Uygarlık Nasıl Başladı, Nasıl Sürdürülebilir – Emre Toğrul

Emre Toğrul

Yerkürenin öteki ucunda yaşayan iletişim ustası kızkardeşim,

Benim eşref saatlerimi hesaplayıp öyle mesajlar gönderir ki,

Her sabah ilhamına ve beyin fırtınalarıma vesile olan bu notlarla,

Sürekli düşünme ve analiz merakımı dürtükler durur.

Bu haftakilerden birinde, harika bir anektod ve matafor var.

‘’ Emreciğim bu senin için çok anlamlı olacak, ki ben doktor değilim,

Benim için bile çok anlamlı oldu’’ diye yazmış.

Margaret Mead bir antropolog, üniversitede bir gün bir öğrencisi sorar;

Uygarlığın ilk belirtisi olabilecek şey nedir?

Mead’den olta, taş yontma, kilden yapılan eşya benzeri bir cevap beklenirken,

O ‘’ bir insanın kırık uyluk kemiğinin kaynaması’’ der.

Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında devam eder ünlü antropolog.

‘’İnsan dışında hiçbir canlı, diğer canlının iyileşmesi için onu taşımaz, koruyamaz.

Bu nedenle bacağı kırılan bir canlı yiyecek bulamaz, tehlikeden kaçamaz, yem olur.

Ancak bir insanın kırılan kemiğinin kaynaması için onu güvenli bir yere taşınması,

Yarasının sarılıp onu korunması ve iyileşip yürüyene kadar ona yardım edilmesi,

Yani zor durumda olan bir başkasına yardım etmek uygarlığı başlatmış olmalı’’ der.

Ve ekler; ‘’başkalarına yardım ve hizmet ettiğimizde en iyi durumumuza yükseliriz,

Uygarlaşın’’…

Sevgili Hande, hayatı kemiklerle geçmiş Ortopedist ağabeyini yine durup vuruyor.

Tam onikiden:

Uygarlığın ilk belirtisi ‘’ bir insanın kırık uyluk kemiğinin kaynaması’

●●●●○○○○●●●●

Margaret Mead bir antropolog ama felsefi yönü kuvvetli bir feminist.

Ona, mağara duvarlarına ilk insanların çizdiği resimlerin amacı sorulduğunda,

‘’Zihnindeki bilgi dağarcığını, zihin dışında, geleceğe depolamak için’’ diyor.

Yol gösterişi üniversal bilgiyi kullanma kılavuzu gibi.

İnsanın kırılan kemiğini kaynatmak için kollektif olarak davranmasını,

Ve bu yardımla oluşan sağıltım ve iyileşme döngüsünü uygarlığa atfedişinde,

Günümüzdeki ilkellik, vandalizm ve düşmanlık içinde yaşayan kitlelerin,

Neden uygarlığa en büyük darbeyi vurduğunu anlatan bir ifadesi var.

Uygarlığa hizmet eden tüm keşiflerin , icatların yaratılan yeniliklerin hepsi,

Kendi dışındakine yardım etme anlayışından kaynaklanan bir yaratıcılık.

Aklın ışığıyla doğayı yenmede, yada ona ortak olmada,

Sonsuz yeniyi aramada kullanılan bir Prometheus ateşi gibi yaratıcılık.

Düşünen, üreten, paylaşan ve yardım eden yaratıcı her insan bir ‘’ ateş yakıcı’’.

Aslında antropoloji açısından toplum yada toplumların birikmiş kültürü,

Yaşamı adeta hiçbir unsurunu dışarıda bırakmamacasına,

Örten bir kavram olarak ifade edebileceğimiz ‘’Uygarlık = civilisation’’ denilen,

Tek dişi kalmış canavarın başlangıcına bir kırık iyileşmesinin vesile olması,

Kızkardeşimin bana yaptığı bir kompliman olsa da, çok anlamlı.

Uygarlık bir toplumun kendi mayasını, benlik ve kimliğini kaybetmeden,

Diğerlerinkini öğrenmek, anlamak ve kullanmak uğraşı ise,

Ve toplumların ortak malı ise,

Yaşamda sağlıklı ve etkin kalma yolundaki yardım, tabii ki büyük bir ışık.

Bugün kemik kırıkları üzerine olan mesleki çalışmalarımızın içinde edindiğimiz,

Evrensel bilgilerin düzenli yoldan ilerletilmesi, inceltilmesi ve paylaşılmasının,

Medeniyetin en üst aşamalarını temsil etmesi,

Margaret Mead hanımefendinin nasıl derin bir ifadeye vardığını gösteriyor.

Hande ‘’ kırık bir femur kemiğinin iyileşmesiyle başlamış’’ diyor bana…

●●●●○○○○●●●●

Bugüne geldiğimizde uygarlığı en çok ilişkilendirdiğimiz argüman,

Bir toplumun karşılaştığı sorunlara verdiği yanıtla,

Ortaya çıkan sorunla ona verdiği karşılık arasındaki diyalektik ilişkidir.

Toplumları daha başarılı, sağlıklı ve sağlam uygarlığa taşıyan ise,

İşte bu verilen yanıtların tutarlılığı ve üniversal bilgiye uygunluğuyla,

Yenilenmeye ve geliştirilmeye yatkın insanlardan oluşan dinamiğidir.

Şimdi diyeceksiniz ki dostlar; kıssadan hisse nedir Emre kardeş?

Kıssadan hisse, uygarlığın muasır medeniyetin başladığı yerde,

Karanlığın , cehaletin gericiliğin başladığı yerde aynı.

Yani bir tür insan davranışına, bir tür toplum davranış biçimine dayanıyor.

Onu içinden çıkaran doğa, içgüdü, akıl ve üst akıl yok ise,

Birikinti içindeki kültür gerekli aşamalarla bu davranış kalıbına ulaşamamışsa,

Ben buraya ne yazsam boş.

Uygarlığın ilk belirtisi ‘’ bir insanın kırık uyluk kemiğinin kaynaması’ diyor Mead.

Sizce uygarlaşamamanın ortak belirtisi nedir dostlar?