Elçin Ateş ile Bunu Konuşalım programının bu haftaki konuğu, hem ulusal hem de uluslararası arenada başarılarıyla göğsümüzü kabartan, yeteneğiyle devleşen oyuncu Caner Cindoruk!
🎬 00:00 Giriş
01:35 Berlin Film Festivali ve Gümüş Ayı Gururu
04:10 Bilge Köyü Katliamı ve “Kurtuluş” Filmi: Bir Katili Oynamak
09:10 Adana’da Geçen Çocukluk: “Sakat Bir Mahallede Doğdum”
12:30 Alaylılıktan Zirveye: “Oynamazsın Dediler, Vazgeçmedim”
14:10 Türkiye’de Oyunculuk: Yetenek mi, Şans mı?
16:00 Dizi vs. Sinema: Hangisi Daha Zor?
17:20 Instagram Takipçisine Göre Rol Verme Adaletsizliği
19:00 “Seyirciyi Küçümsüyorsunuz!” Sektöre Eleştiri
21:15 Pişmanlık İtirafı: “Keşke Oynamasaydım Dediğim Proje Var”
22:00 Hanımın Çiftliği ve Orhan Kemal ile Kesişen Hayatlar
25:20 Avrupa’da Caner Cindoruk Hayranlığı: İtalya ve İspanya Notları
28:54 Sadakatsiz “Volkan” ve Sosyal Medya Tepkileri
32:30 Aşk Hayatında Oyuncu Olmanın Zorlukları
35:40 Onurumdan Ödün Verirsem Bu İşi Yapmam!
36:10 Yeni Tiyatro Oyunu: “Blue Cat” Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen yeni filminden, Adana’nın tozlu sokaklarında başlayan oyunculuk serüvenine kadar her şeyi açık yüreklilikle konuştuk. Cindoruk, dizi sektöründeki “takipçi sayısı” adaletsizliğine sert eleştiriler getirirken, kariyerinde pişmanlık duyduğu o projeyi de ilk kez itiraf etti. Bu bölümde neler var? Sektör Eleştirisi: “Seyirciyi küçümsüyorsunuz, star izlemekten yorulduk!” Samimi İtiraflar: “Keşke oynamasaydım” dediği dizi/film hangisi? Berlin Yolculuğu: Bilge Köyü Katliamı’ndan esinlenen filmin perde arkası. Aşk ve Oyunculuk: İyi bir aşık mı, yoksa aşkı iyi oynayan bir oyuncu mu? Adana Yılları: “Sakat bir mahallede doğdum, kitaplara tutundum.” Caner Cindoruk’un hiç bilmediğiniz yönlerini keşfedeceğiniz bu derin sohbeti sakın kaçırmayın!
