Şiirin yaşamsal pahası – Kudret Sönmez

 

Şiir… Duygusal etkileşimin en estetik ve kısa yolu.

Şiir… Hayatın en masrafsız fakat pahalı yorumu.

Pek çok nesneyle yoğrulabilir şiire dair harçlar: Aşk, sevda, ayrılık, acı, ihanet; mutluluk, coşku, sevinç, umut… Yoksulluk, yoksunluk, hüzün, keder; varsıllık, vuslat, birliktelik, sonsuzluk… Çocukluk, ana-baba, kardeşlik, arkadaşlık, dostluk… Ve sevgi!

Dilediğinizi seçin, sonra kendi duygusal ve düşünsel piyasanızı pahalandırarak zenginleştirin şiiri. Ama usta bir şairin duygu ve düşüncelerinden dökülmüş dizelerin tadını almaya çalışırken, içinizdeki gurmeyi ortaya çıkartmayı da unutmayın. İyi gezdirin sözcükleri, yüreğinizin damağında ve dilinde. Her hücresine yayılsın düşlerinizin.

Aslında yazacak, söyleyecek ne çok şey var şiire dair. Deştikçe derinlerine iniyor insan, bu eşi bulunmaz hazzın. Ben de sınırlarımda durmak istiyorum. Ötesi kalemimi kırıyor çünkü.

Ve bir parça da heyecan yüklemek istiyorum duygularınıza…

 

Bir ustadan…

 

Metin Eloğlu’dan.

 

Coşkularımız uyansın istiyorum:

 

 

Metin Eloğlu
Metin Eloğlu

HADİ UYAN

 

Hadi uyan

Gün ışığı çilemeye başladı başucunda

Denizler bir mavilik edindi günden

Seher yeline uyup kuşlar yerinden uçtu

Bu türküyü dinlemeyecek misin

Hadi uyan

Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın

İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine

Yoksul olsan da uyan

Garip olsan da uyan

 

Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için

Madem ki iyisin, iyiyi yaşatmak için

Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için

Hadi uyan

Denizi dinle, yaşamak desin

Toprağı dinle, barışmak desin

Göğü dinle, sevişmek desin

Bir plak konmuş gibi gramofona,

İşte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü

Uyan diyor uyansana

Hadi uyan

Sevdiğim uyan

Ne olur uyan!

 

____________Metin Eloğlu

 

 

Ve iki yürek arasındaki en sıcak ve kalın basamağın devasa yükselişi…

Bu kez Cemal Süreya’dan:

 

Cemal Süreya
Cemal Süreya

İKİ KALP

İki kalp arasında en kısa yol:

Birbirine uzanmış ve zaman zaman

Ancak parmak uçlarıyla değebilen

İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,

Beklemek gövde gösterisi zamanın;

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,

Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar

Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

 

____________Cemal Süreya

 

Şiir… Öylesine varsıl bir sofrası ki edebiyatın; ne yeterince tanımlamaya gücü yetiyor insanın, ne de sindirip doymaya.

Yazmanın zorluklarını biliyorum. İçimden bir anda akıp giden kelimelerin bütünlüğünden elde ettiğim hazzı da…

Her usta kalemin önünde saygıyla eğiliyor başım. Ve ben yetkinleştikçe, giderek biraz daha bükülüyor boynum.

Geçmişteki küstah kalemimin ucu eriyor.

Öğrendikçe, tanıdıkça yazmayı…

Ve okudukça üstatları…

Hayat gözlüğümün hemen yanındaki kalemin açacağına uzanıyor yüreğim!