ÇDSO 27 Şubat Konser programı, Taşar Erkol

Konser Tarihi    : 27 ŞUBAT  2026 – Cuma

Konser Saati      : 20:00

Konser Salonu   : Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu

 

KONSER PROGRAMI

 

  1. A. MOZART : Don Giovanni Uvertürü
  2. M. V. WEBER : Klarinet Konçertosu No. 1
  3. A. MOZART : Senfoni N0. 38 (Prag)

 

Şef     : MASANE OTA

Solist : KAYAHAN KARACA    “klarinet”

 

MASANE OTA

 

Japonya’nın Osaka şehrinde 28 Ocak 1985 tarihinde müzisyen bir ailede doğdu, üç yaşında keman çalmaya başladı ve on yaşında ilk yarışmasını kazandı.

Tokyo Sanat Üniversitesi’nde (GEIDAI) eğitim gördü. 2006 yılında, Japonya’nın en genç baş kemancısı olarak, 2011 yılına kadar çalıştığı Japonya Yüzyıl Senfoni Orkestrası’nda kariyerine başladı. Seiji

Ozawa, Riccardo Muti, Yuri Bashmet, Marta Argerich ve Pieter Wispelwey gibi isimlerle birlikte çaldı.

2007’den itibaren Rohm Müzik Vakfı programına katılarak eğitimine devam etti.…

 

KAYAHAN KARACA

 

Mersin’de 1996 yılında doğdu, 2008 yılında Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın açtığı yetenek sınavını kazanarak Yrd. Doç. George Kovziridze ile klarinet çalışmalarına başladı.

2010 yılında Rengim Gökmen yönetimindeki Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrasının açtığı sınavı kazanarak 2010-2014 yılları arasında orkestranın bir üyesi olarak birçok şehirde konserlerde görev alan sanatçı, 2014 yılında Cem Mansur yönetiminde Türk-Yunan Gençlik Senfoni Orkestrası ile Türkiye ve Yunanistan’da konserlere katıldı.

2015-2017 yıllarında Türkiye Ulusal Gençlik Filarmoni Orkestrasının açtığı sınavı kazanarak orkestra ile Türkiye, Macaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Portekiz, İspanya, İtalya’da konserler verdi. Mersin Üniversitesi Akademik Oda Orkestrası ile bir çok konsere katıldı.

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestralarında misafir sanatçı olarak konserlere katıldı.

Prof. Thomas Lindhorst, Pierre Woudenberg, Fabrizio Meloni, Michel Arrignon ve Nicolas Baldeyrou ile ustalık sınıfı çalışmalarına katılan Kayahan Karaca, George Ksovreli, Halit Turgay ve Münif Akalın ile oda müziği çalışmaları yaptı ve birçok konserde yer aldı.

2015 yılında 1.Kemal Rastgeldi Oda Müziği yarışmasında grubu ile 3.lük ödülü kazandı.

2016 yılında İzmir Devlet Senfoni Orkestrasının açtığı solistlik sınavını kazanarak orkestra ile solist olarak çalmaya hak kazandı.

2017 yılında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrasının açtığı solistlik sınavını kazanarak orkestra ile solist olarak çalmaya hak kazandı. Aynı yıl Kasım ayında Samsun Devlet Opera ve Balesinin açmış olduğu klarinet sanatçısı sınavını kazandı.

2018 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası daveti üzerine solist olarak yer almıştır.

2020 yılında Mersin Akademik Oda Orkestrası ile solist olarak yer almıştır.

2021 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın daveti üzerine solist olarak yer almıştır. Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Yrd. Doç. George Kovziridze ile lisans eğitimini tamamladı.

Sanatçı halen Samsun Devlet Opera ve Balesi klarinet sanatçısı olarak devam etmektedir

 

JOHANNES CHRYSOSTOMUS WOLFGANGUS THEOPHİLUS MOZART

 

Vaftiz adı       : Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart

Doğum           : 27 Ocak 1756, Salzburg

Ölüm              : 5 Aralık 1791, Viyana

 

Klasik Batı Müziği’nde Klasik dönemin etkili ve üretken bestekârlarından biridir.

Mozart, olağanüstü yeteneklerini erken yaşta göstermeye başladı. Beş yaşında piyano ve keman konusunda yetkin hale gelmiş, beste yapmaya başlamıştı ve Avrupalı kraliyet ailelerine konserler veriyordu.

17 yaşında Mozart, Salzburg sarayında müzisyen olarak görev yapmaya başladı ama orada tatmin olmayınca daha iyi bir pozisyon aramak üzere seyahatlere çıkmaya başladı.

1781’de Viyana seyahati sırasında Salzburg’daki görevinden ihraç edildi. Bunun üzerine Viyana’da kalmaya karar verdi. Viyana’da daha meşhurdu ama maddi güvencesi daha azdı. En ünlü senfonilerinin, konçertolarının ve operalarının birçoğunu ve Requiem’in bazı kısımlarını Viyana’daki son yıllarında besteledi.

35 yaşında öldüğünde Requiem henüz tamamlanmamıştı. Ölümüyle ilgili ayrıntılar hâlâ tartışma konusudur.

Bestelediği 600’den fazla eserin birçoğu senfoni, konçerto, oda, opera ve koro müziğinin zirve noktaları olarak kabul edilir. Mozart tüm zamanların en önemli klasik bestecileri arasında sayılır.

Ludwig van Beethoven ilk eserlerini Mozart’ın gölgesinde bestelemiştir. Joseph Haydn, Mozart için “Böyle bir yetenek 100 yıl boyunca bir daha gelmez.” demiştir.

En önemli esin kaynaklarından biri Johann Sebastian Bach’ tır. Bach’ın eserleri birçok kez Mozart’ın esinlendiği eserler olarak gösterilmiştir.

Türklerin Avrupa’da moda olduğu o yıllarda, Mehter ritminden esinlenen Mozart, 11 numaralı La Majör Piyano Sonat’ının (K. 311) 3. bölümünde “Ronda alla Turca” (Türk Marşı)’nı besteler, ayrıca Viyana’da Türk elçinin kızı Zaide adına opera besteler.

 

DON GİOVANNİ UVERTÜRÜ

 

Hikaye                :  Lorenzo da Ponte

İlk seslendirilişi : 29 Ekim 1787, Ulusal Tiyatro, Prag

 

İki perdelik bir opera …

Kurgusal dünyanın ünlü çapkını Don Juan’ın cehenneme inişini konu almaktadır.

Yapıtın konusu Don Giovanni’nin en son macerası ve kötü bir şekilde hayatının son bulmasıdır.

Bir genç soylu olan Don Giovanni o zamana kadar bütün hayatında yaptığı zamparalıklardan ve birçok kız ve kadın ayarttıktan sonra, ayartmayı kafasına kestirdiği son üç kadınla pek istediğine ulaşamamıştır.

Bunlardan birincisi Donna Elvira’ dir; Don Giovanni onun arkasını bırakıp onu terk etmesine rağmen hala Donna Elvira onu takip etmektedir.

İkincisi Donna Anna’dır ve Don Giovanni ona tecavüz etme girişiminde bulunurken babası Commendatore tarafından yakalanıp bu önlenmiş; buna kızan Don Giovanni düello sonu Commendatore’ yi öldürmüş ve Don Giovanni kaçmıştır. Bu nedenle Donna Anna nişanlısı olan Don Ottavio’ya nikâh tarihini geciktirmiştir.

Üçüncüsü ise bir köylü kızı olan Zerlina’ dır ve Don Giovanni onu diğer bir köylü nişanlısı Masetto’ dan ayırmayı başaramamıştır.

Bunlardan hepsi Don Giovanni’den ve onun hayatından bezmiş uşağı Leporello’ dan intikam almaya and içmişlerdir. Bunlardan sadece Elvira Don Giovanni’ye karşı tutumunu değiştirmeye hazırdır; çünkü böylece Don Giovanni’nin kendini değiştireceğini sanmaktadır.

Commendatore’ nin mezarlıktaki heykeli Don Giovanni’nin kendi odasındaki akşam yemeği davetini kabul eder ve orada Don Giovanni’yi yok edip onun cehenneme nakledilmesini gerçekleştirir.

 

CARL MARİA FRİEDRİCH ERNST von WEBER

 

Doğum tarihi ve yeri : 18 Kasım 1786, Eutin, Holstein, Almanya

Ölüm tarihi ve yeri    :   5 Haziran 1826, Londra, İngiltere

 

Weber, damarlarında Fransız kanı da bulunan bir “Aleman” idi. Babasının memleketi Schwarzwald’ dı fakat Constanze Mozart’ın amcası olan, dehaya yakın bir dereceden kabiliyetli olup, türlü işlere karışan, fakat haddini bilmeyen ve bazen dürüst olmayan babası, huzursuz bir halde bir diyardan ötekine koşuyor hiçbir yere yerleşemiyordu. Bu yüzden Weber’ in çocukluğu bir göçebe hayatı şeklinde geçti. Doğduğu Eutin’ den Hildburghausen’ e sonra Salzburg’a gitti.

Orada Michael Haydn, Weber’e Hoca ve rehber oldu. Daha sonra Münih’e taşındılar ve orada Weber, ikinci “opus” u olan eserini kendi eliyle en yeni taş basma tekniği ile bastı. Freiburg’a, tekrar Salzburg’a, sonra Hamburg, Augsburg ve nihayet Viyana’ya gittiler. Viyana’da çok kudretli ve nüfuzlu Abbé Vogler, Weber’e hocalık yaptı sonunda Breslau şehir tiyatrosunda orkestra şefi oldu.

Henüz yirmi yaşındayken, Silezya’da, Karlsruhe’ de oturan Württemberg Prensi Eugen’ in hizmetine girdi. Prensin yardımı sayesinde babası ile Stuttgart’a yerleşti ve orada “Silvana” operasını yazdı. Fakat burada geçirdiği mesut günler feci bir şekilde sona erdi. Babasının işlediği ihtilas (para aşırma) suçundan dolayı Württenberg’ den sürgün edildiler. Bu sırada olgun bir şahsiyete erişen Weber, Darmstadt ve Mannheim’da kısa bir müddet kaldıktan sonra tekrar Vogler’ in etrafında toplanan talebeler arasına katıldı. Ondan sonra başarılı bir piyanist ve besteci olarak bütün Almanya’yı dolaştı.

Prag’da da bir müddet tutundu ve nihayet Dresden operasında yerini buldu. Gerçi orada bürokrasi ve rakipler ile mücadele etmek zorunda kaldı ama dokuz sene müddetle mesut ve kararlı bir hayat geçirdi. Sonra “Oberon” operasının temsili için Londra’da iken ölüm, ağır hasta olan Weber’ in elinden kalemini aldı.

Weber müziğin her neviden eserler vermiştir. Oda ve kilise müziği, koro, orkestra ve piyano için eserler ve Liedler (şarkılar) yazdı. Fakat asıl sahası operaydı. Sahnenin çok cepheli ülkesi “Abu Hasan” ın mizahi havasından ve “Pireziosa” piyesini tasvir eden sahne müziğinden “Euryanthe” nin yüceliğine, “Oberon” un dramatik zenginliğine kadar uzanıyordu. Fakat hepsinin başında en çok kalpleri cezbeden “Freischütz” operasıdır.

Weber’ in müziği sonraki devirlerin ışığı altında tekrar ilgi toplamaktadır. Wagner, Pfitzner ve Hindemith gibi isimler bunun şahididir.

 

KLARİNET KONÇERTOSU   No: 1   Op.73   (J.114)   Fa Minör

 

Bestelendiği tarih : 1811

İlk seslendirilme   : 13 Haziran 1811

Kim için yazıldığı : Heinrich Bärmann

 

Yapıt, enstrümanın repertuvarında oldukça saygın bir yere sahiptir. Si bemol klarnet için yazılmıştır. Yapıt; 2 flüt, 2 obua, 2 fagot, 3 korno, 2 trompet, timpani, yaylılar ve solo klarnet için bestelenmiştir. Yapıt, hızlı, yavaş, hızlı şeklinde üç bölümden oluşmaktadır.

 

  1. Fa minörden başlayıp Re bemol majöre geçiş yapan ve daha sonra tekrar Fa minöre dönen bir Allegro.
  2. Adagio ma non troppo, Do majörden Do minöre ve Mi bemol majöre geçiş yaparak ve daha sonra tekrar Do majöre dönerek devam eder.
  • Rondo; Fa majörde Allegretto

 

Birinci bölüm     Allegro

Bu bölüm, çelloların ana temayı çalmasıyla başlar, ardından tüm orkestranın bir patlaması gelir. Kemanlar melodiyi devralır ve melodi sonunda ilerler, yatışır ve solo klarnet için sahneyi hazırlar.

Solist, “con duolo” (kederle, üzüntüyle, acıyla) olarak işaretlenmiş acı dolu bir şarkıyla başlar. Klarnetçi, bu kaynak üzerinde varyasyonlar sergiler ve bu da daha sonra solo enstrüman tarafından çalınan kararlı bir koşuya dönüşür. Bu doruk noktasından sonra, müzik klarnetin “morendo” ( Ses seviyesinde yavaş yavaş azalan; ölüyor) olarak işaretlenmiş bir çizgiyi yas tutarak çalmasıyla sona erer. Ardından, çelloların ana temayı bu kez Fa minör yerine Re bemol majör tonunda tekrar söylemesi için geçiş sağlayan büyük bir duraklama olur.

Solist kısa bir süre sonra tatlı bir yanıtla girer. Klarnet narin bir melodi çalmaya devam eder, ardından “perdendosi” (kaybolarak, sesi döndürerek) işaretiyle daha düşük tonlara doğru iner; bu işaret, çalgıcıya hız ve ses seviyesini düşürmesini söyler. Daha sonra tutti gelir ve tatlı, masum bir melodi söyler.

Klarnet kısa bir süre sonra tekrar girer, yine de eserin başından daha hafif bir ruh haliyle çalar. Daha sonra solist, neşeli üçlü notalar çalar. Üçlü notalardan sonra klarnet, ithaf edildiği Heinrich Bärmann tarafından yazılan Bärmann-Kadenz’ e başlar.

Bu, çoğu icracı tarafından çalınan nispeten kısa, canlı ve virtüöz bir pasajdır. Ardından klarnetçi, hızlı otuz ikilik notalardan oluşan kısa bir kadansla karşılaşır. Kadansın ardından orkestra devreye girer ve minör ana tona döner. Ardından müzik sakinleşir ve çellolar, klarnetin yapacağı giriş için hazırlanır. Klarnetin girişiyle, solistin ilk kez girdiği zamanki duyguların aynısı geri geliyor. Klarnet, daha önce duyulan hafif, masum temayı çalmayı özlüyor gibi görünüyor. Sonunda dileği gerçekleşiyor ve daha önce çalınan melodiyi geri getiriyor. Ardından, klarnet daha önce olduğu gibi üçlü notalara başlıyor, ancak bu sefer, telaşlı, virtüöz on altılık nota koşularına doğru akıyor. Bu yükselişten sonra, klarnet susuyor ve Fransız kornolarının neşeli bir melodi çalmasına yer açıyor.

Solo enstrüman, kornoların yaptığı gibi aynı anlamda karşılık veriyor, ancak daha sonra solistin ilk çaldığı karanlık temaya geri dönüyor. Tema yoğunlaşıyor ve ardından solist, tutti intikamla gelene kadar on altılık notalarda yukarı aşağı dönüyor.

Orkestra, solistin bir sonraki zorlu görevini yerine getirmesi için işaret veren noktalı akorlarla cümlesini sonlandırıyor.

Bu, yükselen kromatik bir gam içeriyor. On altılık notaların nehrine dönüşen melodiler. On altılık notaları, sonuncusu yüksek bir sol notasında biten bir dizi kararlı tril takip eder. Orkestra geri döner ve sonunda yavaşça kaybolur. Klarnet, Re bemol majör anahtarının gelişinden önceki gibi bölümü sonlandırır.

 

İkinci bölüm     Adagio ma non troppo

İkinci bölümün başlangıcı, erken romantik bir opera aryasının tipik özelliklerini taşır, ancak ruh hali ve melodik yapısı bakımından Mozart Klarnet Konçertosu’nun ikinci bölümüne de benzer. Sonuçta Weber, evlilik yoluyla Mozart’ın kuzeniydi. Orta bölümde, başka hiçbir orkestral düzenleme olmaksızın, alışılmadık ve nadir görülen ancak etkili bir şekilde kullanılan bir korno üçlüsü yer almaktadır. Klarnet, bu korno üçlüsüyle, benzer bir durumda bir opera şarkıcısının yapacağı gibi etkileşim kurar ve karşılık verir. Kısa bir aradan sonra başlangıç ​​bölümü tekrar başlar.

 

Üçüncü bölüm     Rondo

Bu bölüm, hafif karakteri nedeniyle önceki bölümlerle tezat oluşturur. Genellikle üç bölümlü bir konçertoyu sonlandıran tipik bir rondodur.

 

 

SENFONİ   No: 38   K: 504   Re Majör     “PRAG”

 

Bestelenme tarihi ve yeri : 6 Aralık 1786

İlk seslendirme                 : 19 Ocak 1787, Prag

 

Senfoni iki flüt, iki obua, iki fagot, iki korno, iki trompet, timpani ve yaylı çalgılar için bestelenmiştir.

Senfoninin menüet’i yoktur. Mozart’ın üç bölümlü olarak, tasarladığı senfonilerin sonuncusudur. Her biri sonat biçiminde olan üç bölümü vardır :

 

  1. Adagio – Allegro
  2. Andante Sol majör
  • Final (Presto)

 

Birinci bölüm     Adagio – Allegro

Sanatında büyük bir olgunluğa o çağdaki derin anlamlı, melankolik ve acılı ruh tablosunun nasıl bir paletle işlendiğini göstermesi yönünden ilginçtir.

Bölüm etkili, vakarlı, zarif yapılı, ağır yavaş bir girişle başlıyor. Bu görkemli başlangıcı parlak, iyimserlik, yaşama sevinci dolu, kıvrak bir Allegro izler.

Allegro, ikinci kemanlar (onu başlatan) ve ilk kemanlar (onu bitiren) arasında değiş – tokuş edilen “ilk tema” ile karmaşık bir şekilde açılıyor.

 

İkinci bölüm     Andante

Yapısı bu dönemden kalma senfonilerinin tipik bir örneğidir, ancak müzik zıt ruh hallerinden oluşan bir hareketle küçük tona kayar. Bu ağır bölüm, birbirine bağlanan ince cümlelerle, karanlık düşüncelerin kapsadığı, kötümser bir atmosferin anlatımıdır.

 

Üçüncü bölüm     Presto

Klasik bir senfoniye özgü coşkun bir kutlamanın yankısıdır. Flütün özellikle geliştirme bölümündeki ana melodiyi kontrpuanlamada önemli bir rol oynadığı canlı bir Presto’ dur.

 

SANATLA KALINIZ !!!

 

Taşar ERKOL