H. AYHAN TİNİN

Herkesin en büyük derdi ‘evde kalmak’. Sosyal medya yıkılıyor. Herkes birbirine ‘Evde zaman geçirmenin 10 etkili yolu’ mealinde akıllar veriyor. Evde zaman geçirirken yaşanan tuhaflıklarla ilgili komik videolar üretiliyor.

Evde oturmayı, ailemizle zaman geçirmeyi, çocuklarımızla kahvaltı etmeyi, eşimizle sohbet etmeyi unutmuşuz. Kitap okumayı, film izlemeyi, üzerine birlikte konuşmayı çoktan çıkartmışız hayatımızdan.

Düşünmeye de ihtiyacımız yokmuş. “Son bir aydır, üç aydır, bir yıldır ne yaptım, nasıl bir hayat yaşadım? Hayal ettiğim gibi bir insan olabildim mi? Kendim için, ailem için, toplum için iyi şeyler yapabildim mi?” Hiç bunları düşünmeye de ihtiyacımız yokmuş!

AVM’lerde koşturamadığımız, hafta sonu partilerine katılamadığımız, kredi kartlarımızla ihtiyacımız olsun ya da olmasın harcayamadığımız zamanlar oldukça büyük bir kitleye hiç iyi gelmedi. Oysa o eski Kızılderili hikayesinde olduğu gibi ruhlarımız gerçekten bedenlerimizin gerisinde kalmış, yorulmuştu.

Yazının devamını okumak için tıklayın