kazanmış olup bunlardan en önemli ikisi kaygısız bir Uvertür olan The School for Scandal (Skandal Okulu) (1932) ve ağıtsal yapıtı Yaylılar için Adagio’ dur. (Adagio for Strings, 1936). 1940 yılı sonrası çalışmaları daha çok modern armoni ve puantaja dayalı olsa da, başarılı opera çalışması Vanessa (1952) yüksek derecede duygusal anlamla yüklü olmasıyla anılmaktadır. Adagio for Strings, Bernand Pomerance’ ın insanlık onuru temalı Fil Adam (The Elephant Man) adlı tiyatro oyununun David Lynch sinema uyarlamasında etkileyici final müziği olarak da kullanılmıştır. Adagio for Strings’ in dijital bir sürümü 1986 Akademi Ödülü sahibi Oliver Stone filmi Platoon’ da ana tema olarak kullanılmıştır.
Barber, ilk parçasını 7 yaşında yazdı ve ilk operasını 10 yaşında başlattı. 14 yaşındayken seslendirme, piyano ve kompozisyon eğitimi aldığı Curtis Enstitüsü’ne girdi. Daha sonra Fritz Reiner ile çalıştı.
Curtis’ de Barber, ömür boyu kişisel ve profesyonel bir ilişki kuracağı Gian Carlo Menotti ile tanıştı. Menotti, Barber’ in operaları için Vanessa (Barber’ in Pulitzer’i kazandığı) ve A Hand of Bridge için libretto verdi.
Barber’ in müziği, Vladimir Horowitz, John Browning, Martha Graham, Arturo Toscanini, Dmitri Mitropoulos, Jennie Tourel ve Eleanor Steber gibi ünlü sanatçıların, müzisyenlerin ve şeflerin dikkat çekici bir yelpazesi tarafından desteklendi.
Antonius ve Cleopatra, 1966 yılında Lincoln Center’daki yeni Metropolitan Opera Binası’nı açmak için görevlendirildi. Barber, American Prix de Rome, iki Pulitzer ve Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi seçimleri de dâhil olmak üzere sayısız ödül ve ödüle layık görüldü.
Yaylılar İçin Adagio
Bestelendiği tarih   : 1936
İlk seslendirilişi      : 5 Kasım 1938
Orkestra şefi           : Arturo Toscanini
Seslendirildiği yer  : NBC Studio 8H’den bir radyo yayınında
Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Op. 11’in ikinci bölümünden yaylı orkestrası için düzenlenmiş bir eseridir.
​Genel olarak olumlu karşılandı; Alexander J. Morin, Adagio for Strings ‘in “acı ve arındırıcı tutkuyla dolu” olduğunu ve “nadiren kuru göz bıraktığını” yazdı.
Müzik, Barber’ın 1967 tarihli Agnus Dei koro düzenlemesinin fon müziğidir . “Amerika’nın yarı resmi yas müziği” olarak adlandırılmıştır. Adagio for Strings, birçok televizyon ve film müziğinde yer almıştır.
Barber’ın Yaylılar İçin Adagio’ su, aslen 1936’da Curtis Müzik Enstitüsü’ndeki öğrencilik yıllarından beri ortağı olan İtalyan besteci Gian Carlo Menotti ile Avrupa’da geçirdiği bir yaz sırasında bestelediği Yaylı Dörtlüsü Op. 11’in ikinci bölümüydü.
Barber, Virgilius’ un didaktik şiiri Georgics’ ten ilham aldı.
Dörtlüde Adagio, şiddetle zıtlık oluşturan ilk bölümü (Molto allegro e appassionato) takip eder ve ilk bölümdeki müziğin kısa bir tekrarıyla açılan üçüncü bir bölümle devam eder (Molto allegro (come prima) – Presto olarak işaretlenir).
Yaylılar için Adagio, birinci kemanların çaldığı Si ♭ notasıyla yumuşak bir şekilde başlar.
Alt teller kemanlardan sonra iki vuruşta gelir.
The New York Times’dan Johanna Keller’ ın da belirttiği gibi, “melodinin merdivenlerin tereddütlü tırmanışı gibi adım adım bir harekete başlamasıyla ‘rahatsız edici, değişken bir askıya alma’ yaratır”.
NPR Music, “gergin bir melodik çizgi ve gergin armonilerle, bestenin birçok kişi tarafından 20. yüzyılın tüm orkestral eserleri arasında en popüleri olarak kabul edildiğini” söyledi.
Thomas Larson, parçanın “onu dinleyenlerde derin bir üzüntü uyandırdığını” belirtti.
Müzik teorisyeni Matthew Bailey Shea’ ya göre Adagio, “Rönesans benzeri polifoni ve basit üçüncül armonilerle , kasıtlı olarak arkaik bir sese sahiptir” ve “ilahi benzeri bir melodi” nin altında yatar.
Yapıt, bazı modal tonlamalarla B ♭ minör anahtarındadır “.​
Adagio , kemerli formun bir örneğidir ve önce yükselen, sonra alçalan bir melodi üzerine kuruludur.
Barber, eser boyunca birincil ritmi değiştirerek nabzı ustaca yönlendirir.
​Dört doruk noktası akoru ve uzun bir duraklamanın ardından parça açılış temasını tekrar sunar ve çözülmemiş baskın bir akorda kaybolur .
Müzik eleştirmeni Olin Downes, eserin “doruk noktalarında çok basit olduğunu, ancak basit akorların esere anlam kattığını” savundu.
Downes şöyle devam etti: “Çünkü burada, iddialı bir etki yaratmaya çalışmayan, amacına uygun, açık, kısa ve popüler bir kelimeyi eline alıp uzun bir kelime çıkaran bir yazar gibi davranmayan, dürüst bir müzisyenin elinden çıkmış dürüst bir müzik var.” 
 
AMEDEE-ERNEST CHAUSSON
 
Doğum tarihi ve yeri : 20 Ocak 1855
Ölüm tarihi ve yeri   :10 Haziran 1899, Limay, Yvelines, Château de Moussets
Fransız Romantik besteci .
Paris’te varlıklı bir burjuva ailesinde doğan Chausson, 1850’lerde Paris’in yeniden imarında Baron Hausmann’ a yardım ederek servet kazanan bir müteahhidin hayatta kalan tek çocuğuydu.
Chausson, babasını memnun etmek için hukuk okudu ve Temyiz Mahkemesi’nde avukat olarak atandı, ancak mesleğe çok az ilgisi vardı veya hiç ilgisi yoktu. Henri Fantin-Latour, Odilon Redon ve Vincent d’Indy gibi ünlülerle tanıştığı Paris salonlarına sık sık giderdi. Müzik kariyerine karar vermeden önce yazı ve çizimle ilgilendi.
1879’da 24 yaşındayken Paris Konservatuvarı’nda Jules Massenet’ nin kompozisyon derslerine katılmaya başladı; Massenet onu “olağanüstü bir insan ve gerçek bir sanatçı” olarak görüyordu. Zaten bazı piyano parçaları ve şarkılar bestelemişti. Bununla birlikte, günümüze ulaşan en eski el yazmaları Massenet tarafından düzeltilenlerdir.
Konservatuvar’ da Chausson, César Franck ile de çalıştı ve Franck’ ın 1890’daki ölümüne kadar süren yakın bir dostluk kurdu. Chausson, Prix de Rome’ u kazanma girişiminin başarısız olmasının ardından 1881’de çalışmalarına ara verdi.
Chausson, 1886’dan 1899’daki ölümüne kadar Société Nationale de Musique’ in sekreteriydi . Kendi evinde (22 Boulevard de Courcelles, Parc Monceau yakınında), besteciler Henri Duparc , Gabriel Fauré , Claude Debussy ve Isaac Albéniz’ in de aralarında bulunduğu sanatçıları ağırladı; şair Stéphane Mallarmé, Rus romancı Ivan Turgenev ve Empresyonist ressam Claude Monet… Chausson ayrıca bir resim koleksiyonu da oluşturdu.
Poème         Op. 25
Bestelenme tarihi ve yeri : 29 Haziran, 1896 – Floransa, İtalya
İlk seslendirilişi ve yeri    : 27 Aralık 1896, Nancy Konservatuvarı
Solist                                  : Eugène Ysaÿe
Orkestra şefi                     : Guy Ropartz
Adanılan kişi                     : Eugène Ysaÿe
Poème; solo keman, 2 flüt, 2 obua, 2 si bemol klarnet, 2 fagot, 4 korno, 2 trompet, 3 trombon, tuba, timpani, arp ve yaylılar için bestelenmiştir.
Keman sanatçısının repertuarının temel taşlarından biridir, sıklıkla kaydedilip icra edilmiştir ve genellikle Chausson’ un en bilinen ve en sevilen bestesi olarak kabul edilir.
Poème, Eugène Ysaÿe’ nin bir keman konçertosu talebi üzerine yazılmıştır. Chausson, bir konçertoyu üstlenemeyeceğini düşünerek Ysaÿe’ ye şöyle yazmıştır: “Bir konçertoyla nereden başlayacağımı bilemiyorum; bu çok büyük bir iş, şeytanın ta kendisi. Ama daha kısa bir eserle başa çıkabilirim. Kemanın tek başına çaldığı birkaç pasajdan oluşan, oldukça serbest bir formda olacak.”
Poème’ in üç farklı versiyonunu yazdı:
Orkestra eşliğinde; piyano eşliğinde (daha sonra başkaları tarafından yeniden yazıldı); ve yakın zamanda keşfedilen,
piyano, keman ve yaylı çalgılar dörtlüsü için Re Majör Konseri Op. 21’in (1892) eşlikçisi olan keman,
yaylı çalgılar dörtlüsü ve piyano için bir versiyon. Bu versiyonların solo keman bölümleri, küçük bir ayrıntı dışında aynıdır.
Yapıt, kavramsal olarak Mi bemol tonundadır.
Yapıt başlığının doğuşu :
Chausson başlangıçta buna “Le Chant de l’amour triomphant” adını verdi, sonra adını “Poème symphonique” olarak değiştirdi ve en sonunda da sadece “Poème” olarak değiştirdi.
Reddedilen ilk iki başlık, mevcut el yazmalarında üzeri çizilmiştir.
Orijinal başlık :
Rus yazar Ivan Turgenev’ in 1881 tarihli romantik novelası Zaferin Şarkısı “Le Chant de l’amour triomphant” gelmektedir.
Turgenev, Paris yakınlarındaki ünlü mezzo-soprano Pauline Viardot ve kocasının malikanesinde yaşamıştır; üçü de Chausson’ un tanıdığıydı. Viardot’ ların kızı Marianne bir süre Gabriel Fauré ile nişanlı kalmış ancak nişanı bozarak Alphonse Duvernoy ile evlenmiştir.
Turgenev’ in novelası bu ilişki dizisini yansıtıyor gibi görünmektedir ve Chausson’ un başlangıçta bunu müzikle tasvir etmeye çalışmış olması da mümkündür, ancak, nihai niyetinin müzik dışı çağrışımlar içermeyen bir eser yaratmak olduğu açıktır.
 
MÜZİĞİN YAPISI
Çalışma Lento e misterioso’ yu başlatıyor.
Sonraki tempo göstergeleri Molto animato , Animato , Poco lento , Poco meno lento , Allegro , Tempo I’dir ve eser Tranquillo’ yla biter .
Herhangi bir biçimsel modele bağlı kalmayıp coşkulu ve karamsar bir üslupla, yükselen ve alçalan gerilimlerle ve gelişmiş bir armonik üslupla yazılmıştır. Chausson’ un küçük yaşlardan itibaren içine işleyen melankoli ve iç gözlemi güçlü bir şekilde yansıtır.
 
 
CAMİLLE SAİNT SAENS
Doğum adı​​​: Charles-Camille Saint Saens
Doğum tarihi ve yeri: 9Ekim 1835, Paris, Fransa
Ölüm tarihi ve yeri​​: 16 Aralık 1921, Cezayir, Fransız Cezayiri
Fransız besteci, orkestra şefi, orgcu ve piyanist. Romantik dönemin önemli bestecilerindendir. Yaşadığı dönemde “Fransız müziğinin Mozart’ı” olarak anılmaktaydı.
Saint-Saens, Fransa’da Ulusal Müzik Kurumu’nu Cesar Franck ile kuran bestecilerden birisi idi. Müzisyenliğinin yanı sıra astronomi, hayvan bilimi, botanik, etnoloji gibi çok çeşitli konularla ilgilenmiş bir düşünce adamı idi.
Babası Fransa İçişleri Bakanlığı’nda memur Jacques-Joseph-Victor Saint-Saens; annesi, Françoise-Clémence idi. Babası, doğumundan kısa bir süre sonra hastalanarak öldüğünden çocukluğunu annesi ve teyzesi Charlotte Masson ile geçirdi.
Bir “harika çocuk” olduğu erken yaşta görüldü. İki buçuk yaşında okumaya başladı; üç yaşında notaları tanıdı, yedi yaşında cebir problemleri çözüp fizik deneyleri yapmaya başladı.
İlk piyano eğitimini teyzesinden aldı. Ardından, 19. yüzyılın en tanınmış piyano öğretmenlerinden olan Camille-Marie Stamaty’nin öğrencisi oldu. Pleyel Salonu’nda 11 yaşında iken Mozart ve Beethoven konçertoları seslendirdi. Bu konser ile büyük başarı kazandı; Hector Berliöz ve Gounod’ un dikkatini çekti.
Paris Konservatuvarı’na 1848’de kabul edildi; önce orgcu ve besteci François Benoist ile org çalıştı; iki yıl sonra besteci Halévy’nin kompozisyon öğrencisi oldu. Konservatuvardan 1851’de org birincilik ödülüyle mezun oldu. Roma Ödülü’ne 1852’de aday oldu ancak bu ödülü alamadı.
İlk senfonisini 1853’te besteledi ve eser aynı yıl seslendirildi. Urbs Roma adını verdiği İkinci Senfoni ile 1857’de “Azize Cécile Yarışması” nda birincilik ödülü kazandı.
Paris’in Saint-Merry Kilisesi’nde 1853’ten itibaren dört yıl orgcu olarak çalıştıktan sonra 1857’de Paris’in büyük kiliselerinden Madeleine Kilisesi’nin orgcusu oldu, bu görevi 20 yıl sürdürdü. Bu dönem zarfında kilise müziği dışında doğaçlamalar besteledi. Org virtüözü ve doğaçlama üstadı olarak tanındı. Artık tanınmış bir besteci olmasına rağmen, on sene önce alamadığı Roma Ödülü için 1863’te yeniden başvurdu ancak yine ödülü alamadı.
Franz Liszt de dahil olmak üzere, öğrencilik yıllarından itibaren başta Berliöz, Bizet, Faure, Rubinstein, Sarasate, Viardot gibi müzisyenlerle çok iyi dostluklar kurdu. 1859-1861 yılları arasında Fransa’da yaşayan besteci Wagner ile sık sık görüştü.
Org için yazdığı eserler günümüze gelememiştir.
Çocukluğundan itibaren müziğe olduğu kadar bilime de ilgi duyan Saint-Saens, özellikle astronomiye meraklıydı. Paris’in birkaç noktasında kurulmuş sokak teleskoplarına sık sık gidip gözlem yapan sanatçı, 24 yaşında iken piyano ve armonyum için bestelediği 6 parçayı satmış, parasıyla Donati kuyruklu yıldızını görebilmek için bir teleskop almıştır. Besteci, sonraki yıllarda adaşı ünlü Fransız astronom Camille Flammarion ile arkadaşlık kurdu ve Fransa Astronomi Derneği’ne üye oldu. Derneğin dergisine birkaç makale yayımlayarak katkı verdi.
Besteciliğinin ve icracılığının yanı sıra öğretmenlik yaptı. Paris’te orgcu ve koro şefi yetiştiren ve konservatuvara alternatif bir okul olan Niedermayer Okulu’nun kurucusu Louis Niedermayer’ in 1861’de ölümü üzerine 1861-1865 arasında okulun idaresini üstlendi. André Messager, Gabriel Fauré ve Eugene Gigout gibi müzisyenler, konservatuvara alternatif bir okul olan bu kurumda yetiştirdiği öğrencilerdendir.
Fransa-Prusya Savaşı çıkınca Saint-Saens, Dördüncü Ordu Ulusal Muhafız Birliği’nde askerlik yaptı. 1871’de Paris Komünü sırasında kısa bir süre Paris’i terk etmek zorunda kaldı. Londra’ya gitti ve başarılı resitaller verdi. Aynı yıl Paris’e geri döndüğünde Fransız müziğinin dış etkilerden bağımsız gelişmesi, bestecilerin eserlerinin seslendirilmesi ve müzikseverlerle bağ kurulması için kurulan Ulusal Müzik Topluluğu’nun oluşmasında rol oynadı ve kurumun başkan yardımcılığını üstlendi.
1868 yılında bestelemeye başladığı Samson ve Dalila’yı Fransa’da sahneletmekte güçlük yaşadı. Eserin ilk seslendirilişi, 1877 yılı sonunda, dostu Fransız Liszt’in ön ayak olmasıyla, Almanca olarak Weimar’da gerçekleşti. Yarattığı olağanüstü ilgiden ötürü Alman Kültür Bakanlığı tarafından Saint-Saens’a Prusya Liyakat Nişanı’nın en üstün derecesi verildi. Eser, uluslararası başarı kazansa da 1892’ye kadar Paris’te sahnelenmemiştir, Saint Saens’in 13 operasından günümüzde sahnelenmeye devam eden tek eserdir.
Besteci, Fransa’da pek ilgi görmeyen konçerto türünde eserler verdi. Beş piyano, iki keman, üç viyolonsel konçertosu yazdı.
1886, bestecilikte zirveye çıktığı yıl oldu. Hayvanlar Karnavalı adlı suitini ve orkestra, org ve dört el piyano için 3. Senfoni’yi (Orglu Senfoni) besteledi. Hayvan seslerinin taklit edildiği mizahi bir fantezi ola Hayvanlar Karnavalı nedeniyle kendisine ciddiyetten uzak bir besteci sıfatının yapıştırılmasından korktu; “Kuğu” bölümü dışındaki bölümlerin sadece özel toplantılarda seslendirilmesine izin verdi. Bu eser, ölümünden sonra kamuya açık mekânlarda seslendirilmeye başlamış ve onun en ünlü eseri olmuştur.
3. Senfoniyi ise Londra Kraliyet Filarmoni Derneği’nin talebi ile besteledi ve o yıl ölen arkadaşı Franz Liszt’e ithaf etti. 1866’da Londra’da ilk seslendirilişinde orkestrayı yönetti ve büyük başarı elde etti. Eser, Fransa’da ilk kez 1887’de icra edildiğinde Charles Gounod, besteciyi “Fransa’nın Beethoven’ı” olarak nitelendirdi.
1888 yılında çok sevdiği annesinin kaybeden besteci, Kanarya Adaları’na gitti. Sri Lanka, Kahire, İskenderiye ve ardından Cezayir’e seyahat etti. İskenderiye’de iken piyano ve orkestra için Afrika adlı eserini besteledi.
1892’de Samson et Delila operasının Paris Operası’nda sahnelenip olağanüstü başarı kazanması ile moral buldu ancak seyahatlerine devam etti. Kanarya Adaları (1897-1898) ve Arjantin’e (1899) gitti. 1906’da ilk Amerika turnesine çıktı.
1908’de Guise Dükü Cinayeti adlı sessiz film için müzik besteledi. Böylece sinema için müzik yapan ilk ünlü besteci oldu. Bu müziği daha sonra yaylı çalgılar, piyano ve harmonyum için bir orkestra eserine dönüştürdü.
Besteci, müziğin gelişimi konusunda endişe duymakta idi. Ravel ve Debussy ‘e sert eleştiriler yöneltti, 1913’te Paris’teki Şanzelize Tiyatrosu’nda Stravinsky’nin Bahar Ayini balesini izlediğinde ise girişteki fagot solosunun tiz seslerini duyunca “bu bir fagot ise ben de bir maymunum” diyerek salonu terk ettiği söylenir.
Besteci, I. Dünya Savaşı yıllarında sayısız anma ve hayır konserine katıldı. Ömrünün sonuna kadar seyahatlerine devam etti. Cezayir’de Hotel Oasis’te öldü. Cenazesi Noel arifesinde Paris’e getirilerek Madeleine Kilisesi’nde devlet merasimi yapıldı.

Introduction et Rondo Capriccioso      Op. 28      La Minör 
Bestelendiği tarih   : 1863
İlk  seslendirilişi     : 4 Nisan 1867, Champs-Élysées
Solist                        : Pablo de Sarasate
Orkestra şefi           : Camille Saint Saens
Orkestra                 :  De Paul Senfoni Orkestrası
Adanılan kişi          : Pablo de Sarasate
Yapıt; solo keman, 2 flüt/pikolo, 2 obua, 2 klarnet, 2 fagot, 2 korno, 2 trompet (veya kornet), 3 timpani ve yaylılar için bestelenmiştir.
Keman ve orkestra için yazılmış bir bestedir, başlangıçta Saint-Saëns’ in birinci keman konçertosu Op. 20’nin coşkulu finali olarak tasarlanmıştı, ancak ilk performansında solo bir kompozisyon olarak elde ettiği başarı, Saint-Saëns’ in bunu ayrı olarak yayınlamasına yol açtı.
Yapıt, La minörde 36 ölçülük bir temayla açılıyor (başlangıç ​​temposu Andante malinconico olmalı), hem tonal hem de ritmik ve armonik temalar oluşturuyor. Orkestra, kemanı blok akor dizileriyle desteklerken, solist virtüöz arpejler ve kromatik skaler pasajlar çalıyor. Saint-Saëns, solistin senkoplu yükselen arpejler ve alçalan sekizlik notalar arasında gidip gelen ritmini bozuyor. 18. ölçüde, tempo göstergesi Andante malinconico’dan animato’ ya değiştiğinde ve solist hızlı bir otuz saniyelik nota dizisine atladığında hareket hızlanıyor.
Yolculuk Destanı
 
Dünya’da ilk kez seslendirilişi olacağından, yapıt hakkında bilgi yoktur.
 
 
 
SANATLA KALINIZ !!!
 
Taşar ERKOL