Cehalet Kremalı Vandalizm – Emre Toğrul

Türk halkının büyük kısmını tenzih ederim,
Ama halkımızın bir kesiminin yeni merakı,
İyileşmek için gittiği sağlık kuruluşunda,
Hiddetlenmek, küfretmek, saldırmak,
Darp etmek, vurmak, kırmak, öldürmek!!
Kime?
Bizzat kendini iyileştirmesi için gittiği insana,
Görevi başındaki doktora, hemşireye, teknisyene,
Bizzat kendinin iyileşmesi için kurulmuş yere,
Hastaneye, ocağa, bir etibba yuvasına,
Vandalizm’in akıl almaz bir tipi…
Hiç tanımadığı insanların hastalıklarına, yaralarına,
Dokunamadıkları urlarına, çıbanlarına, irinlerine,
Binbir hastalığı bulaştıran kanlarına, sidiklerine,
Ağzının içine, burnuna, ayaklarına, dışkı yoluna,
Her türlü akıntısına, kokuntusuna, salgısına,
Çare eli olmaya çalışan insanları dövme merakı,
Üstelik ağıza alınmayacak hakaretlerle,
Üstelik ağızlarından köpükler saça saça,
Nefretle, kinle, hınçla darp etme merakı,
Allah ıslah etsin, Allah sonumuzu hayır etsin…
∞Ω∞
Halkımızın bu belirli kesiminin zalimce saldırdığı,
Küfredip darp ettiği bu insanlar kim?
Hepsi ana babasının kıyamadığı, gözünün kökü,
Hepsi eşinin, evladının toz konduramadığı, canı ciğeri,
Hayatlarının büyük bir bölümünü eğitilmekle geçiren,
Bu eğitimi almak için tüm zor sınavları başarıyla geçen,
Misal uzman olmak için liseden sonra en az 15 sene,
Hoca olmak isterse belki 25 sene dirsek çürüten,
Yıllarca acil, nöbet, ihtisas, mecburi hizmet derken,
Gece gündüz, yaz kış, akıl ruh ve fiziken yıpranan,
Aslında ülkemizin korunması gereken beyinleri,
Çalışkan ve zeki olmadan başarılamayacak işin erbabı,
Eğitimli, çalışkan hekimlerimiz, bizim çocuklarımız…
Dünyanın en kutsal mesleği için çocukken heveslenen,
Yaşıtları büyürken, çabucak büyüyüp yara saran,
İnsanlıklarını, diğerlerinin sağıltım hizmetine adayan,
Bizim insanımız, cefakar ve yardımsever hemşirelerimiz,
Ve asla bu insanların tek başına başaramıyacakları,
Ekip olmadan üstesinden gelinemeyecek işin ordusu,
Yine bizim evlatlarımız, yardımcı sağlık elemanlarımız,
Bu ucube, mesnetsiz vandalizmin tehdidi altındayız.
Savaşta bile saldırılması suç olan kurum ve insanlara,
Düşmanın bile yakıp yıkarken ayırdığına saldırmak,
Yazıklar olsun, bu nasıl pis bir cehalettir…
∞Ω∞
Doktor-hasta ilişkisinde memnuniyet paradigmiktir,
Çünkü hekim bir insan, tebabet bir nevi sanat,
Hastalık korkutucu, beklenti ise hep insan üstüdür.
Verilen hizmetin sağlık ve alanın hasta insan olduğu hal,
Dünyadaki en zor, meşakkatli ve spekülatif hizmet alanıdır.
Bu alandaki sorunların çözüm mercileri tabip odaları,
Sağlık müdürlüğü, başhekimlik ve gerektiğinde hukuktur.
Peki o zaman;
Atatürk’ün naçiz bedenini tereddütsüz emanet ettiği,
Zarif Türk insanının mutlak sevgi ve saygıyla yaklaştığı,
Ana babamızı, eşimizi bebemizi güvenle emanet ettiğimiz,
Hekimimize, hemşiremize, hastanemize vuran kim ?
Yine hep aynı kişi, aynı zihniyet, aynı kör cehalet!
Düğünde elindeki silahla eğlenirken kuzenini vuran,
Kırmızı ışıkta, hızla girilmez sokağa dönüp çarpıp kaçan,
Elindeki çöpü, pisliği balkonundan aşağı fırlatan,
Kendi hassasiyetine cengaver, başkasınınkine çakal,
Kendine nalıncı keseri, başkasına şark kurnazı,
Tanımsız korkusunu, bilinçsiz cesaretle bastırmaya çalışan,
Hep aynı kişi, aynı zihniyet, aynı küstah cehalet.
Tek başına kuzu, birarada kurt sürüsü bunlar,
Alkolsüzken serçe, alkol kanda iken, şahin bunlar,
Su içtiği bardağa tükürecek kadar tıynetsiz bunlar,
Yardım için uzanan eli kıracak kadar günahkarlar.
Hergün nereden, nasıl, hangi durumda geleceği belirsiz,
Tanıyıp bilemediği bir insanı sağıltmaya çalışan,
Doktora görevi başında söven, döven, öldüren,
Hemşireye sözlü ve fiziksel saldırıda bulunan,
Sağlıkçıyı darp edip, hastaneyi kırıp döken zat kadar
Sağlıkçısının karşısına dikilen bu tehlikeye duyarsız,
Hatta, iyi olmuş kabilinden, kinini saklayamayan zat,
Bu eylemin, sağlık hizmetine olumlu etkisi mümkün mü?
Hastalanmak, yaralanmak, ölmek en temel insan doğası,
El vermek, iyileştirmek ve bakım en kutsal meslek,
Sağlıkçı da senin çocuğun, eşin ve anan baban gibi insan,
Ebenin elinde başlar, yoğun bakımda hemşireyle biter yaşam,
Aşılar, kesiğini diker, kırılırsın onarmaya çalışır o adam,
Sen ağrın, kanaman, döküntün kendiliğinden geçiyor sanan,
Böbrek, ciğer, göz, akıl yarım kalır birgün, tamamlamazsa yanan,
Herşeyin başı sağlık, yoksa inan geçmek bilmez zaman,
Allahtan biz, işimize aşık tebabet gönüllüleriyiz de,
Vız gelir tırıs geçer senin şuursuz, vandal hatıran,
Anlıyorsan yeter artık KARDEŞ, yoksa YETER ULAN!!!