Murathan Mungan, Pazar dalaşı – Kudret Sönmez

Bazen hayatın suratı yokluğa asılıyor ve ben söz(cük)lerle dalaşa başlıyorum… Bir şeyleri gülümsetebilir miyim diye, harflerle çizilmiş yirmi dört ayar mutluluk tablosu arıyorum.

Kalemimin tılsımlı ucu açılmadı henüz, talaşı dökülmedi düşüncelerimin. Ortalıkta ateş yok, duman yok, kül yok… Bomboş bir pazar gününe tezgâh açıyorum. Atılası, satılası, harcanası, kahrolmayası satırlarım var benim. Sevinesi, sevilesi, aşklanası, hazlanası, nazlanmayası zamanlarla takas yapıyorum…

Ortalık harman yeri, huzuru taksitlere bölünmüş veresiye bir hayat… Ve ben yağmurlu bir mevsimin resmine tezgâh açıyorum.

HERKES VE BİRKAÇ KİŞİ

 

Yağmur Herkese Yağar

Güneş Isıtır Herkesi

Mevsimler Herkes İçindir

Yalnız Çığ Altında Kalan

Sele Kapılan Her Zaman Birkaç Kişi

Herkes İçindir Aşk Da Ayrılık Da

Yalnızca Birkaç Kişi Ölür Acıdan

Eskiden Ölümle Tartılırdı Ayrılık

Kiminin Hayatı Yalnızca Unutkanlıktan

 

 

Her Şey, Herkes İçin Değildir Oysa

Kimi Hiçbirşey Öğrenmez Karanlıktan

Yalnızlığı Kullanmayı Bilmez Kimi

Kimi Ayrılamaz Karanlıktan

 

Yağmur Herkese Yağar

Ama Çok Az İnsan Tutar Yağmurun Ellerini

Onca Şarkı Onca Film Onca Roman

Ama Sevmeye Yetmez Herkesin Kalbi

 

 

Çığ Altında Kalan Sele Kapılan

Aşktan Ve Acıdan Ölen

Birkaç Kişi Dünyayı Başka Bir Yer Yapmaya Yeter

Aslında Onların Hikayesidir Anlatılan

Diğerleri Dinler, Seyreder, Geçer Gider

Geçer Gider Herkes

Hikayelerdir Geriye Kalan.

Murathan Mungan

 

“Güneşli bir pazar günüydü…” diye mi başlasaydım yazıya? “Gökyüzü mavilerini serpiştiriyordu tablomun peyzajına…” mı deseydim? Hani kuşlar var ya; gagası yırtmaçlı, cıncık bakışlı kuşlar… Onlarla mı uçursaydım kalemimi birkaç kanat?

Bazen hiçbir şey göremiyor insan… Dudakları olabildiğince açılmış bir duygu salyasındaki karanlığa dalıyor…

Dün çöpe atılan söz(cük)ler “pazar”da seğirince… Yitirdiğimiz her şey tezgâhta satılıyor. Fırçamızın ucunu bırakmayan üç – beş damlacık boyaysa, son resmimizi bitirecek renklerle dalaşıyor.