Adana Sanat Paydaşları Çalıştay Sonuç Raporu yayınlandı

Adana Sanat Paydaşları Çalıştayı’nın ilk  toplantısı 25 Şubat 2017 Cumartesi günü Adana Seyhan Oteli’nde yapıldı. Bu çalıştayın yönetici özeti ve sonuç raporu sitemizde yayınlandı.

Çalıştay sayfasına adabul.com/asp-calistay linkinden ulaşabilirsiniz.

10 Şubat 2017’de internet üzerinde başlayan “soru konferansı” tekniği ile internet üzerinden sorulan soruların içinden seçilen 10 sorunun cevapları çalıştay katılımcıları tarafınan ortak akıl ve beyin fırtınası ile cevaplandırıldı.

Adana Kültür Sanat hayatınını için önemli 10 sorunun cevapları  ve çalıştayı yöneten Tınaz Titiz’in hazırladığı sonuç raporu ve yönetici özeti adabul.com üzerinden tüm kişi ve kurumların değerlendirmelerine sunuldu.  Bu değerlendirmeler sonrasında çalıştayın 10. sorusu olan  ”Adana için Kültür Sanat Politika Belgesi” oluşturmak için bir sempozyum düzenlenecek.

Çalıştayda cevapları aranan 10 soru

1- ASP’nın gelecek öngörüleri neler? Japonya’daki gibi okullarda senfoni ork kuracak kadar güçlü bir vizyon ne olabilir?

2- Adana’nın bir sanat kenti olması için gereken itici gücün ortaya çıkamayışının neden(ler)i sizce nelerdir?

3- Örnek alınabilir toplumlarda, sanat / bilimin yakıtı yaratıcılık ise, toplumdaki yaratıcılık aşındırıcıları nasıl çözümlenir?

4- Halen eksik / yanlış yaptığımız; düzeltildiğin- de KSa en önem katkı sağlayabilecek olan 2 şey nedir?

5- Sponsorların bir endişesi, kaynakların doğru harcandığından emin olamaMAk ise, saydamlık nasıl bir yöntemle sağlanır?

6- Yarınımız, hatta bugünümüz yüksek nitelikli insan kaynağına bağlı ise; bunun yolu da Adana / Türkiye sınırları içindeki / dışındaki insanlarımızla bir ağ kurmak ise, bu girişim nasıl başlatılır?

7- Toplumda KS’a karşı ilgiyi en doğurgan biçimde artırabilecek olan öğe(ler) ne olabilir?

8- Portakal Çiçeği Karnavalı’nda KS dernekleri- nin daha yaratıcı tasarımlar yapmaları ve bu yolla sponsorlarla  buluşmalanı nasıl sağlanabilir?

9- İzleyicileri, sanatçıların / kurumların doğal ortakları haline getirerek sanatçı – izleyici keskin ayrımı nasıl kaldırılabilir?

10- Bu çalışmanın bulgularından yararlanılarak, “Adana için KS Politika Belgesi” nasıl hazırlanabilir?

Çalıştayda cevapları aranan 10 soruya çalıştay sayfasından ulaşabilir sizlerde sorulara cevap üretebilirsiniz. Çalıştay raporu herkesin yorum ve katkı yapmasına açık olarak adabul.com da yayında. Cevabı bulunan sorular ve yönetici özetinin de yer aldığı çalıştay sayfasına adabul.com/asp-calistay linkinden ulaşabilirsiniz.

ÇALIŞTAY SONUÇ RAPORU

https://adabul.com/wp-content/uploads/2017/02/Adana_Sanat-_Paydaslari_Calistay_Sonuc_Degerlendirmesi.pdf

 

ÇALIŞTAY SONUÇ RAPORU YÖNETİCİ ÖZETİ 

25.02.2017 tarihinde 1 tam gün süreli olarak yapılan ve amacı:
“Sanatçıların gerek kendi aralarında gerekse diğer insanlarla, ağ tabanlı birliktelikler içinde,
sanatı yaşamın doğal parçası yapabilmenin şartlarını ortak akıl yoluyla aramak”
olan çalıştay, bu amaca yönelik 10 soruyu, çalıştay tarihinden 3 hafta evvel başlayan,
internet üzerindeki bir e-Beyin Fırtınası (e-BF) yoluyla belirlemiştir. e-BF’nda 120 kadar soru
belirlenmiş ve sonrasında bunlar arasından moderatör eliyle 10 tanesi seçme ve/ya
birleştirmeler yoluyla oluşturulmuştur.
Aşağıda, bu 10 soru ve katılımcı cevaplarının moderatör katkısıyla zenginleştirilmiş halleri
verilmiştir:
Soru 1. ASP’nın1 gelecek öngörüleri neler? Japonya’daki gibi okullarda senfoni orkestra kuracak kadar
güçlü bir vizyon ne olabilir?
Vizyon eksiği Türkiyedeki kurumlar açısından yaygındır. Bir somut vizyonu bulunmayan
herhangi bir emelin gerçekleşmesi imkansızdır (tıklayınız).
Bu konuda harici bir kişinin bir vizyon önerisi mümkün olsa da uygulanma kabiliyeti açısından
neredeyse “boş küme” değerindedir.
Soru 10’da değinilen Politika Belgesi’nin tartışmasız bir maddesi olacak olan “ASP’nin Vizyonu
Nedir?” sorusu, belge üzerinde çalışacağı öngörüler “takım”ın öncelikle bu konuda bir eğitim
alması sonrası cevaplanabilecek bir sorudur. Bu amaçla öncelikle “Power of Vision” adlı filmin
izlenmesi önerilir.
Soru 2. Adana’nın bir sanat kenti olması için gereken itici gücün ortaya çıkamayışının neden(ler)i
sizce nelerdir?
“Sanat ve kişisel ihtiyaçlar arasında bağın kurulamaması” önemli bir neden olarak görünüyor.
Bir diğer neden ise, sanat kurumlarının çekinik tutumları; onun da nedeni kamu otoritesinin,
sanatın doğal sayılması gereken eleştirel tavırlarını, siyasal muhalefet olarak algılaması, yerel
kamu otoritelerinin de bu algıyı destekleyebilecek tavırları olabilir.
Halkın bu tablodaki tutumu nerededir? Bireyler ve onların sanat bağlamında oluşturdukları
örgütlenmeler, uzun süredir var olan yandaşlık – karşıtlık uçları arasında; bunları da
çevreleyen çekingenlik iklimi içinde neredeyse yokturlar,
Soru 3. Örnek alınabilir toplumlarda, sanat / bilimin yakıtı yaratıcılık ise, toplumdaki yaratıcılık
aşındırıcıları nasıl çözümlenir?
Birkaç neden diğerleri arasında öne çıkıyor:
• Çocuklarımızın sahip olduğu hayal kurma ve sorgulama becerilerini köreltmeMEk.
• Vasatlık normalleştirilip kurumsallaştırılmaMAlı
• Katılımcı ve çoğulcu demokrasi ile sivil inisiyatif örneklerini hayata geçirerek toplumda
yaratıcılığı artırmak,
• Gençlerin sanat yayını yapabilecekleri ortamları / araçları desteklemek, fonlamak
(özellikle dijital, ‘zine’ örnekleri gibi, bunların bütün toplum katmanlarınca görülebilmesini
ve katılmalarını desteklemek,
• Yukarda sayılanların tümünü içeren daha derindeki bir neden, eğitim sistemi ve toplum
kültürünü işgal etmiş olan “sorgulanamazlık = ezber” kültürüdür.

Eleyici nitelik kazanmış eğitim, bu özelliği dolayısıyla sorgulamaya vakit
bırakmaMAktadır.
Eğitim sistemimizin bir diğer özelliği olan ideolojik koşullandırma da bütün bu nedenleri
güçlendiren bir parantez dışı çarpan etkisi yapıyor.
Eğer Adana’nın gerçekten bir sanat başkenti olmak gibi bir vizyonu olacak ise ve bu
vizyon kamu otoritesince de paylaşılacak ise, pekala bu konuda Milli Eğitim İl Müdürlüğü
ve Adana Valiliği’nin önderliğinde, “sorgulamaya dayalı eğitim girişimi” başlatılabilir.
Soru 4. Halen eksik / yanlış yaptığımız; düzeltildiğinde KSa en önem katkı sağlayabilecek olan 2 şey
nedir?
1. Potansiyelini geliştirmeye imkan tanımadan, çocukları yarıştırmak
2. “Korkmama özgürlüğü” (freedom from fear) kavramının, toplumun kavram dağrcığında
“mutlaka sahip çıkılması gereken demokratik bir değer” olarak yer almamış oluşu.
Soru 5. Sponsorların bir endişesi, kaynakların doğru harcandığından emin olamaMAk ise, saydamlık
nasıl bir yöntemle sağlanır?
• Vizyon saptama, planlama, uygulama, bütçe harcamalar, değerlendirme safhalarının her
birinde sponsor temsilcilerinin fiili olarak yer almasını planlayarak (fs)
• Tüm bütçe va harcama bilgilerinin web’te yayımlanması ile başlayıp, giderek yukarıdaki
önlemlerin alınması.
Soru 6. Yarınımız, hatta bugünümüz yüksek nitelikli insan kaynağına bağlı ise; bunun yolu da Adana /
Türkiye sınırları içindeki / dışındaki insanlarımızla bir ağ kurmak ise, bu girişim nasıl başlatılır?
• Mediocrity (vasatlık) sorununun, tüm yaşam alanlarımızı sarıp giderek de genişlediğinin,
somut (karşılaştırmalı) olarak bilinir kılınmasından önce tüm eylemler boşlukta kalacaktır.
Buna göre, çeşitli alanlardaki geleneksel yaklaşımlarımız ile yüksek nitelikli çözümleri
yanyana göstererek, hem yüksek niteliğin ne olduğu somut olarak gösterilmiş, hem de
sıradanlık konusundaki durumumuz anlatılmış olabilecektir.
• Halen bir STK tarafından üzerinde çalışılan Ortak Akıl Ağı (tıklayınız) incelenerek, o
yaklaşımın Adana’da bir uygulaması denenebilir.
Soru 7. Toplumda KS’a karşı ilgiyi en doğurgan biçimde artırabilecek olan öğe(ler) ne olabilir?
• Kapsayıcılık, toplumun “tüm kesimleri” (dezavantajlı, azınlık vd) dahil edilerek sanatın
aytıştırıcı değil kapsayıcı yönünün toplum barışı için araç olarak kullanılması.
• Eğitim geleneğimiz, öğrenilmesi istenilenleri parçalayıp sonra da onları ayrı –ve diğer
parçalardan kopuk olarak- işlemeye dayalıdır. Çoğu “dersin” öğrencilerce
anlaşılamayışının, sık sık “bu ne işimize yarayacak?” sorusunun sorulmasının –ve
bütünden koparıldığı için öğretmenlerce dahi- çoğu zaman cevaplanamayışının nedeni bu
parçalanmışlıktır.
Sanat da bütünden koparıldığı için bu anlaşılmazlık ve küçüksemeden payını alanlar
arasındadır.
Yazı yazmayı öğrenirken “güzel” yazı yazılması; kendini ifade ederken “güzel” ifade
edilmesi; çantasını veya odasını “estetik” biçimde düzenlemesi hep sanat bileşeni içeren
yaşam kesitleridir. Ama her bir kesitin “öğretmeni” ayrıdır ve bunların bir bütünün parçası
olduğunun farkında bile değildir.
Buna göre, okullarda sanat eğitiminin geleneksel “bütünün parçalanması” şeklinde
verilmesi sürdükçe, sanat eğreti kalmaya devam edecektir. Bu inceliği kavrayan
öğretmenler ve ebeveyn kuşkusuz vardır. Bunlar arasında (Soru 6’da değinildiği gibi)
oluşturulacak bir ağ, doğurgan bir ilk adım olabilir.
• KS paydaşları arasında ilham verici, amaç birlikteliğini sağlayıcı ve katılıma yol gösterici
biçimde ifade edilmiş bir vizyon tanımlanması.
Soru 8. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda KS derneklerinin daha yaratıcı tasarımlar yapmaları ve bu yolla
sponsorlarla buluşmaları nasıl sağlanabilir?

• Tasarım konusunda marka olmuş kişileri şehre davet ederek tasarımcılarımız ile 1 veya 2
yıllık atölye çalışmaları yapmaları sağlanabilir. Bu önlemin bir devamı olarak, her yıl
tekrarlanan büyük etkinliklere Bienal, IST Modern etkinliklerinde olduğu gibi ses getirecek
bir ‘Curator’ atanır ve etkinlik tasarımı bütünsel olarak yapılarak daha yaratıcı bir etki
sağlanmış olur.
• “Tasarım” kavramına kazandırılmış(!) vasatlık aşılmadan, zorlama ile yaratıcı tasarımlar
beklenemez. Eğitim kurumlarının tasarım bölümlerine hakim olmuş “tasarım dış görünüşü
süslemektir” anlayışının bütünüyle yıkılması (yaratıcı yıkıcılık) gerekiyor.
Soru 9. İzleyicileri, sanatçıların / kurumların doğal ortakları haline getirerek sanatçı – izleyici keskin
ayrımı nasıl kaldırılabilir?
• Kent sorunlarını sanatın gündemine alarak,
• Sanatçılarda mevcut olabilecek “acaba şöyle yaparsam ne derler” düşüncesini
yıkabilecek tek çare, bizzat yetkili kamu yöneticilerinin bu tür sıradışılıkları özendirmeleri,
sanatçılara önder olmalarıdır.
Soru 10. Bu çalışmanın bulgularından da yararlanılarak, “Adana için KS Politika Belgesi” nasıl
hazırlanabilir?
• Toplumsal gelişmeler incelendiğinde, her bir gelişme adımının ardında kendini o adıma
adamış kişiler bulunduğu görülür. Politika Belgesi’nin hazırlanması teknik bir iş olarak ele
alındığında bu kolayca profesyonel bir kişi veya kuruluşa hazırlatılabilir.
• Ama, bu belgenin içeriklerinin katılımlı olarak hazırlanması halinde işlevsel olabileceği de
bir gerçektir. O halde, kendini adamış bir kişi çevresinde oluşacak bir “takım”, belgenin
her bölümünü geniş katılımla hazırladığında gerçek bir yol gösterici ortaya çıkar. Buna
göre ilk adım, adanmış kişi çevresinde açıklanan takımı oluşturmak olmalıdır. Katılımı
sağlamak üzere bu çalıştay raporu da kullanılabilir.
• Bu çalışmanın sonuç raporu kullanılarak şu adımlar izlenebilir:
1. Rapor, halka açık biçimde (read-only) olarak Web’te yayımlanır,
2. Rapor maddelerine ait zenginleştirici katkıların eklenebileceği boşluklar içeren benzer
ama daha özetlenmiş bir kopyası ise katkılara açık olarak yine Web’te yayımlanır.
3. Belirli bir süre (örn 2 ay) iki belge de yayında tutulur ve bir iletişim kurumunca sık sık
katkı istekleri halka ve özellikle de sanatçı örgütlerine ve kamu yöneticilerine
duyurulur. Web becerilerinin yaygın olmadığı dikkate alınarak belirli kurumlara
raporun ve katkı formunun kağıt kopyaları dağıtılır.
4. Bu adımlara paralel olarak bir önceki maddede önerilen takım oluşturulur.
5. Takıma, Politika Belgesi hazırlama konusunda bir eğitim verilir.
6. Sonuç kısmında açıklandığı üzere, daha geniş katılımlı ikinci bir çalıştay (birinci
çalıştaya katılanlardan ilgilerini katkılarıyla göstermiş olanlar tekrar çağrılarak)
düzenlenir ve takım bir “zenginleştirmeye açık kopya” oluşturur ve bunu yayımlar.
7. Bu yolla, toplumun bu konularla ilgili kesimleriyle sürekli bir iletişim akımı doğar ve
birçok sanat kavramı gündeme oturur. Görüldüğü gibi burada amaç çok katlıdır. Bir
yandan sanat ile ilgili kararlar oluşturulurken, bir yandan katılımlı demokrasi için bir
araç kullanılmakta, bir yandan da somut bir konu çevresinde bir “wiki topluluk”
oluşturulmaktadır. Umulur ki, toplumun diğer ilgi alanlarında da benzer girişimler
tetiklensin.
Sonuçlar:
(1) Sanat’ın çeşitli dallarının Adana toplum yaşamına daha çok yer tutacak şekilde girmesi
yönündeki adım, katılımcıların beğenisini kazanmış olup, bu ilerisi için ümit vericidir. Bununla
birlikte, bu tür anlık beğenilerin kısa sürede unutulup, bu beğeni tabanı üzerinde somut
adımlar atılması ihmal edilirse başlangıç noktasından daha da geriye düşmek kaçınılmazdır.
(2) Kendini bu konulara adamış bir durum lideri çevresinde bir takım oluşturulup, Politika Belgesi
hazırlama da dahil, bundan sonraki çalışmaların koordinasyonunu yapması ve ilk iş olarak da
kaba bir ilk eylemler planı yapması önerilir.
(3) Birinci çalıştay raporu web’te yayımlanıp katkılara açılmalıdır.
(4) Çalıştay raporu içindeki kimi maddeler, başka bir ön koşul beklemeksizin hayata geçirilebilir ya
da en azından harekete geçilebilir.
(5) Katılımcıların, sanatın tüm paydaşlarını kapsayacak biçimde, kısmen (örn 100 kişi) bir salonda
toplanması; kısmen de (birkaç on kişi) Web üzerinden katılması suretiyle daha paylaşılmış
görüşler elde etmek üzere ikinci bir çalıştay yapılması önerilir.
(6) Önerimiz, internet üzerinden yapılan ve Adana dışındaki (Türkiye içinde ve dışında)
Adanalı’ların da katılabileceği bir Adanalılar Ortak Akıl Platformu oluşturulmasıdır. Adana ile
Dünya arasında oluşacak bu köprü’nün başka illere de model olması beklenir.
(7) Halk Eğitim Merkezi programlarından yararlanılarak, Web üzerinden sorun çözme konusunda
eğitimler düzenlenmesi, yukarıda anılan çalıştaylara katılacak olanların bu eğitimleri almaları
önerilir.
(8) Bu tür çalışmaların Adana’da sıklıkla yapılmasının kolaylaşması, bir bakıma fiziki imkanların
da geliştirilmesini gerektirmektedir.
(9) Adana’daki Üniversitelerin –başta Çukurova Üniv.- bu çalışmalara izleyici olarak değil, daha
işlevsel olarak katılmalıdır.
(10)Adana Valisi, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları bu tür katılımlı çalışmaların tam zamanlı
ve değişmez katılımcıları olmalıdır