Suyun Gözüne / Kemal Erdoğan ‘Ortak menfaatlerimizi geliştirmek için: “Ortak akıl”a ortaklar aranıyor!’

Ortak menfaatlerimizi geliştirmek için: “Ortak akıl”a ortaklar aranıyor!

Eski Kültür Bakanlarımızdan Tınaz Titiz, yıllardır geliştirdiği “Arama Çalışmaları”nda moderatörlük ve sistem mühendisliği yapıyor.

Bugüne kadar farklı sektörlerde, farklı başlıklarda düzenlen 250’nin üzerinde “Arama Çalışması”na moderatörlük yapmış, bu toplantılarda paydaşların ortak sorunlarına “ortak akıl” ile çözüm üretmeleri için çalışmış, çalışıyor.

Birbiri ile ilgili ya da ilgisiz çeşitli sektörlerde ve konu başlıklarında yapılan bunca toplantılarda sorunların benzerliği hatta kardeşliğiyle karşılaşan Tınaz Titiz’in geldiği bir yer var.

Şimdi sadece iki önemli sorunun peşinde.

Sorun nedir?

Çözüm nedir?

Sorunların benzerliği üzerine Tınaz Titiz, “Arama Çalışması” yerine “Soru Konferans” metodolojisini geliştirmiş. “Soru Konferans” metodolojisi, önce tartışılacak sorunun bir dizi “doğru soru”ya çevrilmesi, sonra da bu sorulara cevap verilmesi şeklinde özetlenebilir.

Farklı sektörlerden insanların katılımı ile fiziki olarak bir araya gelen ve bu iki sorunun (Sorun nedir? Çözüm nedir?) cevabını arayan grup, çalışmalarına aynı zamanda internet üzerinden de devam ediyor.

Yıllardır tarım sektöründe paydaşların sorunlarına “ortak akıl”la çözümler bulmaya çalışmış biri olarak heyecan içinde takip ediyorum.

Bir yandan da kendime “ortak akıl” ile ilgili sorular sormaya devam ediyorum. Özellikle de “Ortak akıl; ortak menfaatleri, ilerlemeyi, gelişmeyi birçok maddi manevi kazanımı içeren, vaat eden bir kavram olmasına rağmen ona ulaşmadaki başarısızlığımızın nedenleri neler?” sorusu üzerine düşünmeye çalışıyorum.

Bu soruya bir cevabı geçen hafta, yılların politikacısı olan tecrübeli bir siyasetçiden aldım. Son elli yılda partisinin lider siyasetçilerini izlemiş, lideri ve liderin çevresindeki ekibini gözlemlemiş biri.

Liderin ve ekibinin yönetim süreçlerine Parti Meclisinden yapılacak katkılara, fikirlere genellikle kapalı olduğunu, Belediye Meclislerinin de aynı durumda olduğunu söyledi.

Bunun birçok örneğine büyük kurumsal ve özel şirketlerde şahit olmuşluğum var. Dersini çalışmayan müdür yardımcısının toplantıya girerken son dakikada kapı önünde ekibinden aldığı önerileri, notları kendi fikriymiş gibi sunmuşluğuna şahitliğim var.

“Ortak akıl” ile hazırlanmış, geniş kitleler için maddi menfaat sunacak bir projenin, bir lider ya da lider ekibinden birinin egosu yüzünden altüst edildiği, kaç olay; ya da bu gibi gerçek olaylardan yola çıkarak yazılmış kaç roman, çekilmiş film hatırlıyorsunuz?

Sorun Nedir?

Çözüm Nedir?

Bu iki önemli, süzülmüş soru bir koro halinde ara ara kulaklarımda çınlıyor.

Bizi ortak akıldan

Uzak tutan nedir?

Ben bir çözüm yolunun toplumun ortak menfaatlerini bozan egoların yakın takip izlenmesi ve ifşa edilmesi olduğunu düşünüyorum.

Bunun için de güçlü, objektif medya ile toplumun ortak derdini, sorununu ve çözüm yollarını korkmadan anlatan sivil toplum örgütlerine ihtiyacımız var.

Medya özel hayat ilişkisinin bir ucunda;

İtalyan ve Hollywood medyasının kamuya mal olmuş kişilere karşı nasıl özel hayatı hiçe sayan bir yayıncılık yaptığı aklıma geliyor.

Medya siyaset ilişkisinin diğer bir güncel gelişmesi ise;

Yıllar sonra şimdi Trump’ın medyaya baskı yapması üzerine Amerikan medya örgütleri birlik ve dayanışma arayışlarına girdiler.

Medya toplumun aynası, cep telefonu ve sosyal medya ile bir başka boyuta evrildiği de ortada. Medya ve iletişim hiç olmadığı kadar interaktif bir düzeyde, daha da ilerleyecek bu durum.

Nihayet ortak menfaatlerde, “ortak akıl”da buluşmaya niyetimiz, ilgimiz, ümidimiz var mı?

Sorun Nedir?

Çözüm Nedir?

 

Kemal Erdoğan